16 Eylül 2026, 11:22:46
Dolar 42,2340
Euro 48,8802
Altın 5.629,56
BİST 10.824,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 24°C
Az Bulutlu
Adana
24°C
Az Bulutlu
Cts 24°C
Paz 16°C
Pts 19°C
Sal 20°C

Serbest piyasada tarlayı sürmüşler

Üreticiyi baskılayan, tüketiciyi soyan ve gıda piyasasını serbest piyasanın insafına bırakan sistemdeki usulsüzlükler, Hazine raporuyla belgelendi. Vergi müfettişleri; çiftçi beyanlarını, müstahsil makbuzlarını, e-faturaları, Hal Kayıt Sistemi verilerini ve şirket kayıtlarını karşılaştırdı.

Serbest piyasada tarlayı sürmüşler
16 Eylül 2026 09:55
A+
A-

Adalet Bakanı Akın Gürlek, yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağladığı belirlenen büyük dağıtıcı firmalara yönelik 22 ilde, 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama başlatıldığını, 41 şüpheli yönetici hakkında gözaltı kararı verildiğini açıkladı.

Tarladan markete fiyat yolculuğunun mercek altına alındığı soruşturmada, büyük tedarikçi firmaların sahte belgelerle ve arzı düşük göstererek fiyatları manipüle ettiği belirlendi.

Operasyonun yasal dayanağını ise Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu (VDK) başmüfettişleri tarafından hazırlanan Görüş ve Öneri Raporu oluşturdu. Hal Kayıt Sistemi (HKS), Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) ve 1029 çiftçinin resmi ifadesiyle hazırlanan rapor, serbest piyasada sistemin nasıl çalıştığını anlatıyor.

Raporda toplam 41 riskli mükellef, ayrıntılı biçimde incelendi. Vergi müfettişleri çiftçi beyanlarını, müstahsil makbuzlarını, e-faturaları, Hal Kayıt Sistemi verilerini ve şirket kayıtlarını karşılaştırdı. Ortaya çıkan bulgulara göre bazı tedarikçilerde üreticinin gerçek satış bedeli ile belgelerde gösterilen alış maliyeti arasında ciddi farklar oluştu.

28 LİRADAN ALDIĞI ÜZÜMÜ 45 LİRA GÖSTERMİŞ

Raporda aracıların fiyatları ikiye-üçe katlamak için başvurduğu muhasebe hileleri resmi kayıtlara geçti. Raporda yer alan bir örneğe göre fahiş fiyat uygulaması, Akın Tarım dosyasında şöyle tespit edildi:

“Hüseyin Eğercioğlu, Eylül/2025’te Akın Tarım’a çekirdeksiz üzümü 28-29 TL’den sattığını ifade etmiştir. Akın Tarım ise bu alışa ilişkin müstahsil makbuzlarını birim fiyatı 45 TL’den düzenlemiştir. Firmanın eylül ayı çekirdeksiz üzüm satış birim fiyatı ise ortalama 45,81 TL’dir. Fiiliyatta 28 TL’den alınan ürün 45,81 TL fiyatla satılmasına karşın, kayıtlarda 45 TL’den alınmış gibi gösterilerek hem satış fiyatının alışa göre makul olduğu izlenimi verilmekte hem de fahiş fiyat uygulamasından elde edilen kârın bertaraf edilmesinin amaçlandığı görülmektedir.”

ÖLÜLER ADINA MAKBUZ

Ahmet Demir’e ilişkin incelemede, daha önce hayatını kaybetmiş 49 kişi adına 87 müstahsil makbuzu düzenlendiği ve bu belgelerin toplam tutarının 2 milyon 524 bin 987 TL olduğu tespit edildi.

Bigadiç Derin Tarım bakımından 6 ölü kişi adına 16 belge ve yaklaşık 5,88 milyon TL, Beta Tropikal bakımından ise 13 ölü kişi adına belge düzenlendiğine ilişkin tespitler raporlara girdi.

VDK, ölüm tarihinden sonra düzenlenen bu belgeleri, maliyetlerin istenilen seviyede oluşturulmasına imkân sağlayabilecek belge düzeni bakımından önemli bir risk göstergesi olarak değerlendirdi.

