ABD Başkonsolosluğu ve İncirlik Üssü ve Fetö / Niyazi Koç yazdı

Kamuoyununda bildiği gibi 15 Temmuz öncesi ABD konsolosluğu ve İncirlik üssündeki FETÖ’cüler
ile ilişkiler ortaya çıkmıştı.
FETÖ’cü Bekir Ercan Van’ın çağrısı ile koşa koşa giden sözde saygıdeğer işadamları hakkın da
gerekli soruşturmalar neden yapılmadı.
Fakat o dönemlerde ABD konsolosluğu ile temas eden gazeteciler var mı yok mu bu konu nedense
gündeme gelmedi.
Yine O dönemlerde gazetelerinde FETULLAH Gülen denilen organize suç örgütü liderinin
vaazlarını sayfa sayfa yayımlayanlar,Başçalan ve Fuat Avni denilen müptezellerin yazdıklarını
paylaşanlar hakkında daha detaylı soruşturmalar nedense savsaklandı.
Yine FETÖ’cü Mehmet Baransu’yu yani namı diğer ‘’ Bavulcuyu’ Adana’da büyük bir zevkle
ağırlayanlara bunun hesabı soruldu mu?
FETÖ’nin Zaman Gazetesinin kahvaltı sofralarına katılanlara oralarda neler konuşuldu nelerin
pazarlığı yapıldı diye soruldu mu?
Fethullahçı Çete denilen organize casusluk örgütü ile mücadele her zamankinden daha önemli
olmaya devam ediyor.
ABD’nin bölgemizdeki tüm faaliyetlerini yönlendirdiği bu iki kurumun 15 Temmuz Amerikancı-
FETÖ’cü darbe girişimindeki rolleri tam anlamıyla açığa çıkartılmış değildir.ABD Adana
Başkonsolosluğunun özellikle Güneydoğu’daki HDP-PKK ilişkileri ve bölgeye yaptıkları ziyaretlerin
hangi amaçlara yönelik olduğu tam anlamıyla ortaya konulmuş değildir.Burada görev yapanların bir
şekilde bölücü örgüt PKK ve FETÖ ile ilişkileri de tam anlamıyla ortaya çıkarılmış değildir.
Nitekim uzun yıllar burada tercüman olarak görev yapan ve Başkonsolosluğun Güneydoğudaki
faaliyetlerini organize eden H.U. adlı şahıs halen terör örgütü PKK’ya yardım yataklık ve benzeri
iddialardan dolayı tutukludur.Bu olay kamuoyuna nedense geniş şekilde yansıtılmadı.İstanbul
Başkonsolusluğu görevlisi M.T’nin tutuklanması kadar etki yaratmadı nedense.Oysa ki uzun yıllar
Adana Başkonsolosluğunda tercüman olarak görev yapan ve faaliyetlerini organize eden bu şahsın
tutuklanmasını sessiz şekilde çözmeye mi çalıştılar yoksa.Adana merkez olmak kaydıyla Güneydoğu
bölgesi Başkonsolosluğun özel ilgi alanıdır nedense.ABD terfi etmesi muhtemel diplomatlarını
özellikle buraya gönderilmesinin de özel bir nedeni olsa gerek.
Adana’daki Başkonsolosluğun geçmiş faaliyetleri incelenmelidir.Kimlerle ne tür ilişkiler
kurulduğu,kimler ABD’de gezilere götürüldü,kimler nasıl devşirildi,kimler özel toplantılara çağrılarak
hediyeler aldı,kimler ev partilerine katıldı ve neler konuşuldu.
Geçtiğimiz dönemde kimler Konsololosluğun özel güvenine mazhar olmuştur.Özellikle yerel
medyanın bazı unsurları ile kurulan ilişkiler mutlaka incelenmelidir.ABD kurumlarının nasıl
faaliyetler içerisinde bulunduğu ve bölücü örgüt PKK’ye nasıl destek verdiği ve FETÖ ile ilişkileri ve bu
iki örgütü nasıl kontrol ettiği artık tüm kamuoyunun bilgisi dahilindedir.Bu kapsamda yapılacak ciddi
bir inceleme karanlıkta kalan bir çok ilişkiyi de gün yüzüne çıkartacaktır.
İncirlik Üssü ise bölgeye bir kama gibi saplanıp kalmıştır.Bu üs yıllardan beri ABD’nin sadece bölgeyi
değil tüm Ortadoğu’yu kapsayan geniş bir alanda Askeri faaliyetlerini yönlendirdiği bir askeri
alandır.Buranın Çekiç Güç olarak terör örgütü PKK’ya yardımlar yapıldığı konusunda ciddi deliller
vardır.Burası giderek Türkiye düşmanı faaliyetlerin odağı haline gelmiştir.
Asıl önemli konu da 15 Temmuz gecesi buranın darbecilerin merkez üslerinden biri olması ve yine
buradan kalkan tanker uçakların darbecilerin uçaklarına yakıt takviyesi yapmasıdır.Bütün bunlar
olurken o geceye ait görüntülerin de ABD’liler tarafından verilmemesi,darbeci komutanı kaçırmaya
çalışmaları da ABD’lilerin de olaydan haberdar olduğunun açık delili değimlidir? İncirlik üssünün eski
komutanı Bekir Ercan Van ‘ın bölgedeki FETÖ’cüler ile kurduğu ilişkiler nedense basının pek ilgisini
çekmemiştir.
ABD’nin Adana Başkonsolosluğunun ve İncirlik Üssündeki faaliyetler nedense kamuoyunun
gündemine yeterince getirilmemektedir nedense.
Sanki sihirli bir güç bu konuların nedense gündeme gelmesini savsaklanıyor gibi.