Fahiş fiyat tartışmasında üretici ve tüketiciyi koruyacak yeni mekanizmalara ihtiyaç var
Araştırmacı-Yazar Niyazi Koç, Türkiye’de özellikle gıda ve temel tüketim ürünlerinde yaşanan fiyat artışlarının yalnızca tüketici talebiyle açıklanamayacağını belirterek, üretimden tüketime kadar uzanan tedarik zincirinin daha etkin denetlenmesi gerektiğini söyledi. Koç, üreticinin ürününü değerinde satabilmesi ve tüketicinin uygun fiyatla gıdaya ulaşabilmesi için kooperatifçilik ile kamu denetiminin güçlendirilmesini savundu.
Araştırmacı-Yazar Niyazi Koç, Mavi Radyo’da yaptığı değerlendirmelerde Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin görüşlerini paylaştı. Koç’un gündeminde özellikle gıda fiyatları, üretici ve tüketici arasındaki tedarik zinciri, tarımsal ürünlerde yaşanan fiyat farklılıkları, kamu denetimi ve Adana’nın gündemi yer aldı.
“Üretici para kazanamıyor, tüketici pahalıya alıyor”
Türkiye’de gıda fiyatlarının üretici ile tüketici arasında ciddi ölçüde farklılaştığını ifade eden Koç, özellikle sebze ve meyvede tarladaki fiyat ile market rafındaki fiyat arasındaki makasın dikkat çekici boyutlara ulaştığını söyledi.
Koç, üreticinin ürününü tarlada düşük fiyata satmak zorunda kalırken tüketicinin aynı ürünü yüksek fiyatlarla satın almak durumunda kaldığını belirterek, fiyat oluşumunda tedarik zincirinin ve piyasa yapısının daha yakından incelenmesi gerektiğini savundu.
Ürünlerin üreticiden tüketiciye ulaşıncaya kadar çok sayıda aşamadan geçtiğine dikkat çeken Koç, bazı şirketlerin farklı ticari yapılar üzerinden birden fazla faturalandırma yaparak fiyatları yükselttiği yönündeki iddiaların araştırılması gerektiğini dile getirdi.
Koç, “Fahiş fiyat enflasyonu” olarak nitelendirdiği sürecin yalnızca sebze ve meyveyle sınırlı olmadığını; süt ve süt ürünleri, temizlik, kozmetik ve diğer temel tüketim alanlarında da benzer sorunların bulunduğunu ileri sürdü.
“Üretici ürününü depolayabilmeli”
Tarım ürünlerinde fiyat istikrarının sağlanabilmesi için üreticinin ürününü hasat döneminde düşük fiyata elinden çıkarmak zorunda bırakılmaması gerektiğini belirten Koç, bunun için depolama ve soğuk hava altyapısının geliştirilmesini önerdi.
Özellikle Adana gibi tarımsal üretimin yoğun olduğu bölgelerde üreticilerin ürünlerini muhafaza edebilecekleri tesislerin artırılması gerektiğini ifade eden Koç, belediyeler ile ilgili kamu kurumlarının bu konuda daha etkin rol üstlenebileceğini söyledi.
Koç, üreticilerin örgütlenmesi ve pazarlama gücünün artırılması amacıyla büyük ölçekli kooperatiflerin kurulmasının da önemli olduğunu belirterek, üreticinin ürününün tarlada kalmasının önüne geçilmesi gerektiğini kaydetti.
“Kamu denetimi güçlendirilmeli”
Türkiye’de geçmişte kamu eliyle yürütülen bazı tarımsal ve gıda politikalarını hatırlatan Koç, üretimden tüketiciye kadar uzanan zincirde kamu denetiminin daha etkin hale getirilmesi gerektiğini savundu.
Serbest piyasa mekanizmasının tek başına yeterli olmayacağını ifade eden Koç, özellikle temel gıda ürünlerinde fiyat oluşumunun daha yakından incelenmesi gerektiğini söyledi.
Koç, üreticinin korunması kadar tüketicinin de korunmasının ekonomik sistemin temel unsurlarından biri olması gerektiğini belirterek, “Firmalar elbette para kazanmalı ancak üretici, çalışan ve tüketici aleyhine oluşabilecek aşırı fiyatlamaların da denetlenmesi gerekir” değerlendirmesinde bulundu.
Karadeniz’de güvenli ticaret koridoru çağrısı
Koç, Türkiye’nin dış ticaretini ve bölgesel ticareti etkileyen gelişmelere de değindi. Karadeniz’de yaşanan güvenlik sorunlarının Türkiye’nin ihracat ve ithalat faaliyetleri açısından önem taşıdığını belirten Koç, güvenli bir deniz ticaret koridoru oluşturulmasına yönelik girişimlerin önemine dikkat çekti.
Türkiye ile Rusya arasındaki deniz ticaretinin güvenli şekilde sürdürülmesinin bölgesel ticaret açısından önem taşıdığını ifade eden Koç, Karadeniz’de ticari gemilerin güvenliğinin sağlanmasına yönelik diplomatik girişimlerin sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Adana gündemini de değerlendirdi
Konuşmasının Adana bölümünde kentteki siyasi gelişmeleri de değerlendiren Koç, özellikle CHP ile Yeni Yol Partisi arasındaki siyasi tartışmaların ve belediyeler çevresindeki gelişmelerin kamuoyunun gündeminde olduğunu söyledi.
Belediyeler hakkında yürütülen soruşturma ve yargı süreçlerinin hukuk çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Koç, kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadan kişiler hakkında suçlu değerlendirmesi yapılmaması gerektiğini de ifade etti.
Koç, Adana’daki siyasi gelişmelerin önümüzdeki dönemde de kent gündeminin önemli başlıklarından biri olacağını söyledi.
Altın Koza’ya destek çağrısı
Koç, Adana’nın kültür ve sanat hayatının önemli etkinliklerinden biri olan Altın Koza Film Festivali’ne de değindi.
Festivalin Adana’nın sinema kültürünün gelişmesine ve kentin tanıtımına katkı sunduğunu belirten Koç, 26 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek etkinliklerin yalnızca salonlarla sınırlı kalmaması, kentin farklı bölgelerinde daha geniş bir izleyici kitlesine ulaşması gerektiğini söyledi.
Altın Koza’nın Adana açısından önemli bir kültürel değer olduğunu ifade eden Koç, kent sakinlerini festival etkinliklerine katılmaya davet etti.
Koç, kültür ve sanatın toplumsal yaşam açısından önemine dikkat çekerek, sinemanın da bu kültürel yapının önemli unsurlarından biri olduğunu belirtti.