24 Nisan 2026, 19:42:08
Dolar 42,2340
Euro 48,8802
Altın 5.629,56
BİST 10.824,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 24°C
Az Bulutlu
Adana
24°C
Az Bulutlu
Cts 24°C
Paz 16°C
Pts 19°C
Sal 20°C

Babacan’dan İran’a destek, Çin’e övgü; CHP’ye tavsiye

Ali Babacan, İsrail yayılmacılığına karşı Türkiye’nin Suriye ve İran’ı güçlü tutmak için çalışması gerektiğini vurguladı. Cumhur İttifakı ve CHP dışında bir seçenek üzerinde çalıştıklarını bildirdi

Babacan’dan İran’a destek, Çin’e övgü; CHP’ye tavsiye
24 Nisan 2026 16:53
A+
A-

AK Parti’den ayrılarak Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi’ni kuran Eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Ulusal Kanal’a konuk oldu. Önceki akşam canlı yayında Ulusal Kanal Ankara Temsilcisi Adnan Türkkan ile birlikte sorularımızı yanıtlayan Babacan’ın ABD-İsrail’in saldırganlığı ve Çin’in yükselişine dair değerlendirmeleri dikkat çekti. Babacan, Hürmüz Boğazı’ndaki Amerikan ablukası için “Amerika’nın da oralardan çekilip gitmesi lazım. ‘Savaş gemim var.’, ‘Uçak gemisi getirdim.’, ‘Benden izni almayan buralardan geçemez.’ Böyle bir şey yok.” dedi.

Hükümeti yüksek faiz ödemeleri nedeniyle eleştiren Babacan, CHP’nin kendi içinde bir arınma mekanizması kurması gerektiğini söyledi. “DEVA Partisi Genel Başkanı doğal Cumhurbaşkanı adayıdır.” mesajı verdi. Cumhur İttifakı ve CHP dışında bir seçenek üzerinde çalıştıklarını bildirdi.

‘SURİYE VE İRAN’I GÜÇLÜ TUTMAK İÇİN ÇALIŞMALI’

DEVA Partisi Genel Başkanı, ABD ve İsrail’in bölgede İsrail dışında güçlü devlet istemediği için İran’a saldırdığını belirtti. Nükleer geliştirme ve balistik füze üretiminin İran’ın egemenlik hakkı olduğunu aktaran Babacan şöyle konuştu:

“İsrail’le Amerika’nın İran’a başlattığı saldırı uluslararası hukukun ihlalidir, Birleşmiş Milletler şartının ihlalidir. Nükleer teknolojiye sahip olmak her egemen ülkenin hakkıdır. Mesela balistik teknolojiye sahip olamaz. Niye olamazmış? Yani balistik füze teknolojisine sahip olmak her egemen ülkenin hakkı. 2010 anlaşması sırasında Türkiye olarak arabulucuyduk. ‘Eğer bizim arabulucu olmamızı istiyorsanız ilkeler bazında hareket etmek zorundayız. İran’a bunu yasaklayamazsınız; bunu talep edemezsiniz.’ dedik. Asıl buradaki büyük resme baktığımızda İran zayıf olsun, Türkiye zayıf olsun ve bunlar kendi emellerine ulaşmak için ortada rahatlıkla at koştursun. Asıl amaçları o… İran’ın düşmemesi lazım. Mesela Suriye’nin düşmemesi lazım… O aradaki ülkelerin güçlü durması lazım ve biz onları güçlü tutmak için çalışmamız lazım.”

Babacan Aydınlık ve Ulusal’ın sorularını yanıtladı: İran’a destek, Çin’e övgü; CHP’ye tavsiye - Resim : 1

‘RİYAD BİLDİRİSİNE İMZAYI DOĞRU GÖRMEDİM’

“İran savaşında Rusya ve Çin’in tutumunun gayet sağduyulu olduğunu gördük.” diyen Babacan, Türkiye’nin tavrını da genel anlamda olumlu bulduğunu ekleyerek Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı eleştirdi:

“Genel anlamda ben olumlu buldum. Türkiye’yi bu ateşin dışında tutmak önemliydi. Biliyorsunuz Türkiye’ye yönelen balistik füzeler de oldu. Mesela o konularda itidalli olmak, hemen hızlı bir tepki vermemek, provokasyona kapılmamak önemliydi. Dolayısıyla onu takdir ettim. Bir tek eleştirdiğim bütün bu süreç içerisinde şu oldu: Bizim Dışişleri Bakanı bazı Körfez ülkeleriyle beraber sadece İran’ı hedefleyen bir açıklamaya imza attı. Sadece İran’ı suçlayan ve Amerika’nın hiç adını anmayan. Amerika diye bir şey yok sanki bu savaşta. Öyle bir açıklamaya imza atmasını ben doğru görmedim. Çünkü tarafsızlık ilkemizi bozmuş olduk. İran’a karşı taraf olan ülkeler içerisinde yer aldık ve imza attık. Yani ben ülkenin cumhurbaşkanı olsam, bakanıma öyle bir şey imzalattırmazdım.”

