2 Haziran 2026, 11:21:14
Dolar 42,2340
Euro 48,8802
Altın 5.629,56
BİST 10.824,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 24°C
Az Bulutlu
Adana
24°C
Az Bulutlu
Cts 24°C
Paz 16°C
Pts 19°C
Sal 20°C

Aleviler Öz CHP–Boz CHP ekseninden çıkmalı: MHP ve Vatan Partisi de bir seçenektir

Türkiye siyasetinde Alevi yurttaşlarımızın tercihi uzun yıllar boyunca dar bir kalıba sıkıştırıldı. Sanki Aleviler için siyaset yalnızca CHP’den, CHP içindeki hiziplerden ya da solun belirli kalıplarından ibaretmiş gibi bir algı oluşturuldu.
Oysa bu doğru değildir.

Aleviler Öz CHP–Boz CHP ekseninden çıkmalı: MHP ve Vatan Partisi de bir seçenektir
2 Haziran 2026 09:33
A+
A-

EDİTÖR’DEN

Alevi yurttaşlarımız, Türkiye’nin eşit, asli ve onurlu vatandaşlarıdır. Siyasi tercihleri hiçbir partinin, hiçbir grubun ya da hiçbir siyasi mahallenin tekelinde değildir. Kimse Alevi seçmeni cepte göremez; kimse Alevi toplumunu kendi siyasi hesabının doğal uzantısı sayamaz.
CHP kendi arasında “Öz CHP–Boz CHP” tartışmasını sürdüredursun; bizim asıl meselemiz bu değildir. Her siyasi yapı zaman zaman böyle iç tartışmalar yaşayabilir ve bunun takdiri kendi mensuplarına aittir. Bizi ilgilendiren asıl mesele şudur: Bu tür tartışmalar arasında aidiyeti hep tek bir adrese bağlanan kesimlerin başında Alevi toplumu gelmektedir. Oysa Alevi yurttaşlarımız, herhangi bir partinin iç dengelerine, çekişmelerine ya da konjonktürel hesaplarına mahkûm edilemeyecek kadar köklü bir tarihsel hafızaya, kültürel derinliğe ve Cumhuriyet’e bağlılığa sahiptir.

Alevi yurttaşlarımız aidiyetini yalnızca tek bir partide aramak zorunda değildir. Bu ülkenin siyasal yelpazesi geniştir: CHP de vardır, MHP de vardır, Vatan Partisi de vardır, Anadolu irfanını sahiplenen başka siyasi gelenekler de vardır. Önemli olan, Alevi yurttaşlarımızı samimiyetle dinleyen, tarihsel hassasiyetlerini anlayan ve onları eşit yurttaşlar olarak gören bir siyasetin var olmasıdır.
Artık bazı ezberlerin bozulması gerekiyor.
Nitekim tarih de bunu açıkça göstermektedir. Bugün Alevi seçmeni adeta “doğuştan CHP’li” sayan anlayış, tarihsel gerçeğe uymamaktadır. Çok partili hayata geçişle birlikte, tek parti döneminin baskıcı ikliminden duyulan rahatsızlık ve özellikle kırsaldaki ekonomik beklentiler nedeniyle Alevi seçmenin önemli bir bölümü 1950 ve 1954 seçimlerinde Adnan Menderes’in Demokrat Parti’sine yöneldi. O dönemde Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın müze olarak açılması ve Demokrat Parti’nin kurucu kadrosunun Alevi-Bektaşi geleneğine yabancı olmaması da bu yakınlaşmayı besledi.