Raporda, Altunpul Tarım’la ilgili incelemelerde de fahiş fiyat şöyle belgelendi:

“Mahmut Yalçın, Altunpul firmasına 2025 yılında 100 ton mandalinayı kilosu 6-8 liradan sattığını beyan etmiştir. Altunpul ise bu alışa ilişkin müstahsil makbuzlarını birim fiyatı 28 TL’den Ocak/2026 döneminde düzenlemiştir. Firmanın Ocak/2026 dönemi mandalina satış birim fiyatı ise ortalama 31,82 TL’dir. Fiiliyatta 6-8 liradan alınan ürün 31,82 TL fiyatla satılmasına karşın, kayıtlarda 28 TL’den alınmış gibi gösterilerek hem satış fiyatının alışa göre makul olduğu izlenimi verilmekte hem de fahiş fiyat uygulamasından elde edilen kârın bertaraf edilmesinin amaçlandığı görülmektedir.”

HAL KAYIT SİSTEMİ USULSÜZLÜĞÜ

Göl Sebze Meyve Kömür Gıda incelemesinde de hal kayıt sistemi uyumsuzluğu şu tespitle rapora geçti: “Mükellefin Ocak/2026 döneminde müstahsil makbuzu ile toplam 405 bin 131 kilogram elma alımı olmasına karşın hal kayıt sistemine 267 bin 400 kilogram bildirilmiştir. Mükellefin Şubat-Mart/2026 döneminde müstahsil makbuzu ile toplam 832 bin 907 kilogram elma alımı olmasına karşın hal kayıt sistemine 188 bin 860 kilogram bildirilmiştir.”

MİLYARLIK CİROYA SIFIR VERGİ

Müfettişler, yaş sebze ve meyve piyasasının tamamını kontrol eden dev tedarikçilerin vergi beyannamelerini de inceledi. Bazı firmaların milyarlık ticaret trafiğine rağmen net kârlılıklarını yüzde ‘0’ gösterdikleri veya devlete “mali zarar” beyan ettikleri saptandı. Raporda tedarik zincirinin gereksiz uzatıldığı da örneklerle tespit edildi.

ZİNCİR MARKET FATURALARI

Soruşturma dosyasında, operasyon düzenlenen tedarikçilerin en büyük hacimli işlemlerini hangi zincir marketlerle yürüttüğü, resmi fatura tutarlarıyla ilk kez yayımlandı:

BİM Birleşik Mağazalar A.Ş.: Rapordaki şüpheli tedarikçi gruplarından sadece tek bir kalemde 3 milyar 984 milyon 434 bin TL ve bir diğer aracı firmadan ise 741 milyon 253 bin TL tutarında yaş sebze-meyve alımı gerçekleştirdi.

Migros Ticaret A.Ş.: Soruşturulan tedarik ağından tek kalemde 154 milyon TL, bir diğer ağdan ise 69 milyon 936 bin TL değerinde alım kaydıyla listelendi.

File Market Mağazacılık A.Ş.: Aracı listesindeki firmalardan dönemsel olarak 55,8 milyon TL ve 49,9 milyon TL büyüklüğünde alım faturaları kesti.

YAPAY KITLIK YARATILIYOR

RAPORDA manipülasyon yöntemleri şöyle açıklandı:

Stokçuluk: Ürünlerin piyasaya sürülmeyip depolarda bekletilerek yapay bir kıtlık yaratılmasıdır. Azalan arz, fiyatların hızla yükselmesine neden olur.

Fiyat Sabitleme: Piyasadaki büyük oyuncuların aralarında anlaşarak fiyatları ortak bir seviyede tutmasıdır. Rekabetin ortadan kalktığı bu senaryoda tüketici en yüksek fiyata zorlanır.

Dezenformasyon ve Spekülasyon: “Ürün bu sene çok az olacak!” veya “Gelecek ay fiyatlar iki katına çıkacak!” gibi asılsız haberlerle panik alımı yaratılması ve talebin yapay olarak şişirilmesidir.

FİYATLAR EŞ ZAMANLI YÜKSELİYOR

RAPORUN ‘fiyatlandırma stratejileri ve manipülasyon riskleri’ bölümünde zincir marketlerin, ortak tedarikçiler üzerinden veya birbirlerinin fiyatlarını anlık takip eden algoritmalarla fiyatları eş zamanlı yükseltmesinin, rekabeti ortadan kaldıran bir manipülasyon türü olduğu belirtildi.

Ayrıca, belirli temel gıda ürünlerinde (örneğin ekmek veya un) fiyatı düşük tutup, meyve ve sebze gibi fiyatı daha oynak olan ürünlerde yüksek kâr marjları ile bu farkı kapatma stratejisi uygulanabildiği ifade edildi.

FİYATI ÜÇ ZİNCİR MARKET BELİRLİYOR

RAPORDAN:

Zincir marketlerin doğrudan tarladan alım yapması, aracıları devre dışı bıraktığı için teoride fiyatı düşürmelidir. Ancak bu güç, zaman zaman üreticiye düşük fiyat dayatılmasına veya piyasadaki ürünün büyük kısmının kapatılarak küçük esnafın (manav, pazar) yüksek fiyata mahkûm edilmesine yol açabilir.

