Şam’ın diyalog şartı: Tek devlet tek ordu tek hükümet
Ayrılıkçı taleplerinden vazgeçmeyen SDG’ye yanıt sahada geldi. Suriye Ordusu Halep’te terör noktalarına operasyon başlattı. Şam, ‘tek devlet, tek ordu ve tek hükümet’ dışında bir seçenek olmadığını açıkladı.
Suriye yönetimi, terör örgütü PYD/YPG’nin çatı yapılanması SDG’ye karşı başlatılan askerî operasyonların ardından, örgütten gelen “diyalog” ve “ateşkes” çağrılarına net bir yanıt verdi. Şam, sahadaki uygulamalarla eş zamanlı yapılan resmî açıklamalarla, herhangi bir siyasi sürecin yalnızca “tek ülke, tek hükûmet ve tek ordu” ilkesi temelinde yürütülebileceğini ilan etti. Yetkililer, Halep’te devreye sokulan güvenlik tedbirlerinin, SDG’nin sivil yerleşimleri hedef alan saldırılarının ardından alındığını vurguladı.
‘GÜVENLİĞİ SAĞLAMAK DEVLETİN SORUMLULUĞU’
Enformasyon Bakanı Hamza El-Mustafa, dün yaptığı açıklamada, Halep’te operasyon bölgesi ilan edilen Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinde uygulanan önlemlerin, SDG’nin sivil tesisleri hedef alan saldırıları sonrası alındığını belirtti. Mustafa, Suriye Arap Ordusu’nun, bu mahallelerden Halep’in diğer bölgelerine yönelik açılan ateşin kaynaklarına karşılık verdiğini, sivillerin korunması amacıyla tahliye ve güvenlik tedbirlerinin birlikte yürütüldüğünü ifade etti. Bakan Mustafa, SDG’nin sahadaki silahlı faaliyetlerini, Şam’da yürütülen son temasların hemen ardından yoğunlaştırdığını; önce Deyr Hafir hattında insansız hava araçlarıyla Suriye ordusunun hedef alındığını, ardından saldırıların Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerine yayıldığını kaydetti. SDG’nin saldırıların kendilerine bağlı olmayan unsurlar tarafından yapıldığı yönündeki açıklamalarının ise sahadaki verilerle örtüşmediğini söyledi.
SANA muhabirlerinin aktardığı bilgilere göre, SDG unsurları Halep’te sivillerin güvenli bölgelere geçişini engellemeye yönelik adımlar attı. Eşrefiye Mahallesi’nde kurulan kontrol noktalarıyla çıkışların engellendiği, Süryan Mahallesi’ndeki insani geçiş noktalarının havan atışlarıyla hedef alındığı bildirildi. Halidiye ve Süryan mahallelerinde düzenlenen saldırılarda sivillerin yaralandığı, bazı saldırıların okul ve hastane gibi sivil altyapıyı hedef aldığı kaydedildi.
Halep’ten güvenli bölgelere geçen sivillerden biri, Arap basınına yaptığı açıklamada kendisini Kürt bir kadın olarak tanımladı ve YPG’nin cezaevinde iki yıl boyunca işkence gördüğünü söyledi. Söz konusu sivil, Suriye Arap Ordusu’nun müdahalesiyle bölgeden çıkarıldığını ifade etti.
10 MART VE 1 NİSAN ANLAŞMALARI
Suriye yönetimi, Halep’te yaşananları 10 Mart Mutabakatı ve ardından imzalanan 1 Nisan Anlaşması çerçevesinde değerlendiriyor. Mustafa, bu anlaşmaların SDG’nin mahallelerden çekilmesini, ağır silahlarını teslim etmesini ve bölge yönetiminin devletin polis teşkilatı ile yerel idareye devredilmesini öngördüğünü hatırlattı. Buna karşın SDG’nin çekilmeyi uygulamadığını, topçu ve ağır silah kullanımını sürdürdüğünü ve geçen yıl boyunca anlaşmayı çok sayıda kez ihlal ettiğini kaydetti.

‘ÜÇ TEMEL İLKE’
Mustafa, Halep kentinin günlük yaşamının ve ekonomik faaliyetlerinin sürekli silahlı tehdit altında bırakılmasına izin verilmeyeceğini vurguladı. Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinde istikrarın yeniden sağlanması için 1 Nisan Anlaşması’nın uygulanması çağrısında bulunan Mustafa, Suriye hükûmetinin siyasi ve barışçıl çözümlere açık olduğunu ancak bunun üç temel ilke çerçevesinde mümkün olabileceğini söyledi: “Tek ülke, tek hükûmet ve tek ordu.”
