Doğu Perinçek’ten önemli açıklamalar: Türkiye’nin savunması Venezuela ve İran’dan başlar
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, partisinin genel merkezinde ABD’nin Venezuela ve İran’a yönelik saldırılarını değerlendirdi. Perinçek, Türkiye’nin savunmasının Venezuela ve İran’dan başladığını ifade etti.
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, partisinin genel merkezinde yapılan Merkez Karar Kurulu Toplantısı öncesinde, ABD‘nin Venezuela ve İran‘a yönelik saldırılarını değerlendirdi.
İşte Perinçek’in açıklamasından öne çıkanlar:
MİLLÎ DEVLET DİRENİR MİLLÎ ORDU DİRENİR
ABD emperyalizminin Venezuela’yı hedef alan girişimi şu anda amacına ulaşamamıştır. Venezuela Devleti, bütün kurumlarıyla ve milletiyle ayaktadır ve direnmektedir.
Venezuela Ordusu mevzilerindedir.
Venezuela Meclisi toplanmış ve Devlet Başkanı Vekilini seçmiştir. Bayan Rodriguez, yeminini etmiştir, görevinin başındadır. “Bolivarcı Venezuela Devrimini devam ettireceklerini” bütün dünyaya ilan etmiştir.
Venezuela Dışişleri Bakanlığı, devletini temsil ettiği bütün ülkelerde görevine devam etmektedir. Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Sayın Freddy Eduardo Molina Gutierrez, Ulusal Kanal aracılığıyla Türk milletine ve bütün dünyaya Venezuela Devletinin ayakta olduğunu duyurmakta ve devrimi sürdürme kararlılığını açıklamaktadır.
Venezuela İçişleri Bakanı, çelik yeleğini giymiştir ve yüzbinlerce Venezuela vatanseverini Karakas meydanları ve caddelerinde toplamıştır.
Venezuela milleti, Devrimci Hükümetin önderliğinde bütün ülkede birlik halindedir ve ayaktadır.
Venezuela’daki muhalefet unsurları da, Venezuela Devletinin safındadır. ABD saldırganlığı ve tehditleri, Venezuela milletini, Venezuela Devleti önderliğinde birleştirmiştir.
Venezuela Devlet Başkanı Maduro, NewYork’taki kurgu mahkemede Devlet Başkanı görevini sürdürdüğünü ilan etmiş ve eşiyle birlikte “ABD’nin savaş esiri” olduğunu açıklamıştır.
Venezuela devlet televizyonları, devletin ve halkın direniş haberlerini canlı olarak yayımlamaktadır. Türkiye’de Ulusal Kanal, bu haberleri Türkiye kamuoyuna ve bütün dünyaya görüntülü olarak vermektedir.
Venezuela tecrübesi, çağımızın büyük gerçeğini bir kez daha kanıtlamaktadır: Millî Devlet direnir, Millî Ordu direnir.

ABD EMPERYALİZMİ ŞU ANDA HEDEFİNE ULAŞAMADI
Toplam olarak bakarsak, ABD emperyalizmi, Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti Hükümetini yıkamamıştır ve dahası Devrimci hükümetin yerine geçecek bir iktidar seçeneği oluşturamamıştır.
ABD’nin silahlı müdahalesi, renkli devrim kışkırtamamıştır; herhangi bir darbeci silahlı gücü harekete geçirememiştir. Venezuela Ordusu ve Polisinin karşısında ABD Silahlı Güçleri dışında bir silahlı güç bulunmamaktadır.
ABD EKONOMİSİNİN VE SİLAHLI GÜCÜNÜN ZORLU SINAVI
İçine girdiğimiz süreçte ABD’nin ekonomik gücünün ve silahlı gücünün dayandığı duvarı göreceğiz. ABD ekonomisinin ve askerî girişimlerinin yedi iklim beş okyanusta sınavdan geçeceği bir döneme girmiş bulunuyoruz.
Trump yönetimi, Venezuela’ya saldırısıyla birlikte Kolombiya, Küba, Meksika, Brezilya ve İran’ı da tehdit etti. NATO ülkesi Danimarka’nın toprağı olan Grönland’ı işgal edeceğini ilan etti. Avrupa ülkelerine meydan okuyor.
Avrupa’nın altı önde gelen ülkesi, Almanya, Fransa, İngiltere, İspanya, İtalya, Polonya ortak bildiri yayınlayarak, Grönland’a müdahale durumunda, NATO’nun 5. Maddesi gereği saldırgana karşı Grönland’ı savunacaklarını ilan ettiler.
ABD’nin iç cephesinde, Trump yönetimine karşı büyük bir hareket gelişiyor. ABD Kongresi, Trump’ın Kongre kararı almadan Venezuela’ya saldırısının meşru olmadığını saptıyor.
