Sessizlikten Sonra Gelen Ses:Zeydan Karalar
Büyükşehir Belediye Başkanımızın kumpasa dayalı bir tertip ile tutuklanmasının ardından birileri alçakça sevinip sessizliğe bürünürken on binlerce insan meydanlara koşarak sevgi mektuplarını yazdılar ahde vefanın ne olduğunu milyonlara gösterdiler.
Zeydan Başkanımla yaptığım HAYALİ GÖRÜŞMENİN ikinci bölümüdür:
‘’Akşam olur karanlık çökerken cezaevinin üstüne,zaman akıp gitmek yerine dururken saatler insan bazen susarak da konuşmayı öğrenir.
Bu duvarların arasında insan mutlaka geçmişin ve tüm bu olup bitenlerin değerlendirmesini yapar.Geçmişteki sözlerini,niyetlerini ve yankılarını tekrar tekrar tartıya koyar.
Geçtiğimiz yıllarda bir temel atma töreninde yaptığım konuşmada kullandığım bazı ifadeler ne yazık ki kamuoyunda bağlamından kopartılarak kamuoyunda spekülasyonlar yapıldı.
Sanki ben,devletin temelini hedef alan kurumlarını yok sayan bir anlayış ile konuşmuşum gibi bir algı yaratıldı.Oysa mesele neydi,niyet neydi, amacım neydi,tüm bunlar sessizliğe kurban etti.
Bundan dolayı kamu vicdanına seslenmek isterim.
Söz konusu konuşmamda geçen ‘’Bu hükümeti devirmek’’ ifadesi hiçbir şekilde demokrasi dışı bir çağrı ya da devlete karşı bir tavır değildir.
Aksine,bu ifade sandıkla,hukukla demokratik teamüller içinde halkın iradesini büyütme çabasının bir ifadesiydi.
Benim görevim,devlete değil devleti oluşturan mekanizmaların halk yararına daha adil,daha şeffaf işlemesini sağlamak için çalışmaktır.Bir yerel yönetici olarak vatandaşın yaşamını kolaylaştırmak,refahı artırmak,kamusal hizmetleri eşit ve liyakatlı şekilde sunmak asıl görevimdir.
Devletimiz kutsaldır.Bayrağımız onurumuzdur.Büyük milletimiz baş tacımızdır.Bu değerlere gölge düşürülmesini asla kabul etmem ve ettirmem.Bu ilkelere bağlılığım sözle değil ömrüm ile sabittir.
Ben bu ülkenin vatansever bir evladı olarak geçmişten bu yana hangi siyasi gelenekten gelirse gelsin bu topraklar için bedel ödemiş her insana derin bir saygı duyarım.
Siyaset anlayışım;İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’’ ilkesine dayanır.Benim eleştirim kişilerden,kurumlardan çok yönetim anlayışına dır.
Ve eleştirinin olduğu yerde umut da vardır,değişimde..
Bu ülkenin güzelliği yalnızca dağında,taşında değil….
Birbirine tahammül edebilen,farklılıklarıyla barışmış,ortak değerlerde buluşabilen insanlarda saklıdır.
Bende bu büyük birleşme çınarının bir yaprağıyım.Amacım asla asla yıkmak olamaz birleştirmek,dönüştürmek,ve iyileştirmektir.Hem yerel de hem genelde.
Bundan dolayı o sözlerim nedeni ile kaygı duyan veya yanlış anlamaya maruz kalan kalan her vatandaşlarımıza içtenlikle şunu söylemek isterim:
Sözlere değil bu halka adanmış ömre bakın.Duruşa ve emeğe bakın,eyleme bakın.
Benim yolum Büyük milletimizin hak yoludur.Benim yönüm;halkın refahına,devletin bütünlüğü,milletimizin birliğine dönüktür.
NİYAZİ KOÇ