Sağlık Bakanlığı’nın NBŞ raporu: Şeker tüketimi ve obeziteye dikkat çekildi
Sağlık Bakanlığı’nın bilim kurulunca hazırlanan nişasta bazlı şeker (NBŞ) değerlendirmesinde, yüksek fruktoz içeren şurupların aşırı tüketiminin obezite, insülin direnci ve diyabet gibi sağlık sorunlarıyla ilişkisine dikkat çekildi. Raporda NBŞ kotasının azaltılması ve ürün etiketlerinde “NBŞ şeker” veya “eklenmiş şeker” ifadelerinin açıkça kullanılması önerildi.
Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan “Nişasta Bazlı Şekerlerin (NBŞ) Sağlık Etkileri Hususunda Basın Duyurusu”nda, kamuoyunda NBŞ’nin obezite, kalp-damar hastalıkları, diyabet ve bazı kanser türleriyle ilişkisine yönelik tartışmalar üzerine bilimsel literatürün ve farklı ülkelerdeki uygulamaların incelendiği belirtildi.
Rapora göre NBŞ; çikolata, gofret, şekerleme, bisküvi, hazır baklava, yaş pasta, kurabiye, meyve suyu, gazlı içecek ve ketçap gibi çok sayıda gıda ve içecekte kullanılıyor. Bakanlığın bilim kurulunca yapılan değerlendirmede, özellikle yüksek fruktoz içeren şurupların sağlık üzerindeki etkileri ele alındı.
İki ana türü bulunuyor
Sağlık Bakanlığı’nın raporunda, dünyada yiyecek ve içeceklerde kullanılan sakkarozdan sonra en büyük paya sahip tatlandırıcı türlerinden birinin nişasta bazlı şekerler olduğu belirtildi.
Mısır, patates, buğday ve kasava gibi bitkilerden elde edilen nişastadan üretilen NBŞ’nin genel olarak glukoz şurubu ve izoglukoz olmak üzere iki ana türünün bulunduğu kaydedildi. Yüksek fruktozlu mısır şurubunda ise farklı fruktoz ve glukoz oranlarına sahip ürünlerin bulunduğu ifade edildi.
“Fruktoz daha tatlı”
Raporda, fruktozun glikozdan daha tatlı olduğuna dikkat çekilerek özellikle çocuklarda şekerli ürünlere yönelik damak tadının gelişmesinde etkili olabileceği belirtildi.
NBŞ’de bulunan glukoz ve fruktozun serbest formda bulunduğu, bu nedenle emilim süreçlerinin sofra şekerindeki sakkarozdan farklı olduğu ifade edildi. Raporda ayrıca NBŞ içeren ürünlerin aşırı tüketilmesiyle yüksek miktarda fruktoz alınabileceği ve bunun metabolizma üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği değerlendirildi.
Karaciğer ve metabolizma uyarısı
Sağlık Bakanlığı raporunda, fruktozun karaciğerdeki metabolizmasının glikozdan farklı olduğuna dikkat çekildi. Fruktozun hızlı metabolize olduğu ve yağ asitlerine dönüştürülebildiği belirtildi.
Raporda ayrıca fruktozun insülin salgılanması ve tokluk hissiyle ilişkili hormonlar üzerindeki etkisinin glikozdan farklı olduğu ifade edildi. Fruktoz tüketiminin ürik asit düzeylerinde artışa neden olabileceği ve gut nefriti riskini artırabileceği de kaydedildi.
Obezite ve diyabet vurgusu
Raporda, NBŞ içerisinde bulunan fruktoz ile meyvelerde doğal olarak bulunan fruktozun aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiği özellikle vurgulandı. Meyvelerin fruktozun yanı sıra posa, polifenoller ve fitokimyasallar içerdiğine dikkat çekildi.
Bilim kurulunun değerlendirmesinde, NBŞ’deki fruktozun farklı metabolize edilmesi nedeniyle insülin direnci, obezite ve diyabetle ilişkisine yönelik bilimsel kanıtların arttığı belirtildi. Ayrıca beyindeki tokluk mekanizmasına ilişkin değerlendirmelerde fruktozun yeme davranışı üzerindeki olası etkilerine dikkat çekildi.
“Üretimde denetim artırılmalı”
Sağlık Bakanlığı raporunda NBŞ üretim aşamalarında civa ve karbonil bileşiklerinin bulaşabileceğine ilişkin yayınların bulunduğu belirtilerek bu konunun da izlenmesi gerektiği ifade edildi.
Raporda ayrıca Avrupa Birliği tarafından sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi ve gıda sektörünün ürünlerini yeniden formüle etmesi yönündeki yaklaşımlara dikkat çekildi. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) de yüksek şeker tüketiminin ve yüksek şeker içeren içeceklerin ağırlık artışına etkide bulunabileceğini vurguladığı aktarıldı.
Türkiye’de obezite ve diyabet oranlarına dikkat çekildi
Sağlık Bakanlığı’nın değerlendirmesinde Türkiye’deki obezite, fazla kilo ve diyabet oranlarına da yer verildi.
Raporda 15 yaş üzerindeki yetişkinlerde obezite oranının yüzde 32, fazla kilolu olma oranının yüzde 34,8 ve diyabet prevalansının yüzde 12,1 olduğu belirtildi. Çocuklarda da obezite ve fazla kilo oranlarına ilişkin veriler paylaşıldı.
Türkiye Beslenme Rehberi ve uluslararası önerilere göre ise serbest şekerlerden alınan enerjinin günlük toplam enerji miktarının yüzde 10’unu geçmemesi gerektiği vurgulandı.
Bakanlıktan NBŞ kotasının azaltılması önerisi
Sağlık Bakanlığı bilim kurulunun değerlendirmesinde, kamuoyundaki tereddütlerin giderilmesi ve toplum sağlığının korunması amacıyla NBŞ kotasının azaltılması önerildi.
Raporda ayrıca gıda sektöründe NBŞ yerine başka şekerlerin, örneğin sakkarozun kullanılmasının sağlanması; ürün etiketlerinde “şeker” ifadesi yerine “eklenmiş şeker” ve “NBŞ şeker” ifadelerinin açık şekilde belirtilmesi istendi.
Bunun yanı sıra NBŞ üretiminde olası civa ve karbonil bileşiklerinin izlenmesi ve denetimlerin artırılması, toplumun şeker tüketiminin azaltılması konusunda bilgilendirilmesi ve bebeklikten itibaren sağlıklı beslenme kültürünün oluşturulması öneriler arasında yer aldı.
Sağlık Bakanlığı’nın değerlendirmesi, tartışmanın yalnızca NBŞ’nin kullanımından ibaret olmadığını; toplam şeker tüketiminin azaltılması, gıda etiketlerinin şeffaflaştırılması, üretim süreçlerinin denetlenmesi ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini ortaya koydu.