Dolar 32,1132
Euro 34,9446
Altın 2.430,49
BİST 10.656,96
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 26°C
Hafif Yağmurlu
Adana
26°C
Hafif Yağmurlu
Sal 28°C
Çar 27°C
Per 27°C
Cum 30°C

Ekonomideki Kara Delik: Belediyeler / Niyazi Koç yazdı

Ekonomideki Kara Delik: Belediyeler / Niyazi Koç yazdı
15 Nisan 2024 09:30
A+
A-

Türkiye ekonomisi her sıkıntıya girdiğinde reform paketleri açıklanır ve yeniden umutlar tazelenir. Bu reform paketlerindeki programların neredeyse tamamı da beklentilerden ibarettir. Aslında bu kadar kısa sürelerde ekonomideki sıkıntıları gidermek için öngörülen reformlar yeni sıkıntıların da habercisidir.

Her açılan reform paketi bir öncekinin iflasının açıklanmasından başka bir şey değildir. Oysa ki; Ekonomide çok büyük kara delikler var. Özel sektörün borcundan, vatandaşın içine düşürüldüğü borç batağına kadar. Bu kara delikleri kapatmadan bir ekonomik programı sağlıklı yürütmek mümkün müdür?

Ekonomi de kara delik denilince akla hemen öncelikle sosyal güvenlik kurumları gelmektedir. Ne yazık ki yaygın anlayış da böyledir. Devlet erkanı için alınan milyon dolarlık uçaklar, inşaat sektörü üzerinden betonlara gömülen milyon dolarlar, örtülü ödenekten harcanan milyon dolarlar, korumalar için ithal edilen jip’ler için ödenen milyon doları da unutmamak lazım değil mi?

Bu savurganlıklar yapılmasa doğru yatırımlar için önemli oranda kaynak oluşturulabilirdi. Bu debdebeli harcamalara son verilmelidir. Bence bu savurganlık, görgüsüzlükten başka bir şey değildir.

Gözlerden kaçan asıl kara delik ise BELEDİYELERdir. Yurt dışından borçlanma imkanı getirilmesiyle birlikte rayından çıkan kontrolsüzce borçlanma önümüzdeki dönem büyük bir ekonomik sıkıntıya ve hacizlere yol açacaktır. Görüntü de sadece yanlış ve gereksiz harcamalardan daha çok haksız bir zenginleşmeden de söz etmek gerekiyor.

Yapılması gereken bir hizmet olan kaldırımların yapılması için bile devasa afişler bir de yapılma törenleri bile bazı gerçekler ile yüzleşmemiz gerekmez mi? Bir de o kaldırımlar aynı yıl içinde beş kez yapılıyorsa………….

Belediyeler de meclis üyeleri bir şekilde ikna edilerek yatırım yapılacak adı altında uzun süreli borçlanma yetkisi alarak borçlanmaktadır. Fakat bu paranın nerede nasıl kullanıldığı konusunda ne yazık ki bir açıklık yok. Sürekli değiştirilen kaldırımlar, yap boza dönüşülen yollar, sürekli hale getirilen festivaller, konserler ve çeşitli sponsorluklar yolu ile yandaşlara ve kendilerine aktarılan kaynakların hesabı ne yazık ki sorulamamakta ya da üstü kapatılmaktadır.

Hep söylenir; Belediyelerde bir sistem kurulmuş ki dillere destan olmuş zaten. Bir iş yapacaksanız hemen arkasından faturalaşma düzeni kurulmuş oluyor. İlgili firmanın sahibi soruyor ‘ne kadar keselim abi’ diye soruyor. Bir iş yapılıyor işin bedeli 100 bin TL’dir, kesilen fatura ise 150 bin TL’dir. Aradaki farkın da nereye gittiği herkeslerin malumudur.

Durmadan değiştirilen ihale yasası da bu yolsuzluklara meşru zeminler oluşturmaktadır. Çünkü siyasetin finansmanı artık belediye müteahhitlerinden sağlanıyor, gerçek olan bu. Bundan dolayıdır ki hiç belediye başkanı Belediye şirketlerine karşı çıkmaz çünkü oralar siyaset kalpazanlarının rant kapısıdır. Belediyeler asli işlerini kendileri yapacaklarına müteahhitler aracılığı ile yaptırmayı tercih ediyorlar nedense.

Yani hem gereksiz şekilde Belediyelerin parasını harcamakla kalmıyorlar; bir de borç alınan paranın bir kısmını da peşkeş çekiyorlar, yandaşlara dağıtılıyor, seçim masrafları için kaynak oluşturuluyor.

Nasıl olsa Sayıştay raporları da TBMM denetiminden kaçırılıyor belki de artık hiç gelmeyecek. Ne güzel memleket değil mi?

Neyi bekleyeceğiz? Şimdi yetkililer bunu ihbar kabul edip belediyelerin harcamalarını mercek altına alır mı? Benim hiç ama hiç ümidim yok. Umarım duyarlı yetkililer harekete geçer.

Yoksa bunlar organize işler mi?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.