DOLAR 16,0823
EURO 17,334
ALTIN 965,064
BIST 2375
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 28°C
Gök Gürültülü

“Aydın”larımızın sefaleti! / EDİTÖR’den

“Aydın”larımızın sefaleti! / EDİTÖR’den
03.08.2021
71
A+
A-

Aydın ve toplum  ilişkisi nasıl olmalıdır.’Aydın’ kime denir, ‘Aydın’  nasıl olmalıdır.Türk aydını  ne yapmaktadır.Halk  neden  gerici ve bölücülerin insafına bırakıldı.’Aydın’larımız halkla birlikte yaşamak,toplum için çalışmak yerine   vur patlasın,çal oynasın anlayışı ile  günlük yaşam çıkarları uğruna sistemin birer devşirmesi mi oldu.

Son  yıllara damgasını vuran  dönek’lik ve devşirmelik’in bu kadar yaygın hale gelmesi   ‘Aydın’larımızn   toplumdan ne kadar uzaklaştığını ve yabancılaştığını da gözler önüne sermektedir.

Tabii  bütün bunlar olurken bu gidişe dur diyen ve bu karanlık gidişi  millete anlatan,direnen   Aydınlarımız da var,  öncülerimizde var  ve  Türk Gençliği var.

Çünkü  ihanet büyük ise  direnişte büyük olacaktır  bu kesindir  ve böyledir ve de böyle  bilinmelidir.

Aydın’larımızın diğer bir sorunu da tam anlamı ile entelektüel  sefalet’ide  yaşıyor olmalarıdır.Tam anlamı ile  ‘düşünce’nin sefaleti. Sözüm ona ‘Aydın’diye ‘kanaat önderi’ olarak televizyonlara  çıkartılan,medyanın  köşe başlarını tutan  ve  ‘Aydın’ olarak  millete yutturulan bilgiden, içerikten,birikimden ve her şeyden önce ‘Aydın’ olma namusunu taşımayan zavallıların toplumu nasıl yalan bilgi bombardımanına tuttuğunu hep birlikte ibretle  izliyoruz.

Ama  ne yazık ki en çokta onların borusu ötüyor birçok yerde.Gerçeklerin nasıl alabora edildiğini   hep birlikte izliyoruz.Bu zavallı  güruh siyasal iktidarın borazanı haline gelmiş,sistemin devşirmeleri olmuş ve sürekli olarak ülkenin namuslu,yurtsever ve devrimci-halkçı  Aydın’larını  hedef göstermekte,onları yalnızlaştırmakta,ötekileştirmekte ve ‘itibar’sızlaştırmaya  çalışmakta olduğu da bir gerçektir.

Bu arada gelişen bilişim de hayatımızı esir almakta bu kadar yoğun  ‘bilgi’bombardımanı altında tükeniyoruz ve çıldırıyoruz.

Toplum öfke nöbetleri içinde boğulurken ‘Aydın’larımız  ne  yapıyor halk için,millet için  işte  önemli sorun bu zaten.

Onlar  da yalanlarına ve sistemin sahiplerini yalamaya devam ediyorlar.

Bizim  ‘Aydın’larımızı en belirgin özelliği ise örgütsüzlüğü bir yaşam biçimi haline getirmiş olmaları,halktan şikayetçi olmalarıdır.Bu tip ‘Aydın’lar halktan o kadar uzaktırlar ki kendilerinde halkı azarlama ve aşağılama hakkını görürler.Halka uzaktan bağırırlar ‘örgütlenin’ diyerek  ama kendileri örgütsüzdür.

Örgütlenmek  bağımsız aydın için bayağı bir iştir.Partileşmek,bağımsız aydın için statü kaybıdır,sıradanlaştırmaktır.Çünkü halktan uzak olan aydına göre partileşmek  aydın olmanın rantlarından olmak demektir.

O tip  aydın  herkesin peşinde koştuğu,düzene ve sisteme muhalifmiş gibi yaparak aydın olmanın rantı peşindedir.

Oysa ki  örgütsüz   ‘Aydın’ yalnız ve karamsardır,bir çıkış yolu bulamaz çünkü çıkış yolunu bulacak  örgüt pratiğinin  dışındadır.

Partisi olmayan ,örgütü olmayan  ‘Aydın’Ergenekon’da demircisiz kalmıştır.50  yaşına gelmiştir,60 yaşına gelmiştir fakat bağımsız  ‘Aydın’ örgütlüsüzlük de diretmekte  fakat halkı’da örgütsüz olduğu için   azarlamaktadırlar.

Bu durum Türk aydının  acı bir dramıdır son otuz yıla baktığımız zaman  ‘Aydın’ların nasıl sisteme  nasıl bağlandığının,nasıl devşirildiğinin,nasıl dönekleştiğinin,nasıl hainleştiğinin,millette ve bu topraklara nasıl ve kadar yabancılaştığının,kendi  askerine bile nasıl düşmanlaştığının ve ne  kadar zavallılaştığının   acı bir  gerçeğini görmekteyiz.

Türk  Aydını  Mithat Paşa’lardan,  Namık Kemal’lerden,Tevfik  Fikretlerden,Mahmut Esat Bozkurt’lardan ve Mustafa Kemal  ATATÜRK ‘den kalan  devrimci-halkçı  mirasa sahip çıkmalı ve gereğini yapmalıdır.

Çünkü bu kahramanların hepsi örgütlü  ve teşkilatçıydı.

Yoksa   bu millet,bu topraklar ve  tarih onları affetmeyecektir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.