31 Mart 2026, 17:31:26
Dolar 42,2340
Euro 48,8802
Altın 5.629,56
BİST 10.824,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 24°C
Az Bulutlu
Adana
24°C
Az Bulutlu
Cts 24°C
Paz 16°C
Pts 19°C
Sal 20°C

Toplumcu siyasetin ihtiyacı: Söze karışan ezilenler ve onların nitelikli kadrolarıdır

Toplumcu siyasetin ihtiyacı: Söze karışan ezilenler ve onların nitelikli kadrolarıdır
31 Mart 2026 14:44
A+
A-

Uğur TUNÇAY

Belediye başkanlarının, kamu personelinin ve iş insanlarının gözaltına alınması ya da tutuklanması; bazı siyasal aktörlerin yön değiştirmesi yalnızca mevcut iktidarın gücünü koruma refleksiyle açıklanabilecek süreçler değildir. Bu gelişmeler aynı zamanda siyasal yapılarımızın kendi iç dinamiklerini de sorgulamamızı gerektirmektedir.

Aday belirleme süreçlerinin yeterince şeffaf ve katılımcı olmaması, liyakat yerine ilişkisel ağların belirleyici hale gelmesi ve siyasal kadroların kurumsal olgunluk yerine kişisel referanslarla şekillenmesi; bugün karşı karşıya kaldığımız kırılganlıkları artırmaktadır. Siyasetin, bireysel çıkar ilişkileriyle iç içe geçmesi ve hatta kimi durumlarda aile çevrelerinin dahi bu ilişkiler ağına dahil olması, demokratik temsil ilkesini zedeleyen bir tablo ortaya koymaktadır.

Bu durum yalnızca bireysel hatalarla değil, aynı zamanda kurumsal eksikliklerle ilgilidir. Emek, birikim ve mücadele üzerine kurulu olması gereken siyasal yapıların; bu temel değerlerden uzaklaşması, toplumsal güveni aşındırmakta ve muhalefetin dönüştürücü gücünü sınırlamaktadır.

Oysa kalıcı ve etkili bir siyasal değişim, ancak geniş toplum kesimlerinin sürece gerçek anlamda katılımıyla mümkündür. Ezilenlerin, emekçilerin ve söz hakkı sınırlı bırakılan kesimlerin karar mekanizmalarına dahil edilmediği bir siyaset, uzun vadede başarı üretemez.

Bu nedenle bugün ihtiyaç duyulan; kişilere değil ilkelere dayanan, şeffaf, denetlenebilir ve katılımcı bir siyasal örgütlenme anlayışıdır. Parti içi demokrasi mekanizmalarının güçlendirilmesi, liyakat esaslı kadrolaşma ve hesap verebilirlik ilkelerinin kurumsallaştırılması artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Mevcut temsil yapılarının eksikliklerini görmezden gelmek yerine, onları geliştirecek ve toplumla yeniden güçlü bağ kuracak bir siyasal yenilenme sürecini başlatmak gerekmektedir. Ancak bu şekilde hem demokratik meşruiyet güçlendirilebilir hem de toplumun değişim talebi sağlıklı bir zemine oturtulabilir.

GÜÇLÜ BİR TOPLUMCU SİYASET ANCAK DIŞLANANLARIN KATILIMIYLA MÜMKÜNDÜR.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.