Dolar 33,0413
Euro 35,9402
Altın 2.546,09
BİST 11.156,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 36°C
Parçalı Bulutlu
Adana
36°C
Parçalı Bulutlu
Pts 36°C
Sal 35°C
Çar 34°C
Per 34°C

Bir kaşık bal için bir ömür / Recep Erçin

Bir kaşık bal için bir ömür / Recep Erçin
26 Haziran 2024 11:17 | Son Güncellenme: 26 Haziran 2024 12:49
A+
A-

Yıllar önce Antalya‘da fuar öncesi sohbet toplantısındayız. Konu baldan açılınca yılların turizmcisi (ismi bende kalsın) bir anısını anlattı: “Ankara yakınlarında beni bir hangara götürdüler. İçeri girdim iki yanda kocaman kazanlar kaynıyor. Yazıhane kısmına girdik. Kısa boylu, kel, fötr şapkalı, kocaman yeşil gözlü bir adam. Ne yapıyorsunuz burada diye sorduğumda; bal yapıyoruz, dedi. Arılar nerede diye sorduğumda; arı göbeğini kaldırıp bal mı yapabilir, balı ben yapıyorum, Dilaver abin, diye yanıt verdi.”

O dönem malum TV’lerde bir teneke alana bir teneke bedava sahte bal satılıyordu. Bunlara yönelik denetlemeler yapılsa da işin arkasındaki kişiler başka önde satış yapanlar başka olduğu için önüne zor geçildi. Çünkü taşrada güvendikleri insanlara para karşılığı bu işleri yaptırıp, sahtekarlıktan hapse girdiklerinde (zaten ülkede sürekli af çıktığından) ev veya araba verip suçu üstlenmeleri sağlanıyordu. Nihayetinde vatandaş da uyandı ve o esanslı glikoz şuruplarını tercih etmemeye başladı.

ANALİZ EDİLMESİ LAZIM

Geçenlerde Adana‘da üretim yapan Anavarza Bal’ın Genel Müdürü Can Sezen İstanbul’da idi. Kendisi ile sohbet etme fırsatımız oldu. Bu hikayeyi anlatınca, “Recep bey bunun önüne geçilebildi. Ancak yol kenarları devam ediyor. Esas mesele ise raflarda. Geçmişte biz bu sahte ürünü anlatırken yol kenarı, cami önü derken bugün artık Nişantaşı’ndaki mağazada bile denetimsiz ürünler var. Çünkü enzimle ilgili hile devam ediyor. Tebliğ yayınlandı. Devlet de yatırım yaptı, kontrol ediyor. Ama raftan da ürünlerin alınıp incelenebilir hale gelmesi lazım.” dedi.

Can Sezen’in aktardığına göre her ne kadar üretimler denetlenip, glikoz şurubu ile yapılan ürünlerin önüne geçilse de bugün market raflarında yer alan balların da analiz edilmesi şart. Çünkü doğal bal dense bile analiz edilmeden tüketiciye sunulan her üründe sıkıntı olabiliyor. Can Sezen, “Biz üreticilere balı bize vermeyecekseniz bile getirin analizini yaptırın siz kendi tüketeceğiniz balı da güvenle kullanın diyoruz.” ifadelerini kullandı.

TOZ BAL YAYGINLAŞACAK

Adana’daki bal işleme tesisine 10 milyon TL ilave yatırım yaparak laboratuvar kurduklarını belirten Can Sezen, kapıya gelen her balı analiz ettiklerini söyledi. Toz balın kullanım alanının da son yıllarda yaygınlaştığını ifade eden Anavarza Bal Genel Müdürü Sezen, ABD ve Avrupa’da yaygın olarak kullanılan bu ürüne ilişkin şu detayları aktardı: “Toz bal hiçbir kimyasal kullanılmadan ekmekte bayatlamayı geciktiriyor. Yüksek ve uzun ısıl işlemde bal yerine toz bal konulması daha uygun. Çünkü yüksek ısıda balın yapısı bozularak kanserojen madde üretiyor. Toz balda ise böyle bir durum söz konusu değil. Toz balın kilosu ise sıvı bala kıyasla 2.5-3 kat pahalı.”

İHRACAT DA VERİM DE DÜŞÜK

Türkiye toplam bal üretiminin yüzde 5-10’unu ihraç edebiliyor. Dökme ihracata karşı olduğunu vurgulayan Sezen, markalı ihracatın ülkeye bıraktığı katma değere değindi. Geçen yıl ülke genelinde kayıtlı 115 bin ton bal işlendi. Türkiye’de 100 bin arıcı, 9 milyon koloni var. Her bir kovanda 40-60 bin civarı arı var. “Bunu korumalıyız.” diyen Can Sezen, üretici sayısı artıyor görünse de verimin düşük kaldığına dikkat çekti.

Kovan başına 17.5 kilogram olan verimin 12.5 kiloya düştüğünü hedefin 25 kilogram olması gerektiğini savunan Sezen, iklim krizi ve şehirleşme yüzünden daralan arıcılık alanları ve arıcıların belli bölgelerde yoğunlaşması yüzünden verimin düştüğünü sözlerine ekledi. Sezen ayrıca Çin’in arıcılıktaki başarısına işaret ederek, ülkemiz arıcılarının da eğitilerek arı sütü, propolis, polen, arı zehri gibi ürünleri de kovandan hasat ederek gelirinin artırılabileceğini anlattı.

MİGROS İLE PROJE YAPTI

Bu anlamda arıcıların yayılma alanlarının uyumlulaştırılmasının önemine işaret eden Can Sezen, ayrıca Migros ile yaptıkları projeyi anlattı: “Dünya Arı Günü kapsamında bir dizi etkinlik yaptık. Anavarza Bal olarak, Migros iş birliğiyle 100 arı yetiştiricisine arıcılık başlangıç seti hediye ediyoruz.

Tarım ve Orman İlçe Müdürlükleri, Halk Eğitim Merkezleri ve Aile Kulüpleri işbirliği ile Türkiye’nin farklı illerinde düzenlenen Millî Eğitim Bakanlığı sertifikalı ‘Arı Yetiştiriciliği’ kurslarına katılan ve ‘İyi Tarım Uygulamaları’, ‘Doğru Arıcılık’ eğitimlerini tamamlayan arıcılara verilecek arıcılık başlangıç paketiyle doğru bal üretiminin artarak devam etmesini hedefliyoruz.

Arıların bütün bir ömürleri boyunca ürettiği bal miktarı bir çay kaşığından fazla değil. Arılar, bir kilo bal için dünyanın çevresini altı kez dönmeye eşit ölçüde yol kat ediyorlar. Sonunda tekrar yuvasına yani kovanına dönen bu muhteşem canlılar, tüm bu uğraş ve kat ettikleri yol sonucunda, ortalama 7 hafta yaşadıkları hayatları boyunca sadece bir damla bal üretebiliyor. Dolayısıyla hem arıların hem de doğanın mucizevi besini balın kıymetini bilip korumalıyız.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.