Araştırmacı-Yazar Koç, fon krizine ve Yüreğir’deki tartışmaya mercek tuttu!
Araştırmacı yazar Niyazi Koç, Türkiye’nin günlerdir tartıştığı fon krizi iddialarından Yüreğir Belediyesi Meclisi’ndeki tartışmalara, Adana’daki Yeni Parti ve AK Parti içi siyasi hareketlilikten ekonomik sisteme ilişkin eleştirilere kadar gündemin öne çıkan başlıklarını değerlendirdi. Koç, fon soruşturmasında adı geçen herkesin bağımsız yargı önünde hesap vermesi gerektiğini vurgularken, iddiaların siyasi ayrım gözetmeksizin araştırılmasını istedi.
Türkiye günlerdir büyük bir fon krizi iddiasını tartışıyor. Kamuoyunun temel sorusu ise aynı: Fonlarda kimler kazandı, kimler kaybetti, sistem nasıl kuruldu ve varsa kamu zararının boyutu ne?
Araştırmacı yazar Niyazi Koç, Mavi Radyo 91.0’da yaptığı değerlendirmede, ortaya atılan iddiaların yalnızca siyasi tartışmalar üzerinden değil, hukukun üstünlüğü ve bağımsız yargı ilkeleri çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirtti.
Koç, soruşturma kapsamında adı geçen kişiler hakkında kesin hüküm kurulmadan önce herkesin masumiyet karinesinden yararlanması gerektiğinin altını çizerken, buna karşılık iddiaların üzerinin kapatılmasının da mümkün olmadığını ifade etti.
“İsimler ve para hareketleri bütün yönleriyle araştırılmalı”
Fon krizine ilişkin tartışmaların merkezinde, kimlerin hangi tarihlerde sisteme dahil olduğu, kimlerin ne kadar kazanç elde ettiği ve para hareketlerinin hangi kanallardan gerçekleştiği soruları bulunuyor.
Koç, soruşturmanın yalnızca kaybedilen paraların tespit edilmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, para transferlerinin ve varsa yurt dışına çıkarılan kaynakların da araştırılması gerektiğini savundu.
Koç’a göre kamuoyunun beklediği temel noktalar şöyle:
- Fonlarda kimlerin yer aldığı,
- Hangi kişilerin ne kadar kazanç sağladığı,
- Para hareketlerinin hangi kanallardan gerçekleştiği,
- Yurt dışına para transferi yapılıp yapılmadığı,
- Sistemde görev yapan kurum ve kişilerin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı,
- Varsa kamu zararının nasıl telafi edileceği.
Koç, “İddialar soruşturulmalı, herkes savcılık ve mahkeme önünde hesabını vermeli. Hiç kimse soruşturma tamamlanmadan suçlu ilan edilmemeli; ancak hiç kimse de iddiaların araştırılmasından muaf tutulmamalı” görüşünü dile getirdi.
“AK Parti’nin atacağı adım belirleyici olacak”
Fon krizinin siyasi sonuçlarının da olabileceğine dikkat çeken Koç, özellikle iktidar partisi içerisinde ortaya çıktığı öne sürülen rahatsızlıkların kamuoyunda yakından takip edildiğini söyledi.
İddiaların AK Parti çevresinde de tartışılmaya başlandığını savunan Koç, iktidarın soruşturmanın bütün boyutlarıyla yürütülmesi konusunda kamuoyunu tatmin edecek adımlar atması gerektiğini ifade etti.
Koç, TBMM’de konuyla ilgili kapsamlı bir araştırma yapılmasının da kamuoyundaki soru işaretlerinin giderilmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.
“Bu mesele yalnızca muhalefetin gündeme getirdiği bir konu olarak görülmemeli. Eğer ortada organize bir yapı, usulsüzlük veya suç varsa bunun siyasi partisi olmaz. Kim olursa olsun hukuk önünde hesabını vermelidir” değerlendirmesinde bulundu.
“Türkiye’de nereden buldun?” tartışması yeniden gündemde
Koç, yaşanan tartışmalar üzerinden Türkiye’nin vergi ve servet düzeninin de yeniden ele alınması gerektiğini savundu.
Üretimden elde edilen gelir ile finansal işlemlerden sağlanan kazançların vergilendirilmesi konusunda toplumda adalet duygusunu zedeleyen sorunlar bulunduğunu ileri süren Koç, servet hareketlerinin daha etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini söyledi.
Koç, “Nereden buldun?” tartışmasının yeniden gündeme alınması gerektiğini savunarak, kişilerin servet artışlarının kaynağının ve vergisel yükümlülüklerinin şeffaf biçimde incelenmesini istedi.
“Özel yolsuzluk mahkemeleri” önerisi
Türkiye’de yolsuzluk ve ekonomik suçlara ilişkin davaların uzun yıllar sürmesinin kamuoyu güvenini zedelediğini belirten Koç, bu alanda uzmanlaşmış yargı birimlerinin oluşturulması önerisini gündeme getirdi.
