Seyhan Nehri Kıyısındaki Aquapark Alanının Lunaparka Dönüştürülmesine İtiraz
Adana’da Seyhan Nehri kıyısında yer alan ve uzun yıllardır yeşil alan/rekreasyon alanı olarak kullanılan aquapark alanının yıkılarak lunaparka dönüştürüleceğine yönelik iddialar kamuoyunda endişe yarattı. Söz konusu planlama ve kullanım değişikliğinin, şehircilik ilkeleri ve çevre mevzuatına aykırı olduğu belirtilerek projeye itiraz edildi.
Yapılan açıklamada, alanın imar planlarında yeşil alan, park veya rekreasyon alanı olarak tanımlanması halinde; beton ağırlıklı, sabit ve yoğun yapılaşma içeren bir lunapark fonksiyonuna dönüştürülmesinin 3194 sayılı İmar Kanunu’na, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararı ilkesine açıkça aykırı olduğu vurgulandı.
Ayrıca alanın Seyhan Nehri kıyısında bulunması nedeniyle 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve ilgili çevre mevzuatı kapsamında ekolojik, görsel ve kamusal koruma yükümlülüğü taşıdığına dikkat çekildi. Nehir siluetini bozacak, yeşil dokuyu tahrip edecek ve yoğun yapılaşmaya yol açacak uygulamaların hukuken kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Açıklamada, aquapark ile lunapark fonksiyonlarının hukuken ve fiilen eşdeğer olmadığına da vurgu yapıldı. Aquaparkın açık alan ağırlıklı, peyzajla bütünleşik ve düşük yapı yoğunluklu bir kullanım sunduğu; lunaparkın ise kalıcı beton zeminler, sabit mekanik yapılar ve yoğun ticari faaliyetler içerdiği belirtilerek, “fonksiyon değişmedi” yönündeki olası savunmaların hukuki dayanaktan yoksun olduğu kaydedildi.
İddia edilen dönüşümün; imar planı değişikliği, belediye meclisi kararı, kamu yararı gerekçesi ile şeffaf ve katılımcı bir süreç olmaksızın gerçekleştirilemeyeceği ifade edilirken, aksi durumda yapılacak işlemlerin yargı denetimine açık olacağı ve iptal riski taşıdığı hatırlatıldı.
Bu gerekçelerle, Seyhan Nehri kıyısında bulunan söz konusu alanın yeşil alan ve kamusal rekreasyon niteliğini ortadan kaldıracak şekilde lunapark kullanımına dönüştürülmesine yönelik her türlü plan, proje ve uygulamaya itiraz edildi. Açıklamada, kentin doğal dokusunu, çevresel sürdürülebilirliğini ve Adana halkının ortak kullanım hakkını zedeleyen bu yaklaşımın ivedilikle durdurulması talep edildi.