Demek ki Alevi yurttaşlarımız, tarih boyunca koşullara, somut politikalara ve kendi taleplerine göre özgürce tercihte bulunmuştur. Nitekim 1957’den itibaren ağırlaşan ekonomik koşullar ve Demokrat Parti’nin giderek muhafazakâr vurgu kazanan siyaseti karşısında yeniden CHP’ye yönelmeleri de aynı pragmatik ve özgür tercih geleneğinin bir başka yüzüdür. Önemli olan parti değil, o partinin Alevi yurttaşa nasıl baktığı ve onun taleplerine ne ölçüde karşılık verdiğidir.
Anadolu Türkmen Aleviliği, bu ülkenin milli kültürünün, irfanının ve tarihsel hafızasının ayrılmaz bir parçasıdır. Hacı Bektaş-ı Veli’den Horasan erenlerine uzanan o büyük yol, yalnızca bir inanç yolu değil; aynı zamanda Anadolu’nun mayasını oluşturan birlik, kardeşlik, vatan sevgisi ve insanlık yoludur. Bu nedenle Alevi yurttaşlarımızın kendilerini belli siyasi çevrelerle sınırlı görmesi doğru değildir. Türkiye’nin bütün partilerinde, kurumlarında ve karar mekanizmalarında yer aramaları, söz sahibi olmaları ve kendi değerlerini temsil etmeleri son derece doğaldır.

Bu çerçevede MHP’nin son yıllarda Anadolu Türkmen-Alevi mirasına yönelik yaklaşımı dikkatle değerlendirilmelidir. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin Hacıbektaş’ta Horasan Erenleri Dernekler Federasyonu’na hibe ettiği arazi üzerinde inşa edilen ve Ekim 2025’te açılan Hacıbektaş Horasan Erenleri Dergâhı Cemevi Külliyesi, sıradan bir jest olarak görülmemelidir. Yaklaşık 6 bin metrekarelik alan üzerinde yükselen, mimarisinde Alevi inanç ve geleneğinin izlerini taşıyan ve ülkemizin en büyük cemevi olarak ifade edilen bu külliye, yalnızca bir yapı değildir; Alevi-Bektaşi geleneğinin bu toprakların asli unsuru olarak görüldüğüne dair somut bir mesajdır.

Bu mesajın doğru okunması gerekir.
MHP’ye geçmişten gelen önyargılarla bakan çevreler olabilir. Ancak siyaset, önyargıların tekrarlandığı değil, somut adımların görüldüğü bir alandır. Eğer bir siyasi hareket Hacıbektaş’ta Horasan erenleri adına bir cemevi külliyesinin yapımına öncülük etmiş, Anadolu Türkmen-Alevi mirasını milli kültürün ayrılmaz bir parçası olarak sahiplenmişse, bu tavır görmezden gelinemez.
Çünkü Alevilik, bu topraklarda dışlanacak, ötelenecek ya da dar alanlara sıkıştırılacak bir kimlik değildir. Anadolu’nun mayasında, Türk milletinin kültürel hafızasında, Cumhuriyet’in laik ve eşit yurttaşlık anlayışında köklü bir yere sahiptir. Anadolu Türkmen Alevileri, tarih boyunca bu vatanın kurucu ve taşıyıcı unsurlarından biri olmuştur. Onların sazı, sözü, nefesi, semahı, duası ve irfanı bu milletin ortak mirasıdır. Bu mirası belli bir siyasi mahallenin sınırlarına hapsetmek, en başta Alevi toplumuna yapılmış bir haksızlıktır.

Bugün yapılması gereken, Alevi yurttaşlarımızı bir partiye mahkûm görmek değil; onların Türkiye’nin bütün siyasi ve toplumsal alanlarında hak ettikleri saygın yeri almasını savunmaktır. MHP içinde de, başka partilerde de, devlet kurumlarında da, yerel yönetimlerde de ve sivil toplumda da Alevi yurttaşlarımızın daha görünür, daha etkili ve temsil gücü daha yüksek bir konuma gelmesi Türkiye için bir zenginliktir.
Özellikle Anadolu Türkmen Alevileri açısından MHP’nin tamamen yabancı ya da uzak bir alan gibi görülmesi de doğru değildir. MHP’nin merkezinde millet, vatan, devlet, tarih, kültür ve Anadolu irfanı vardır; bu kavramlar, Anadolu Aleviliğinin tarihsel dünyasından kopuk değildir. Tam tersine, doğru bir dil ve karşılıklı güven kurulduğunda, bu zeminde güçlü bir ortaklık mümkündür.
Alevi yurttaşlarımızın talebi bellidir: eşit yurttaşlık, saygı, inanç özgürlüğü, ötekileştirilmemek, Cumhuriyet’in laik karakterinin korunması ve devletin tüm vatandaşlarına eşit mesafede durması. Bu talepler meşrudur, haklıdır ve Türkiye’nin demokratik bütünlüğü açısından değerlidir.