Bölgemizde İsrail saldırganlığının arkasında olduğunu vurgulamaktan geri durmuyor. Doğu Akdeniz’e, Güney Kıbrıs’a ve Ege’ye silahlı yığınak yapıyor. Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya’ya olan düşmanlığını sözle ve eylemli olarak ifade ediyor.
ABD, yedi iklimde insanlığı hedef alan cepheler açmaktadır. Bu cephelerle ABD anakarası arasında onbinlerce mil uzaklık bulunmaktadır. ABD’nin bütün bu cephelerdeki iddiaları ile ekonomik gücü ve askerî gücü arasında uyumsuzluk bulunmaktadır.
En önemlisi, ABD’nin karşısında Dünya ekonomisinin artık başını çeken Çin gibi ekonomik güçler ve ABD silahlı gücüne dur diyecek Çin, Rusya, İran ve Türkiye gibi silahlı güçler bulunuyor.

ABD SALDIRGANLIĞININ DAYANDIĞI DUVAR
ABD saldırganlığı, gelmiş bir duvara dayanmıştır.
ABD ekonomisi kendilerinin de itiraf ettiği üzere iniştedir. OECD, Dünya Bankası, IMF ve Londra Standart Chartered Bankası’nın yaptığı ortak yansıtmaya göre, ABD 2030 yılında Dünya Ekonomisinde üçüncü güç konumuna düşüyor. Satın Alma Gücü Paritesine göre, 2030 yılında Çin 64 Trilyon Dolar, Hindistan 46 Trilyon Dolar büyüklüğünde üretim kapasitesine yükselirken, ABD ancak 31 Trilyon Dolar üretebilecek. ABD ekonomisi, ABD saldırganlığını besleyecek olanaklardan yoksundur.
İkincisi ABD silahlı gücü karşısında Çin, Rusya, Türkiye, İran gibi etkin silahlı güçler oluşmuştur.
Üçüncüsü, ABD, Avrupa gibi en önemli müttefikini kaybetmektedir ve ABD saldırganlığının uluslararası aracı olan NATO dağılma krizleri içine girmiştir.
ABD silahlı saldırganlığı şov yapabilir, ancak eskisi gibi dünyayı hizaya getirecek iddiaları hayata geçirecek kuvvette sahip değildir.
VENEZUELA ÖN CEPHEMİZ
VENEZUELA TÜRKİYE’Yİ SAVUNUYOR
Bugün Türkiye’de ABD emperyalizminin propagandasına alet olanların iddia ettiği gibi Venezuela, okyanusların ötesinde, Türkiye’yi ilgilendirmeyen bir coğrafya değildir.
Venezuela, Türkiye’ye uzak değil!
Türkiyemizin savunma hatları, bugün Venezuela’dan Tayvan Boğazı’na kadar uzanıyor.
Nerede ABD saldırganlığı varsa, nerede İsrail tehdidi varsa, orada Türkiye’nin ön cephesi vardır. Çünkü Türkiye’ye tehdit, ABD emperyalizmi ve İsrail Siyonizminden geliyor.
Bu nedenle Venezuela Türkiye’yi savunuyor.
Filistin, Türkiye’yi savunuyor.
Suriye, bütünlüğü için mücadele ederken, Türkiye’yi savunuyor.
Rusya, Ukrayna cephesinde NATO’ya karşı Türkiye’yi savunuyor.
İran, ABD ve İsrail saldırganlığına karşı bizim cephe arkadaşımızdır.
Çin Halk Cumhuriyeti, Tayvan Boğazı’nda aynı zamanda Türkiye nöbeti tutuyor.
Danimarka, Grönland’ta Türkiye’yi savunma mevzisindedir.
İRAN CEPHE ARKADAŞIMIZDIR
ABD emperyalizmi ve İsrail, İran’a karşı silahlı tehditlerini yoğunlaştırmış bulunuyor. CIA ve MOSSAD, İran’da başta PJAK olmak üzere ayrılıkçı terör örgütlerini kışkırtıyor ve renkli kalkışmalar tezgâhlamak peşindedir.
İran, sırtımızı dayadığımız dağdır, cephe arkadaşımızdır, silah arkadaşımızdır.
İran’a yönelen tehditler, Türkiye’yi de hedef alıyor. İran’a atılacak her füze, her kurşun Türkiye’ye atılır. İran’ın birliği, Türkiye’nin birliğidir.
Türkiye, komşumuz İran ile ekonomi, güvenlik, kültür, diplomasi, her alanda dayanışmasını eylemli olarak güçlendirmelidir. İran’a ambargoyu ve yaptırımları tanımıyoruz.

