Büyükşehir’de ‘Halk Kart’ krizi: Karşılıklı suç duyuruları ve yolsuzluk iddiaları
Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından ihtiyaç sahiplerine dağıtılan Halk Kartlarla ilgili şikayetler, yargıya taşınan büyük bir krize dönüştü. Kartlara bakiye yüklenmemesiyle başlayan süreç; ihaleyi alan firma, belediye bürokratları ve siyasi isimlerin dahil olduğu bir usulsüzlük iddiasına evrildi.
Ödemeler yapılmadı, şikayetler çığ gibi
Belediyenin dar gelirli vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılaması amacıyla hayata geçirdiği Halk Kart projesinde sular durulmuyor. Belirlenen marketlerde geçmesi gereken kartlara gerekli meblağların yüklenmediği gerekçesiyle mağdur olan vatandaşların şikayetleri her geçen gün artıyor.
Karşılıklı suç duyuruları: İstanbul’dan adliyeye
Edinilen bilgilere göre, Sağlık ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı tarafından ihale edilen ve organizasyonu Birleşik Ödemeler Hizmeti adlı şirket tarafından yürütülen sistemde, taraflar birbirini suçlamaya başladı:
Firma Savcılığa Gitti: İlgili yüklenici firmanın, yaşanan aksaklıklar ve süreçteki müdahaleler nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi.
Belediyeden Karşı Hamle: Büyükşehir Belediyesi’nin de ilgili firma hakkında suç duyurusunda bulunduğu ve konuyla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlattığı gelen bilgiler arasında.
‘Eş Başkan’ iddiası ve bürokraside hareketlilik
Haberin odak noktasında ise dikkat çeken isimler yer alıyor. Kartların dağıtımından sorumlu olan Derman ekibi ve Özel Kalem Müdürü Ejder Sıkık’ın sorumluluğundaki birimde, CHP İl Yönetim Kurulu Üyesi D.B.D.’nin, belediye çalışanı olmadığı halde “eş başkan” gibi yetki kullandığı iddia ediliyor. Yapılan uyarılara rağmen bu durumun devam etmesi, kurum içinde rahatsızlık yaratmış durumda.
Gözler sorumlu isimlere çevrildi
Soruşturmanın ve incelemelerin şu isimler ve birimler üzerinde yoğunlaşması bekleniyor:
Özel Kalem Müdürü ve Derman Ekibi Sorumlusu, Sağlık ve Sosyal İşler Daire Başkanı ve ilgili firma yetkilileri ve danışman statüsündeki isimler.
“Üstü örtülmek mi isteniyor?”
İddiaların bir diğer boyutu ise bürokratik baskı. Bağlı bulunulan Genel Sekreter Yardımcılığının, olayın kamuoyuna yansımasını engellemeye ve konunun üzerini kapatmaya çalıştığı ileri sürülüyor. Şehrin sosyal yardım ağını kilitleyen bu krizde, ilgili daire başkanı ve yetkililerin görevden alınması beklenirken, adli sürecin nasıl sonuçlanacağı merak konusu.