Dolar 18,8378
Euro 20,3167
Altın 1.130,79
BİST 4.997,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 11°C
Az Bulutlu
Adana
11°C
Az Bulutlu
Sal 10°C
Çar 13°C
Per 14°C
Cum 14°C

AK Parti MKYK üyesi Metin Külünk: Serbest piyasa bitti, devlet müdahalesi şart

AK Parti MKYK üyesi Metin Külünk: Serbest piyasa bitti, devlet müdahalesi şart
22 Ocak 2023 14:13
A+
A-

Yeni Dünya İş Kadınları Platformu’nun toplantısında AK Parti MKYK üyesi Külünk, ‘Kırılma noktasındayız. Ya NATO’ya dahil olduğumuz, irademizin Atlantik’e teslim edildiği sürece teslim olacağız ya da bağımsızlığımız için süren mücadeleyi güçlü tutacağız.’ dedi.

Anadolu’daki kadınlara çalışma alanı yaratıp atölyeler kurarak istihdam oluşturma amacıyla kurulan Yeni Dünya İş Kadınları Platformu, dün İstanbul Topkapı’da ‘Üretim ve İstihdam’ konulu konferans düzenlendi. Konferansta Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ethem SancakAK Parti MKYK Üyesi Metin Külünk ve Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) GYK Üyesi Av. Elif Keskin konuştu. Konferansın yöneticiliğini platformun kurucu başkanı Havva Firdevs Külünk yaptı. Konuşmacılar, kadının üretime katılması sürecinden, dış politikaya kadar pek çok konuya dair fikirlerini aktardı.

‘İNSANLIK KIRILMA NOKTASINDA’

AK Parti MKYK Üyesi Metin Külünk, konuşmasında Batı’dan dayatılan sisteme tepki gösterdi. Doğu Perinçek ve Vatan Partisi’nin politikalarına değindi. Külünk’ün açıklamaları şu şekilde: “İnsanlık bir kırılma noktasında. İnsan, aile ve milletler kendi tarihlerinin en ağır hesaplaşması, en ağır saldırısı karşısında kırılma aşamasında. İnsan karşı karşıya kaldığı en büyük tehlikenin içerisinde. Adem ve Havva’dan öte üzerinde tecelli eden birbirinde var olma süreci risk altına girdi. NATO ve BM bu işe baskın unsur olarak dayatmacı bir şekilde dahil oldu. Üzülerek ifade edeyim Adem ve Havva örfünün inanmışlarının bir kesiminin suskun olduğu, irade beyan etmediği zamanları yaşıyoruz. İnsanın cinsiyetsizleştirilmesi tehlikesi rastgele olmuş bir şey değil.

‘DOĞU BEY’İN TAVRINI AYAKTA ALKIŞLIYORUM’

“Yeryüzü tanrılıklarının peşindeler. Dijital yapay zekadan sonra geçilecek toplumda insanın tüketilmesi projesi içindeler. Doğu Bey’in tavrı ve yazdıkları, CKD’nin yaratılış gerçekliğine sahip çıkma iradelerini ayakta alkışlıyorum. Hele de başlarına taktıkları başörtü üzerinden bu saldırıyı meşrulaştırmak üzere çalışanların olduğu bir dönemde, dindarlık adına sustukları bir dönemde CKD ve Doğu Bey’in bu asil tavrı çok değerli. Sayın Doğu Perinçek’in kitabını okuyunuz. İnsanlığa dayatılmak istenen Yunan ve Roma sapkınlığını göreceksiniz.

‘TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE OLACAK’

“Sayın Perinçek’in ifade ettiği, Üretim Devrimi kurultaylarını takip ettim. Türkiye’nin ihtiyacı var. Tam bağımsız Türkiye olacak. Tereddütsüz, amasız fakatsız. Tam bağımsız Türkiye’nin bütüncül yeni bir paradigmaya ihtiyacı var. Liberal ekonominin çöktüğünü, finans sisteminin taşınamaz olduğunu kendileri de kabul ediyorlar. Bu çökmüş yapının, çökmüş modelin yerine insanlık yeni bir beklenti içerisinde. Serbest piyasa bitmiştir devlet müdahalesi şart. İnsanlık eşitlikçi, adil, istihdama dayanan paylaşıma dayanan bir modele düşkün. Eğer biz bunu başaramazsak, nüfusu azaltacak ölümlü hastalıklara, insanların öldüğü savaşlara meydan verecekler, cinsiyetsizlik dayatmasıyla insanları yok edecekler.

“Bu milletin adı Türk milleti. Tarihi bir kırılma noktasındayız. Ya 1952 NATO’ya dahil olduğumuz, 1943’te irademizin Atlantik’e teslim edildiği günden bu yana başlayan sürece teslim olacağız ya da bağımsızlığımız için süren mücadeleyi güçlü tutacağız. Bu topraklara ayakları basan bir iktidar ile 2023 ve sonrasını planlamazsak, bir tehdit olarak değil bir risk olarak söylüyorum. Bu iktidar gelmezse bir daha bize bu toprakları bırakmazlar.