‘ÇİN DOĞRU ADIMLAR ATTI’

ABD’nin itibar kaybı yaşadığını ve buna bağlı olarak doların rezerv para olma özelliğinin tartışıldığına değinen Babacan, Mayıs’ta Çin’i dördüncü kez ziyaret edeceğini duyurdu ve şöyle anlattı:

“Çin ekonomide, teknolojide ve güvenlikte hızla artık dünya liderliğine oynayan bir ülke haline geldi. Çin’i dünyayla daha entegre bir ülke yapma vizyonunu o gün bizzat Şi Xinping’ten dinlemiştim. Doğru adımlar atıldı. Refahın tabana yayılmasıyla ilgili önemli adımlar atıldı. İç tüketime ağırlık veren bir ekonomik model özellikle şu anda biraz daha ağırlıklaşıyor. Dolayısıyla bu, bu önemli bir değişimdi…

“Çin’de bizim anladığımız anlamda bir demokrasi yok ama meritokrasi var. Liyakat bazlı bir yönetim sistemi. Artı bir de bu yolsuzlukla mücadele konusunda da son yıllarda ciddi adımlar atıldı, atılıyor.”

‘YENİ REZERV PARA GERÇEKÇİ DEĞİL’

Babacan, şöyle devam etti:

“Ekonomi, teknoloji ve güvenlik: Yani Çin’in şu anda donanması dünyanın en büyük donanması. Yedi yüz savaş gemisi var. Şu anda beş uçak gemisi tersanelerde ve dünyada Çin’den başka eş zamanlı olarak beş uçak gemisini inşa edebilecek kapasiteye sahip başka bir ülke yok…

“Amerika Birleşik Devletleri doları bütün dünyada bir silah gibi kullanmaya başladı yaptırımlar yoluyla. Doları bir yaptırım aracı, bir silah olarak kullanmaya başladıktan sonra bu sefer o eski güveni sağlayamamaya başladı. Dolayısıyla doları ikame edecek para birimlerinin, bu dijital para da olabilir ya da başka para birimleri de olur, bugünden başlayıp hemen itibar biriktirmesi lazım. Güven oluşturması lazım. Yani doları unutalım, yakalım, kurtulalım, birden yeni bir döneme başlayalım. Bu gerçekçi değil.”

‘MESELE TARIMSA SERBEST EKONOMİ YOK’

Ali Babacan, iç politikaya ilişkin de görüşlerini paylaştı. Ekonomi yönetimini yüksek faiz politikası ve ödemeleri nedeniyle eleştirdi. Enflasyonla kalıcı mücadelenin gıda enflasyonunu düşürmekten geçtiğini savundu. “Mesele tarımsa serbest ekonomi yok.” diyen Babacan gıda enflasyonunu düşürme önerisini şöyle temellendirdi:

“Çiftçiye destek vereceğiz, tarımı destekleyeceğiz. Gübre ve yem fiyatlarının yarısını devlet karşılayacak. Mesele tarımsa serbest ekonomi yok. Dünyada tarımda ‘serbest ekonomi’ diye bir şey yok. Dünyada tarım demek, çiftçi demek; devlet desteği demek. Sulama yatırımlarını tamamlayacaksınız. Bakın bu yıl bütçedeki faiz ödemesi 2 trilyon 700 milyar. Çiftçiye destek 161 milyar. Çiftçiye verilen desteğin on altı misli faiz ödeniyor şu anda. Biz hesabını yaptık. Türkiye’deki bütün sulama yatırımlarını 2 trilyon liraya tamamlamak mümkün. Ve biz dedik ki ‘Beş senede tamamlayacağız bunu.’”

AK PARTİ VEYA CHP’YLE İTTİFAK

Babacan, “Cumhurbaşkanı adayı mısınız?” sorusunu “Başkanlık sistemi doğal olarak her partinin genel başkanının cumhurbaşkanı adayı olmasını zaten gerektiriyor. Doğal olarak DEVA Partisi’nin doğal cumhurbaşkanı adayı benim.” ifadeleriyle cevapladı.

AK Parti ile bir ittifak öngörmediğini bildiren Babacan, “Son dönemde yaşananlar, CHP ile bizim iş birliğimizin çok kolay olmayacağını gösteriyor.” diye ekledi.

Seçim stratejisini “Yeni Yol birlikteliğinin genişlemesi ve safları sıklaştırarak bir seçim ittifakına dönmesi, seçim iş birliğine dönmesi bizim şu andaki hedefimiz.” diye açıkladı.

‘ARINMA SİSTEMİ KURABİLMELERİ LAZIM’

DEVA Partisi Genel Başkanı, CHP’yle neden tekrar bir ittifak olmayacağı konusunda şunları kaydetti:

“CHP’nin böyle bir ittifak arayışı yok öncelikle. Yani onlar Türkiye ittifakı diyorlar, biz tabanda ittifak kuracağız diyorlar. ‘Biz diğer siyasi partilerin seçmenlerini istiyoruz ama partilerin kendisini istemiyoruz.’ diyorlar. Dolayısıyla onların zaten böyle bir arayışı yok.

“… Doğru, CHP şu anda büyük bir saldırı altında. Bir siyasi operasyon bu. Ama siyasi partilerin kendi içinde madem ‘Yargı operasyonudur.’ diyoruz, bir arınma, arındırma sistemi de kurabilmeleri lazım. Bu kadar iddia varsa, bugün bir siyasi partinin rahatlıkla, ‘Bunlar doğru mudur, değil midir?’ diye kendi içinde bir değerlendirme sistemi olmalı. Yani mahkemelere bırakmadan ‘Ben kendi belediye başkanımın kendi durumuna kendim bakacağım arkadaş.’ diyebilmeli.” Kaynak: Aydınlık

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.