Operasyonların başlamasıyla birlikte SDG ABD’li ve Batılı efendilerine koşarak ateşkes ve diyalog çağrıları yapmıştı. Bu kapsamda Şam ile gerilimi düşürmeye yönelik temasların yürütüldüğü bildirildi. Al-Araby TV, taraflar arasında ateşkes görüşmeleri yapıldığını duyurdu. Ancak bu temaslarda, Suriye yönetiminin söz konusu üç temel ilkeden geri adım atmayacağı vurgulandı. SDG elebaşlarından İlham Ahmed de bir gün önce yaptığı açıklamada “diyalog” çağrısında bulunmuştu. Enformasyon Bakanı’nın açıklamaları, bu çağrılara verilen yanıt olarak değerlendirildi.
ÇATIŞMALAR ŞİDDETİNİ ARTIRDI
Suriye Arap Ordusu, Halep’te Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde SDG/PKK-YPG’ye ait hedef alınacak noktaları haritalar üzerinden yayımladı. Bu noktaların, Halep’in mahalleleri ve sivillerini hedef alan saldırılar için askerî mevzi olarak kullanıldığı belirtildi. Halep Valiliği ile koordinasyon içinde El-Avarid ve Zuhur Caddeleri üzerinden insani geçiş koridorları açıldı, tahliyeler için saatli uygulamalar devreye sokuldu. Suriye Arap Ordusu Operasyonlar Heyeti, saat 13:30 itibarıyla söz konusu mahallelerde ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini açıkladı. Aynı saatten itibaren SDG mevzilerine yönelik nokta atışı operasyonlara başlandığı bildirildi. Dün öğleden sonra saat 15:00 sularından itibaren operasyonların yoğunlaştığı, zırhlı birlikler, ağır makineli silahlar ve topçu unsurlarının sahaya sürüldüğü aktarıldı.
İsrail operasyonu kınadı
İsrail operasyona sessiz kalamadı. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar X hesabından yaptığı paylaşımda SDG’ye kalkan oldu, şunları ifade etti:
“Suriye rejiminin güçlerinin Halep şehrindeki Kürt azınlığa yönelik saldırıları- ciddî ve tehlikelidir. Uluslararası toplum genel olarak ve Batı özel olarak, IŞİD’e karşı cesurca ve başarıyla savaşan Kürtlere şeref borcu borçludur. Suriye’nin çeşitli azınlıklarına yönelik sistematik ve cinayet dolu baskı, “yeni Suriye” vaatleriyle çelişmektedir. Uluslararası toplumun sessiz kalması, Suriye rejiminin şiddeti tırmandırmasına yol açacaktır.”
Mahallemizde İran’a saldırtmayız!
5–6 Ocak’ta Paris’te yapılan İsrail–Suriye temaslarının ardından, “Şam ile Tel Aviv arasında uzlaşı sağlandığı” yönündeki iddialar yeniden gündeme geldi. Halep’te sahada yaşanan gelişmelerle birlikte, Suriye Ordusu’nun yürüttüğü operasyon için İsrail ile anlaşma yapıldığı öne sürüldü. Aynı süreçte, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın suikaste uğradığı ve Türkiye’de bir hastanede tedavi altına alındığı yönünde iddialar da dolaşıma sokuldu. Söz konusu iddiaların, İsrail ve SDG/YPG çevrelerine yakın hesaplar tarafından paylaşıldığı belirtildi.
Bu iddiaların ardından Cumhurbaşkanı Şara’nın Şam’da halk arasında görüntülenmesi dikkat çekti. Saha kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Şara, Şam’da sokağa çıktı, bir markete girerek alışveriş yaptı. Söz konusu görüntülerde, Şara’nın yanında bölgede Şii karşıtlığıyla bilinen din âlimi ve akademisyen Abdülkadir Şen’in de yer aldığı görüldü.
Saha kaynaklarımız bize Şen’in bu süreçte özellikle Şam’ı yöneten çevreye bölgedeki süreç hakkında önemli değerlendirmeler yaptığını aktararak, Şen’in tehlikenin bölgesel boyutuna dikkat çektiği ve İsrail’e karşı bölgesel birlik mesajı verdiği konuşmasını aktardı, Şen şunları söylüyor:
“Bir şeyi yıkmak onun alternatifini kurmayı zorunlu kılar. Hayat boşluk kabul etmez.