‘ATLANTİK ÖTESİNİN AĞZINI KULLANIYORSUNUZ’

“Önümüzde büyük bir fırsat var. Türkiye teknoloji merkezi olacak. Tarım merkezi olacak. Sağlık ve Savunma sanayi merkezi olacak. Tereddütsüz merkez güç olacak. Eğitim merkezi olacak. Bu büyük hedeflerin başarılması önemlidir ama riskleri görelim. Batıya bir kez daha Türkiye’yi 40’lı yıllardaki gibi teslim etmeye çalışıyorlar. Selçuk Bayraktar’a yönelik saldırılardan birinin en önemli sebebi, Fergana Uzay Vadisi projesini başlattılar. Bir genç Türk, gökyüzüne Türk uydusu fırlatıyor. Batı bunu gördüğü için Türkiye’yi 40’lara götürmek istiyor. Bu kırılma noktasını açmak zorundayız. Bizden ayrılanlar Sayın Erdoğan’a, Sayın Perinçek üzerinden yüklenirken, Atlantik ötesinin ağzını kullanıyorsunuz, PKK konusunda Atlantik ötesinin ağzını kullanıyorsunuz. Aynı dili kullanıyorsunuz. Sayın Doğu Perinçek diyor ki bağımsızlık konusunda yapılan her doğru işin arkasındayız. Sayın Perinçek insanın cinsiyetsizleştirilmesine itiraz ediyor. Batının insanı çürüme politikalarının tamamına itiraz ediyor. Siz yanınızda başörtülü eşlerinizle LGBT savunuyorsunuz.”

‘ÜRETİM DEVRİMİ KURULTAYLARI’

Vatan Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Dr. Doğu Perinçek de üretim devrimi kurultaylarının önemini vurguladı. Perinçek şunları söyledi:

“117 üretim devrimi kurultayı yaptık. Türkiye’nin her yerinde bu kurultaylara işçiler, çiftçiler, sanayiciler, tüccarlarımız katılıyorlardı. Çok şey öğrendik. En çok duyduğumuz saptama sistem bitti. Üreticilerimizin tespiti çiftçisinden sanayicisine kadar dışa bağımlı dıştan bize dayatılan 1980’lerden beri sıcak paraya mahkum onun peşinde koşan sistemin bittiği şeklinde. 1980’lerde üretici kambur ilan edildi. Türkiye gelirlerinden destekler yapılıyordu. Çiftçiler rekabet kabiliyetine sahip değil denildi. Bursa, Gaziantep, Denizli, Kayseri bunların ara mallarıyla büyük sanayi inşa edilemiyor dünya piyasalarıyla rekabet yapılamıyor denilerek propaganda yapıldı. Kendisini ihracat odaklı ekonomi diye takdim etti. İhracat odaklı ekonomi ithalat patlamasına yol açtı.

‘ÇALIŞKAN BİR MİLLETİZ’

“İthalata dönüşen ihracat odaklı bir ekonomi Türkiye’yi borç yüküyle bir araya getirdi. Bu üretim devrimi kurultaylarında üretim odaklı ekonomiye yönetilmesi gerektiğini üreticilerimiz belirtti. Üretime hizmet eden bütün kararlar doğrudur yerindedir. Çalışkan ve yaratıcı bir milletiz. Girişken, keşif yapan bir milletiz. Milletimizin bu yeteneklerini seferber etmeli ve üretime katmalıyız. Bu kurultaylara tasarrufla başlandı. Üretim için tasarruf edeceğiz. Neye yatırım yapıyoruz? O yatırımın sonunda üretim yaparak halkımızın refahını sağlıyoruz. Ödemeler açığını kapatıyoruz. Dengeleri sağlamak ve milli ekonomiyi geliştirmek için çaba sarf ediyoruz. Burada kritik olan üretim vurgulu açıklamalar oluyor ama hep tasarruf ihmal ediliyor.

“Vergi politikalarıyla, maliye politikalarıyla üretimi geliştiren politikalarla tasarruf siyaseti yapılmalı. Türkiye’de popülist siyasetler var. Yardım dağıtmaya yönelik oy toplamak için. Bu tüketimi geliştiren sonuçlar doğuruyor. Bugün Türkiye’nin yüzde 30’un üzerinde bir tasarrufa ihtiyacı var.        Emek karşılığı olmayan verme anlayışı, sadaka kavramına gölge düşürmek istemiyorum ama çalışmadan dağıtmak yanlış. Toplumumuzda ihtiyacı olan yaşlılara, engellilere bakmamız lazım o çok güzel ama tembelliğe prim diyebileceğimiz çeşitli fonlar dağıtmak, emeklilik yaşını 40 yaşına indirmek, çalışmayan kesime kaynakları dağıtmak şeklindeki politikalar üretim ekonomisine darbe vuruyor. Berat Bey’den beri bu sistemin yürüyemeyeceği yönünde ortak bir karar var. Türkiye bir kararın eşiğindedir. Türkiye bu sıkıntılardan köklü bir çözümle üretim odaklı bir ekonomik programla çıkacak. Bundan eminim.

