Derin Analiz! / Editör’den
Adana Kulisleri: Zeydan Karalar bu süreci nasıl yönetmeli?
Adana siyasetinde son günlerin en çok konuşulan konusu, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar hakkında verilen görevden uzaklaştırma kararının uzatılması. Bu karar yalnızca hukuki bir dosyanın devamı değil; aynı zamanda Adana’da yerel yönetimin nasıl işleyeceğine dair ciddi bir siyasi test anlamına geliyor.
Önce şu gerçeği net koyalım:
Görevden uzaklaştırma bir mahkûmiyet değildir. Bu, soruşturma sürecinde alınan geçici bir idari tedbirdir. Ancak bu tedbirin doğurduğu açık bir sonuç vardır: Görevden uzaklaştırılan bir belediye başkanı artık belediyenin idari işlerine müdahale edemez.
Bu durumda belediyenin yönetimi hukuken belediye başkan vekili Güngör Geçer’e geçmiştir.
İşte Adana siyasetinin asıl kırılma noktası tam da burada başlıyor.
Belediye içinde çift başlılık oluşursa Adana kaybeder
Adana kulislerinde herkesin konuştuğu mesele şu:
Belediyede çift başlılık oluşur mu?
Görevden uzaklaştırılmış bir başkanın belediye yönetimine fiilen müdahil olmaya devam etmesi, kaçınılmaz olarak başkan vekilini işlevsiz hale getirir.
Bu durumda ortaya son derece tehlikeli bir tablo çıkar:
• Hukuken yetkili olan kişi Güngör Geçer’dir
• Ancak fiilen başka bir otoritenin etkisi hissedilir
• Bürokrasi kime bağlı olduğunu net biçimde göremez
Yerel yönetimlerde bu tabloya tek bir isim verilir:
Yönetim krizi.
Bürokrasi böyle durumları sever
Adana siyasetini yakından takip edenler bilir: Belediye bürokrasisi çok güçlüdür.
Ama bürokrasinin en rahat ettiği ortam da bellidir:
Yetki belirsizliği.
Eğer belediyede iki farklı güç merkezi oluşursa şu sorular dolaşmaya başlar:
“Talimat kimden geliyor?”
“Yetki kimde?”
“Kararı kim verecek?”
İşte o noktada bazı bürokratlar frene basar.
Karar alınmaz.
Dosyalar bekler.
İmzalar gecikir.
Sonuçta belediye fiilen yavaşlar.
Bir bürokratın tek sözü bile büyük sorun çıkarabilir
Adana kulislerinde konuşulan bir başka kritik risk daha var.
Belediyede başkanı sevmeyen bir bürokratın çıkıp “Başkan bana talimat verdi” demesi bile yeni bir kriz yaratabilir.
Bu iddia doğru olsun ya da olmasın, ortaya atıldığı anda yeni bir tartışma başlar.
Türkiye’de kamu yönetiminde bazen tek bir cümle bile büyük bir soruşturmanın kapısını açabilir.
İşte tam da bu nedenle bu süreçte en akıllıca yol, belediye yönetimi ile siyasi faaliyet alanını tamamen ayırmaktır.
Zeydan Karalar siyasetine devam edebilir
Şunu da açık söylemek gerekir.
Görevden uzaklaştırma kararı bir siyasetçinin siyasi haklarını ortadan kaldırmaz.
Zeydan Karalar:
• kamuoyuna konuşabilir
• siyasi faaliyet yapabilir
• hukuki sürecini anlatabilir
• kendini savunabilir
Bunların hepsi demokratik haklardır.
Ancak bu faaliyetlerin belediyenin imkânlarını ve personelini kullanmadan yürütülmesi gerekir.
Siyasi mücadele ayrı bir alandır.
Belediye yönetimi ise tamamen ayrı bir alandır.
En kritik mesele: Yol arkadaşlarını zor durumda bırakmamak
Adana siyasetinde en çok konuşulan meselelerden biri de şu:
Bu süreçte Zeydan Karalar’ın kendi yol arkadaşlarını zor durumda bırakmaması.
Çünkü belediyede yaşanacak her yetki karmaşası doğrudan başkan vekili Güngör Geçer’i zor durumda bırakır.
Aynı şekilde belediye bürokrasisi de iki otorite arasında kalır.
Bu tablo büyürse ortaya çıkacak sonuç yalnızca bir siyasi tartışma olmaz.
Adana’da belediye yönetimi kilitlenir.
Devletin refleksi bellidir
Türkiye’de kamu yönetiminin bir refleksi vardır.
Eğer kurumsal düzeni zedeleyen bir durum ortaya çıkarsa devlet kendi tedbirini alır.
Bu mekanizma duygularla değil hukukla çalışır.
Ve gerektiğinde alınan tedbirlerde kimsenin gözyaşına bakılmaz.
Son söz
Adana bugün yalnızca bir hukuki sürecin değil, aynı zamanda bir siyasi olgunluk sınavının içinden geçiyor.
Bu süreçte en doğru yaklaşım:
• belediye yönetimine müdahale etmemek
• başkan vekili Güngör Geçer’in görevini rahat yapabilmesine imkân tanımak
• siyasi faaliyetleri belediye kurumu dışında yürütmek
• süreci hukuk içinde takip etmektir
Çünkü siyasette krizler gelip geçer.
Ama şehirler kalıcıdır.
Ve Adana’nın bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey kulis savaşları değil, yönetim istikrarıdır.