30 Ekim 2026, 10:35:32
Dolar 42,2340
Euro 48,8802
Altın 5.629,56
BİST 10.824,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 24°C
Az Bulutlu
Adana
24°C
Az Bulutlu
Cts 24°C
Paz 16°C
Pts 19°C
Sal 20°C

Fon krizi üretimin finansmanını da vurdu

Fon krizi üretimin finansmanını da vurdu
30 Ekim 2026 08:47
A+
A-

Yüksek faizler nedeniyle bankalardan kredi bulmakta zorlanan şirketlerin başvurduğu tahvil piyasası da fon krizinden etkilendi. Yatırım fonlarından yaşanan para çıkışları, şirketlerin tahvil ihraç ederek kaynak bulmasını güçleştirdi. Reel sektörün tahvil stoku üç ayda 12,9 milyar lira azaldı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ise tahvil piyasasındaki gerileme nedeniyle şirketlerin yıl sonuna kadar vadesi gelecek tahvil borçlarını banka kredisiyle ödeyebilmesi için yeni bir düzenlemeye gitti.

FONLAR ÇEKİLİNCE FİNANSMAN DARALDI

Yüksek kredi faizleri karşısında alternatif kaynak arayan şirketler, son yıllarda tahvil ve finansman bonosu ihraçlarına yöneldi. Şirketler bu yolla yatırımcılardan borçlanarak üretimlerini sürdürmek, işletme sermayesi ihtiyaçlarını karşılamak ve mevcut borçlarını çevirmek için kaynak sağlayabiliyordu.

Bu borçlanma araçlarının önemli alıcıları arasında yatırım fonları bulunuyordu. Fonlar, dolaşımdaki şirket tahvillerinin yaklaşık üçte birini portföylerinde tutuyordu. Ancak eylül ayında patlak veren fon krizinin ardından yatırımcıların paralarını çekmesi, fon yöneticilerinin yeni tahvil alımlarına ayırabileceği kaynağı azalttı.

Fon piyasasındaki krizin ardından şirket tahvillerine yönelik talep de azaldı. Böylece yüksek faiz nedeniyle bankalardan borçlanmakta zorlanan işletmelerin kullandığı alternatif finansman kanalı da kapanmaya başladı.

Tahvil ihraçlarıyla sağlanan kaynaklar, işletmelerin nakit ihtiyaçlarının karşılanmasında kullanılıyordu. Şirketler, çalışanların maaşları, vergi ve kredi taksitleri ile tedarikçi ödemelerini karşılamada tahvil ihraçlarından yararlanıyor.

TAHVİL STOKU 12,9 MİLYAR LİRA GERİLEDİ

TCMB verilerine göre reel sektörün tahvil stoku, temmuz ayında ulaştığı 185,4 milyar liradan 16 Ekim itibarıyla 172,5 milyar liraya geriledi. Böylece yaklaşık üç ayda 12,9 milyar liralık, yüzde 7’ye yakın düşüş yaşandı.

Şirket tahvili piyasasındaki baskı yabancı yatırımcıların işlemlerine de yansıdı. TCMB verilerine göre yabancılar, 18 Eylül-9 Ekim dönemindeki dört haftada özel sektör borçlanma senetlerinde toplam 1,3 milyar dolarlık net satış yaptı.

Tahvil stokundaki gerilemenin tamamı fon krizinden kaynaklanmasa da fonlardan para çıkışlarının hızlanması, şirketlerin yeni ihraçlarla finansman bulmasını zorlaştıran gelişmelerden biri oldu.

MERKEZ BANKASI DEVREYE GİRDİ

Şirket tahvillerinde ödeme güçlüklerine ilişkin endişelerin artması üzerine Merkez Bankası 26 Ekim’de yeni bir adım attı. Banka dışındaki özel sektör kuruluşlarının yurt içinde Türk lirası cinsinden ihraç ettiği borçlanma araçlarından yıl sonuna kadar vadesi gelecek olanların ödenmesi amacıyla kullandırılacak krediler, ticari kredi büyüme sınırından muaf tutuldu.

Düzenlemeyle şirketlerin vadesi gelen tahvil borçlarını ödemek için bankalardan kredi kullanmasının kolaylaştırılması hedefleniyor. Ancak bu adım, işletmelerin borç yükünü ortadan kaldırmıyor. Tahvil borcunu banka kredisiyle kapatan şirketler, bu kez yeni kredinin faiz ve geri ödeme yükümlülükleriyle karşı karşıya kalacak.

Kaynak: Aydınlık

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.