Koç, yolsuzluk ve ekonomik suç soruşturmalarının daha hızlı sonuçlandırılması gerektiğini savunarak, soruşturmaların belirli süreler içinde tamamlanmasını ve yargılamaların etkin biçimde yürütülmesini istedi.
Yüreğir Belediyesi Meclisi’nde halı saha tartışması
Türkiye gündeminin yanı sıra Adana’da da Yüreğir Belediyesi Meclisi’nde yaşanan tartışma gündeme damgasını vurdu.
Koç, mecliste yaşanan tartışmanın arka planında, önceki dönemde belediye tarafından kiraya verilen bazı spor tesisleri ve halı sahaların tahsis ve kiralama süreçlerine ilişkin iddiaların bulunduğunu söyledi.
Söz konusu tesislerin hangi koşullarda, kimlere ve hangi sürelerle kiralandığı konusunda daha önce çeşitli tartışmalar yaşandığını aktaran Koç, Sayıştay değerlendirmeleri ve mülkiye müfettişlerinin incelemeleri doğrultusunda konunun yeniden ele alınmasının gündeme geldiğini belirtti.
Koç’a göre tartışmanın temel noktalarından biri, söz konusu tesislerin yeniden ihaleye çıkarılıp çıkarılmayacağı oldu.
Meclisteki oylama sırasında ortaya çıkan tablo ve CHP’li başkan vekilinin çekimser oy kullanması ise siyasi tartışmayı daha da büyüttü.
“Yüreğir halkı hizmet bekliyor”
Yüreğir Belediyesi Meclisi’nde yaşanan tartışmaların siyasi polemik boyutundan çıkarılması gerektiğini belirten Koç, asıl tartışılması gereken konunun kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığı olduğunu ifade etti.
Koç, Yüreğir halkının temizlik, yol, imar ve belediye hizmetleri beklediğini belirterek, belediye meclisinin enerjisinin siyasi çekişmelere değil, kamu yararına yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Burada asıl mesele kişisel tartışmalar değil, belediyeye ait taşınmazların ve spor tesislerinin kamu yararı gözetilerek kullanılıp kullanılmadığıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Adana siyasetinde CHP’de yeni hesaplaşma
Adana siyasetinde Yeni Parti İl Başkanlığı seçimi öncesinde yaşanan gelişmelerin de dikkat çekici olduğunu belirten Koç, mevcut il başkanı Anıl Tamburoğlu’nun tek aday olarak seçime gitmesinin beklendiği süreçte Kadir Aydar’ın adaylık hamlesinin siyasi dengeleri değiştirdiğini söyledi.
Koç, Ceyhan eski Belediye Başkanı Kadir Aydar’ın adaylık sürecinin Yeni Parti Adana teşkilatındaki farklı siyasi gruplar arasındaki rekabeti daha görünür hale getirdiğini ifade etti.
İlçe örgütlerindeki son seçim sonuçlarının da parti içindeki dengeler açısından önem taşıdığını belirten Koç, önümüzdeki süreçte Yeni Parti Adana teşkilatında ciddi bir siyasi yarış yaşanabileceğini kaydetti.
“Siyasetin üzerinde hukuk olmalı”
Türkiye’de yaşanan ekonomik ve siyasi tartışmaların ortak noktasının güven meselesi olduğunu belirten Koç, ister finans piyasalarında ister belediyelerde ister kamu ihalelerinde olsun, kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflığın esas alınması gerektiğini söyledi.
Koç, “Kim olursa olsun, hangi partiden olursa olsun, hangi makamda bulunursa bulunsun; hakkında ciddi iddia bulunan herkes bağımsız yargı önünde hesap vermelidir. Ancak bunun yolu peşinen suçlu ilan etmek değil, şeffaf ve etkin soruşturmadır” dedi.
“Fon krizi siyasi partiler üstü bir mesele”
Fon krizinin Türkiye’nin ekonomik güven ortamını etkileyebilecek boyutta olduğunu savunan Koç, soruşturmanın siyasi hesaplaşmaya dönüştürülmemesi gerektiğini belirtti.
Koç, “Türkiye’nin ihtiyacı olan şey adalet, şeffaflık ve hesap verebilirliktir. Fon meselesi bütün yönleriyle araştırılmalı; kim suçluysa hukuk önünde cezasını çekmeli, suçsuz olanların da aklanması sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.
Koç’a göre bundan sonraki süreçte kamuoyunun gözü hem yürütülecek soruşturmalarda hem de iktidarın atacağı adımlarda olacak.
Araştırmacı yazar Niyazi Koç, Türkiye’nin ekonomik ve siyasi güveni açısından tartışmaların şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Sistemin yeniden güven üretmesi için hukuk, adalet ve kamu yararı temelinde yeni bir sayfa açılması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.