KENDİMİZİ ALDATMAYALIM
Türkiye’de ABD propaganda aygıtı kara faaliyet içindedir. Trump güzellemeleri gülünecek boyutlardadır: “Trump Türkiye’ye gülücükler dağıtıyor. Trump, bizimkileri kapıya kadar uğurladı. Trump, Cumhurbaşkanımızın koltuğunu düzeltti. Trump, Tayyip Erdoğan’ı çok seviyor ve beğeniyor.” Daha neler neler!
Kendimizi aldatmayalım. Gözlerimizi açalım. Suriye’nin Kuzeydoğusunda, Doğu Akdeniz’de, Kıbrıs’ta, Ege adalarında, Yunanistan kıyılarında, Meriç nehrinin karşısında Türkiye’ye yönelen namlulara bakalım. ABD, İsrail ve Yunanistan namluları bize bakıyor!
ABD gerçeği, NATO gerçeği, İsrail gerçeği, işte Türkiye’ye bakan o namlulardır.
ABD ve İsrail’in bölgemizdeki stratejik hedefi, “Kürdistan” adı altında İkinci İsrail devletçiğini kurmaktır. Trump’ın gülücükleri, bu düşmanlığın maskesidir!
TÜRKİYE RUSYA İRAN ÇİN İTTİFAKI
Bugün Türkiyemizin güvenliğini sağlamada esas güç, elbette millî gücümüzdür, Türk Silahlı Kuvvetleridir, Türk Polisidir, devlet ile milletin sarsılmaz birliğidir.
İç cephe belirleyicidir. PKK’nın feshedilmesi ve silahlarını bırakması, Türkiye Cumhuriyeti Devletiyle ve Türk milletiyle bütünleşmesi, iç cepheyi sağlamlaştıracaktır.
Üretim Devrimi, iç cephenin ekonomik gücünü oluşturacak ve Türkiye’nin direncini pekiştirecektir.
Türkiye’nin Rusya, İran ve Çin ile ittifakı, ABD emperyalizmine dayandığı duvarı öğretecek, bölge savaşını ve dünya savaşını önleyecek tarihî gücü oluşturur.
ÜRETİCİLERİN MİLLÎ HÜKÜMETİ
Türkiye olarak, güvenlik, bağımsızlık, egemenlik, toprak bütünlüğü ve Üretim Devrimi için, bütün millî gücümüzü seferber edecek bir hükümeti oluşturmak durumundayız.
AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, Kılıçdaroğlu CHP’si ve Vatan Partisi’nin oluşturacağı Üreticilerin Millî Hükümeti, önümüzdeki zorlukları yenmenin iktidar formülüdür.
Türkiye, önündeki dağ ne kadar yüce olsa, üstünden geçen yolu bulacaktır.
Vatan Partisi, Vatan ve Üretim görevlerine hazırdır.”

‘ÖZEL YÖNETİMİ ÖNCE KENDİNE BAKSIN’
Perinçek, Özgür Özel’in hükümete Venezuela konusunda yaptığı eleştiriler hakkında sorulan soruya da yanıt verdi. Perinçek şunları söyledi:
“Özgür Özel yönetimi önce kendine baksın. Özel yönetimi CHP’nin devrimci köklerine, Atatürk’e ve İsmet Paşa’ya ihanet içinde. Açık bir şekilde Atlantik sistemine sığınmıştır. Dünya kamuoyu önünde Atlantik’in efendilerine “ben sizdenim, biz Atlantikçiyiz, bizi hapislerden çıkartın” diyerek yalvarmaktadır. Bu Özgür Özeller mi Türkiye Cumhuriyeti hükümetini eleştirebilecek? Hükümetin ABD ve Trump’la ilgili denge politikaları, Dışişleri Bakanlığı’nın ilk gün yayınladığı bildiri var. Ancak dün Cumhurbaşkanı çıktı ve Venezuela’nın yanında olduğunu, ABD’nin müdahalesinin gayri meşru olduğunu ifade etti. Ancak biz sadece ifade etmenin yeterli olmadığını düşünüyoruz. ABD İsrail merkezli tehdidi saptamak ve bu stratejinin gereği olarak Rusya, Çin, İran ve Suriye ile gerekli ittifakı oluşturmak, ABD’nin ikinci İsrail kurma girişimini diplomatik yollardan ya da yaptırım gücünü kullanarak bertaraf etmek zorunluluğuyla karşı karşıyadır. Hükümetin Batı ve Asya arasında bocalayan, giden gelen politikalarını “yürümez” olarak görüyoruz. Bu politikalarla Türkiye yönetilemez. Sayın Cumhurbaşkanımızın da gerçekler ışığında önemli kararlar almasını talep ediyoruz. Bunun hükümeti için çalışmaları talep ediyoruz.”
Kaynak: Aydınlık