1- İsrail ve ABD İran’a yeni bir saldırı yapma arefesinde…
2- Böyle bir saldırı Şam’da Şara’ya suikast gibi aşırı bir eylemle eş güdümlü olabilir.
3- İran artık, en azından şimdilik, Sünni dünyaya büyük bir bela değil. İran’ı yıkarlarsa geride kimsenin kaldıramayacağı bir enkaz oluşur. İslam dünyası oyun kuramaz ve sadece seyirci kalır. Yeni bir İsrail kuklası devlet ve İsrail yanlısı bir Kürt yönetimi oluşabilir.
4- Ben şahsen İsrail’in gelip bizim mahallemizde İran’ı vurmasını asla istemem. İran’ın İsrail’e karşı sahici her direnişini de desteklerim. Aramızdaki kavga yaptıkları zulüm ve ABD ile kurdukları iğrenç işbirliği konusundaydı. Dost değiliz ama yıkılması da ayrı bir bela olacaksa onu da istemeyiz.”
Bölgenin stratejik önemi
Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahalleleri, yalnızca askerî değil, aynı zamanda lojistik ve ticari konumları nedeniyle de stratejik önem taşıyor. Söz konusu mahalleler, Halep kent merkezini kuzey ve kuzeydoğuya bağlayan ana akslar üzerinde yer alıyor. Bu hatlar, Halep’in hem kırsal alanlarla hem de Türkiye sınırına uzanan ticaret yollarıyla bağlantısında kilit rol oynuyor. Bölge, M4 karayoluna yakınlığı sayesinde Halep–İdlib–Lazkiye hattının yanı sıra, Türkiye’ye açılan ticaret güzergâhlarının denetimi açısından kritik bir noktada bulunuyor. M4 hattı, Suriye’nin batı–doğu eksenindeki ana arterlerinden biri olarak hem sivil ticaret hem de insani ve lojistik taşımacılık açısından uzun süredir stratejik bir öneme sahip.
Şeyh Maksud ve Eşrefiye’nin kontrolü, Halep şehir içi ulaşımının yanı sıra, kentin kuzey bağlantılarının güvenliği anlamına geliyor. Bu mahalleler üzerinden geçen yolların denetimi, Halep’in sanayi bölgeleri, depolama alanları ve ticaret merkezleriyle Türkiye’ye uzanan ekonomik hatlar üzerinde doğrudan etkili oluyor. Bu nedenle bölge, yalnızca askerî mevzi değil, Halep’in ekonomik dolaşımının kilit noktalarından biri olarak değerlendiriliyor.
KCK’dan ayaklanma çağrısı
Feshedilen terör örgütü PKK’nın çatı yapılanması KCK, Halep’te yürütülen operasyonlara ilişkin yazılı bir açıklama yayınlayarak süreci hedef aldı. “KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı” imzasıyla yapılan açıklamada, Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik operasyonların “makul bir çözümü sabote etme girişimi” olduğu ileri sürüldü. Açıklamada, Halep’teki gelişmelerin Suriye’de yürütülen diyalog çabalarını ve Türkiye bağlantılı süreçleri olumsuz etkilediği savunuldu. Şam’daki söz konusu yönetim “sakallı BAAS” ifadeleriyle tanımlandı. Operasyonların durdurulmaması hâlinde siyasi süreçlerin zarar göreceği yönünde mesajlar verilen açıklamada, Türkiye’deki güncel tartışmalara da atıf yapıldı. Bu kapsamda Devlet Bahçeli’nin çağrıları ve Abdullah Öcalan’ın mesajları hatırlatılarak, Ankara’dan “Kürt-Türk kardeşliğine dayalı yeni bir yüzyıl” söylemi çerçevesinde Suriye’de “olumlu rol” üstlenmesi istendi. KCK, açıklamasının sonunda Halep’teki gelişmeler karşısında “genel seferberlik” çağrısı yaparak, “Kürdistan’ın dört parçasındaki ve yurt dışındaki Kürtlerin Şeyh Maksud ve Eşrefiye’deki direnişi sahiplenmesi gerektiğini” ileri sürdü.
Kaynak: Aydınlık