Adana medyacılarının halleri! / Niyazi Koç yazdı
Yüreğir Belediyesi’ndeki yolsuzluk olayına Adana medyacıları, nedense bırakın şaşı bakmayı kör gözle bile bakamadı.

Gazeteciliğin hiç bir ölçütünün ve ahlaki değerlerinin kalmadığı bir dönemde yaşadığımızın bir yansımasıdır aslında yaşadığımız.
Yüreğir Belediyesinde meydana gelen olayı kamuoyuna ilk defa duyuran ve haberleştiren ADANAMUHALİF.COM, nedense hiçbir şekilde görülmedi.
Necip Adana medyacıları, kendilerine “Sarı Laleler” içinde gelen haber bültenini aynen sayfalarına aktarırken, nedense hiçbir şekilde sorgulama gereği duymadı.
Olay geçtiğimiz yıl Kasım ayında adli makamlara yansımasına rağmen, “kol kırılır yen içinde kalır” anlayışı içinde olay kamuoyundan gizlendiği gibi, kendi Meclis üyelerine bile bilgi verilmemiştir.
Olay, kamuoyuna tarafımızdan haberleştirilince alel acele bir şekilde bir basın danışmanı, eline Sarı Laleler ile gazete bürolarını ziyaret ederek, olaydan kahraman çıkarma çabasına medyacıları da alet etmiştir.
Gazeteci olarak sorulmaz mı? Olay geçtiğimiz yıl Kasım ayında, adli makamlara yansımasına rağmen neden şimdi açıklama yapmak durumunda kaldınız?
Niye sorsunlar ki! Alan razı veren razı…
Adana medyacıları bu olayda sınıfta kalmıştır.
Bu olay, turnosul kağıdı gibi herkesin yerini belli etmiştir.
Adana çok kirli diye radyo mikrofonlarında konuşanlar, kendilerinin çamurun içinde olduğunu görmezler nedense.
Bunu sıradan basit bir yolsuzluk olayı görenler bu adamı, bu göreve kimler neden getirmiştir?
Bu kişiye neden belediyenin en mahrem yeri teslim edilmiştir?
Belediyelerde ödeme nasıl yapılır, prosüderler bellidir.
Bu kişinin amirleri de bu işten müteselsil (silsile yoluyla) sorumludur.
Bu kişinin görevde olduğu dönem içindeki tüm ödemeler yeniden incelenmelidir.
Kimse yetimin garip gurebanın parasını çarçur edip harcayamaz..
Adana medyacıları, bir doğum günü kutlaması uğruna mesleki etiklerini ayaklar altına almıştır.
Geçmişlerinde Fethullah’ın vaazlarını sayfa sayfa yayımlayanlar…
Geleceklerini belediye koridorlarında arayanlar, bir kez daha kendilerini ortaya koymuştur.
Ne diyelim herkes layık olduğu gibi yaşar.