‘ÜLKEMİZİN KADINLARI İŞ HAYATINDA’

“Kadın erkek eşitsizliğinin dayattığı bir şey var. Evde dantel örsünler, salça yapsınlar, turşu yapsınlar evin tenceresini kaynatsınlar. Ama sizlerin de kişiliğinde Türk kadını, ülkemizin kadınları artık iş hayatında. Evde salça yapan kadın değil de fabrika sahibi olan kadın. Böyle bir gelişmeye önderlik etmeniz bize umut veriyor sevinç veriyor.”

‘İŞ İNSANLARI SİYASETTE YER ALMALI’

Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ethem Sancak, iş insanlarının topluma karşı sorumluluğuna dikkat çekti. Sancak şöyle konuştu: “Bir iş insanının siyasete bigane kalması bu ülkeye en büyük ihanet. İş insanları mutlaka siyaset içinde yer almalı. İş insanın topluma karşı sorumluluğu her sınıftan çok daha fazladır. Servet Allah’ındır. İlahi yönelimle bu servet, büyüsün geliştirilsin insanlığa hizmet olsun, dünyayı imar edelim yaklaşımıyla iş insanına emanet edilmiş. İş insanın bunu düzgün yapabilmesi için de siyaseten ülkenin iyi yönetilmesi lazım.

“Belirleyici olan siyaset ve iktidardır. Sizi yönetmek üzere seçtiğiniz kişiler, düzgün politikalar üretmezlerse ne devletler kalkınır, ne politika üretirler. Biz hayli zamandır. Bu Atlantik prangasına sokulduğumuzdan bu yana iş adamlarımız öyle korkutuldu, öyle kimliksiz yetiştirildi ki siyasi kimliklerini hep gizlediler. Hayatım boyunca buna karşı çıktım.

“1970’lerde genç bir üniversite öğrencisiyken soluğu Doğu Perinçek’in yanında aldım. İş adamlığı yanım ağır bastı. Israrla medya işine girdim. Milli iktidarın ayakta kalabilmesi için yerli ve milli medyası olabilme inancındaydım. Hakim medya ruhunu batıya satmıştı. Ben medya işine tamamen ülkeye hizmet amacıyla girdim. Milli medya cenahı büyüyünce ihtiyaç kalmadığını düşündüm. Medyadan büyük zararlar yaparak çekildim.

MEDYA VE SANAYİDE MİLLİLİK VURGUSU

“One minute olayından sonra millet o zaman başbakana sesleniyordu. Görüşmemizde dedim ki siz de dik duracağız diyorsunuz ama hamasetle dik durulmaz. Savunma Sanayi yerli ve milli değilse sizi indirirler. Bunun yanında medyanızın da milli ve yerli olması lazım.

“Yeni doğan Asya uygarlığının 4 büyük ulusundan biriyiz. İnsanları çürüten batının medeniyet tarafı kalmadı. İnsanlık uygarlığını insanlığın ana rahmi Asya’dan yükseltecek. Kadını üretime sokmak ve kadını ateşleme işi yapıyorsunuz. Bu üretim devrimine yön veren şey siyasi iktidardır. Milli ve yerli olmalıdır. Vatan Partisi’nin mecliste olması bunun için de önemlidir.

‘AİLEYE SALDIRI ULUS DEVLETE SALDIRI’

Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) Üyesi Av. Elif Eskin kadın hareketinin bir kısmının içinde bulunduğu neoliberalizm etkisini eleştirdi. Av. Eskin şöyle konuştu: “Özellikle son yıllarda kadın hareketinde bir çizgi görüyoruz. Emperyalizm ve neoliberalizm etkisi altına giren erkeği düşmanlaştıran devleti aciz gösteren yasalar yetersiz diyerek propaganda yapan bir çizgi var. Bu çizgide fonlanma var. Yurtdışından gelen dayatmayla aile yapımızı hedef aldıklarını gördük. Ulus devletleri yıkmanın aracı olarak aileye saldırılıyor. O evde bu dışarıda yarışmasına girmeden kadının her alanda olmasını çok önemsiyoruz. İstanbul sözleşmesinin Grevio denetimiyle bölücü çalışmalara hizmet ettiğini de gördük. Toplumsal cinsiyet kavramının masum olmadığını gördük. Bu kavram üzerinden aileyi ve ulus devleti parçalamaya çalışan, susturmaya çalışan bir çizgi izlemeye koyuldular.” (Kaynak: Aydınlık)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.