Perakende sektöründe en büyük üç zincir marketin pazarın yüzde 70’inden fazlasına sahip olması, “oligopolistik” bir yapı oluşturarak fiyat belirleme gücünü bu aktörlerin elinde toplamaktadır.

ZİNCİR UZADIKÇA MALİYET ARTIYOR

MÜFETTİŞLER, ürünlerin üreticiden tüketiciye ulaşana kadar katettiği tedarik zinciri yapısını inceledi.

Üretici ile nihai tüketici arasında üretici örgütü, hal dışı/içi tüccar, komisyoncu, sevkiyatçı ve bölge komisyoncusu gibi en az 6 farklı aracı kademesi bulunmaktadır. Rapora göre zincir uzadıkça taşıma, ambalajlama ve depolama gibi pazarlama maliyetleri katlanarak son fiyata yansımaktadır. Ayrıca, üretici örgütleri sayıca ve işlevsel olarak zayıf kaldığı için ürünün tasnif ve dağıtım yetkisi çoğunlukla aracıların kontrolüne geçmektedir. Bu durum, üreticinin pazarlık gücünü düşürmekte ve tarladaki alış fiyatının baskılanmasına yol açmaktadır.

ÜRETİM DEVRİMİ’Nİ HİÇBİR GÜÇ ENGELLEYEMEZ

VATAN Partisi Merkez Yürütme Kurulu Üyesi ve Çiftçi Bürosu Başkanı, Ziraat Mühendisi Cenk Özdemir, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen “tarladan markete fiyat yolculuğu”nun mercek altına alındığı soruşturmayı Aydınlık’a değerlendirdi:

“İktidarın devleti sahaya indirme kararı, tarım sektöründe önüne geçilemez gibi duran birçok sorunda köklü bir değişim yaşanacağını ve bu sorunların çözüleceğini düşündürdü. Tarladan sofraya yaşanan yüksek fiyat artışları, çiftçilerin ürünlerini pazarlayamaması, üreticinin ürettiği ürünlerden para kazanamaması ve nihai tüketicinin gıda enflasyonu altında ezilmesi… durum buydu.”

“Herkes tarladan sofraya gelene kadar bu gıda fiyatlarındaki artışın sebebini merak ediyordu. Vatan Partisi olarak biz yıllardır tarımda devletçi, halkçı politikaların ne kadar önemli olduğunu ifade ediyoruz. Tarım sektöründe devletin denetleyici rolünün vazgeçilmez olduğunu, neoliberal politikalarla sahanın fırsatçılara, rantçılara, vurgunculara, asalaklara bırakılmaması gerektiğini haykırıyoruz.”

Türkiye’de Yaş Meyve Sebze Tedarik Zinciri
Türkiye’de Yaş Meyve Sebze Tedarik Zinciri

“Bakın devletin planlayıcı, düzenleyici ve denetleyiciliğini sahada göstermezseniz işte halkımızın emeğini, hakkını sömüren bu kan emiciler meydanı boş bulur ve gıda güvenliğimizin tehlikeye düşmesine varacak kadar ülkemize zarar verirler.”

Serbest piyasada tarlayı sürmüşler - Resim : 2

“Devlet, tarım sektöründe sahaya elini atmıştır. Tarımımızın diğer önemli sorunları olan susuzluk, örgütsüzlük, kırsal alt ve üst yapı sorunları gibi konularda da iktidar kamucu politikalar uygularsa, özellikle Tarımsal Kamu İktisadi İşletmelerini hayata geçirirse gıda güvenliğimizi güvence altına alırız. Atılan bu kamucu adımların durmadan ve sürekli olarak atılması gereklidir. Burada devamlılık esastır.”

“Vatan Partisi’nin Üretim Devrimi Programı bugün Türkiye’nin önüne gelmektedir. Fakat devrime giden yol devamlılık ve kararlılık ister. Bugün Türkiye’nin girdiği yolda iktidar ülkeye öncülük edememektedir. Türkiye’nin bir Üretim Devrimi’ne gittiği şartlarda ülkemizin üretici dinamikleri devletini sahaya çağırmıştır. AK Parti iktidarı bu çağrıyı yıllardır duymazdan gelmiştir. Ama artık Üretim Devrimi’ne giden bu yolda hiçbir iktidar ve hiçbir güç engel olamaz.”

Kaynak: Aydınlık

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.