Bu talepleri yalnızca tek bir siyasi geleneğin temsil edebileceğini düşünmek artık eski bir ezberdir. Türkiye’nin bütün partileri; özellikle de devlet, millet ve Cumhuriyet hassasiyeti yüksek olanlar, Alevi yurttaşlarımızla daha samimi, daha açık ve daha güven verici bir ilişki kurmalıdır. MHP’nin Hacıbektaş Horasan Erenleri Dergâhı Cemevi Külliyesi üzerinden verdiği mesaj da şudur: Alevi-Bektaşi geleneği bu milletin dışında bir unsur değil, tam tersine milletin özündeki büyük irfan damarlarından biridir. Bu yaklaşım büyütülmelidir.
Elbette herkesin siyasi tercihi kendisine aittir; kimseye hangi partiye yakın duracağı dayatılamaz. Ancak şu açıktır: Alevi yurttaşlarımızın önünde tek bir siyasi kapı yoktur.
CHP de vardır, MHP de vardır.
Vatan Partisi de vardır, başka siyasi gelenekler de vardır.
Önemli olan, hangi partinin Alevi yurttaşlarımızı samimiyetle dinlediği, tarihsel hassasiyetlerini anladığı, onları ötekileştirmediği ve Türkiye’nin ortak geleceğinde eşit yurttaşlar olarak gördüğüdür.
Alevi seçmeni otomatik olarak bir siyasi mahallenin parçası sayan anlayış sona ermelidir. Alevi yurttaşlarımız kendi aklıyla, kendi vicdanıyla, kendi tarih bilinciyle ve kendi Türkiye tasavvuruyla karar verecek olgunluğa sahiptir.
Kimse onları korkulara mahkûm etmemelidir.
Kimse onları dar siyasi alanlara hapsetmemelidir.
Kimse onları yalnızca seçim dönemlerinde hatırlamamalıdır.
Horasan’dan Hacıbektaş’a, Hacıbektaş’tan Anadolu’nun dört bir yanına uzanan bu irfan yolu, Türkiye’nin birliğinin, kardeşliğinin ve ortak kültürünün en güçlü kaynaklarından biridir. Bu nedenle Alevi yurttaşlarımızın siyasal temsil alanı dar değil, geniş olmalıdır.
Benim kanaatim şudur: Alevi yurttaşlarımız Öz CHP–Boz CHP ekseninin kısır tartışmasından çıkmalı, Türkiye’nin bütün siyasal merkezlerinde kendilerine yer açmalıdır. MHP ve Vatan Partisi de bu açıdan önlerindeki gerçek seçeneklerdendir. Bu ülkenin sahibi, herkes kadar Alevi yurttaşlarımızdır. Onları gerçekten değerli gören, ötekileştirmeyen ve tarihsel mirasını sahiplenen her siyasi hareket, Alevi yurttaşlarımızla samimi bir ilişki kurma hakkına ve sorumluluğuna sahiptir.

Çünkü Türkiye’nin ihtiyacı dar kimlik siyasetleri değil; ortak vatan, ortak tarih, ortak irfan ve eşit yurttaşlık temelinde yeni bir toplumsal buluşmadır. Alevi yurttaşlarımız da bu buluşmanın en asli ve en değerli unsurlarından biridir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.