DOLAR 18,644
EURO 19,6257
ALTIN 1079,816
BIST 5001,82
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana °C

Asgari ücrette yapılan artışın anlamı ne? / Niyazi Koç yazdı

03.07.2022
A+
A-

Günlerdir beklenen asgari ücret nihayet açıklandı. Açıklandı ya sonrası. Beklenen gelişme yani satın alma gücü artacak mı?

Yoksa bunu bahane edenler sattıkları ürünlere zam yapmaya devam edecekse; bu artışın ne önemi kalacak?

Serbest piyasa adı altında yapılan vicdansız ve ahlaksız zamlara “dur” demedikçe ahlaksız zenginleşmenin kaynağı olan enflasyonun peşinde koşup dururuz.

Bir yandan fiyatlar artmaya devam ederken, ücretlere de gıdım gıdım artışlar ile insanlar avutulmaya devam edilir.

Devlet daima ücret piyasasına müdahale eder, çünkü devletin en büyük gelir kaynağı ücretlerden alınan vergilerdi.

Yani asgari ücret arttıkça; devletin de vergi gelirlerinden artış söz konusudur.

Asgari ücret, devlet tarafından belirlenip uygulanmasa ne olur?

Ücretler bugünkü seviyede bile olmaz, insanlar bu ücretlerin altında çalışmaya zorlanırlardı.

Geldiğimiz durumda zaten kamu kurum ve kuruluşlarında ücretler asgari ücret düzeyinin üstündedir.

Asgari ücretin asıl uygulandığı alan taşeron firmalar ve özel sektör ve hizmet firmalarıdır.

Yani özel sektörün tamamıdır.

Büyük ve orta ölçekli sanayi kuruluşları, bu ücretlerin altından karlılıklarını artırma yoluna giderek kalkabilecektir.

Fakat 5-10 eleman çalıştıran küçük dükkan sahipleri ise ya elaman çıkartacak ya da personeli düşük ücretle çalışmaya zorlayacaklardır.

İşte bu tür işletmelere kamu desteği mutlaka sağlanmalıdır.

Asıl çözüm ise, enflasyonun arkasından koşmak değil, enflasyon oluşma şartlarını ortadan kaldırmaktır.

Bunun yolu da kamucu uygulamalardır.

Üretim atağına geçmektir. Ucuz enerji kaynakları bulmaktır. Ve paylaşmaktır.

Özel sektör firmaları, İstanbul Sanayi Odası ilk 500 firma raporlarında açıklanan karlılıklarının bir kısmını da paylaşmalıdır.

Bankalar tarihin en yüksek karlılıklarının zirvesindeler.

Bunlardan gelir vergisi rakamlarını yükselterek vergi alınması sağlanmalıdır.

Büyük inşaat şirketleri, büyük rantlar elde etmeye devam ediyor. Her şeyi kılıfına uydurup akıl almaz şekilde zenginleşiyorlar. Bunlara mutlak bir kez de olsa “rant vergisi” çıkarılmalıdır.

Enflasyon sadece çalışanların sırtında kamburdur.

Sonuç hem üretelim hem de paylaşalım.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.