“Siyasette ve bürokraside liyakat dönemi başlamalı”
Araştırmacı-Yazar Niyazi Koç, Türkiye’nin gündemindeki belediye operasyonları, finans piyasalarındaki fon soruşturması, meslek kuruluşlarındaki uzun süreli başkanlıklar, CHP’deki kurultay tartışmaları, ekonomik sorunlar ve Türkiye’nin dış politika gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Koç, Türkiye’nin yalnızca siyasi partilerin değil, bütün kurumların dahil olduğu kapsamlı bir “arınma sürecine” ihtiyacı olduğunu savundu.
Araştırmacı-Yazar Niyazi Koç, Mavi Radyo 91.0’da yaptığı değerlendirmede Türkiye’nin iç ve dış gündeminde yaşanan gelişmeleri ele aldı. Koç, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer ile iki ilçe belediye başkanının da aralarında bulunduğu 59 kişinin gözaltına alınmasıyla başlayan operasyonun yanı sıra, finans piyasalarındaki fon soruşturması, meslek kuruluşlarının yönetim yapıları, ekonomik sıkıntılar, siyasi partiler arasındaki tartışmalar ve Türkiye’nin bölgesel konumu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Koç, özellikle hukuk devleti, masumiyet karinesi ve soruşturmaların tüm kesimler bakımından eşit biçimde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti.
“Herkes suç kesinleşinceye kadar masumdur”
Mersin’de gerçekleştirilen operasyonun önemli bir gelişme olduğunu belirten Koç, soruşturmalarda gözaltı yöntemlerinin ve farklı kesimlere uygulanan hukuki süreçlerin kamuoyunda tartışma konusu olduğunu ifade etti. Koç, “Herkesin masumiyet karinesi vardır. Herkesin suçu sabitleşinceye, mahkeme kararı verilinceye kadar masumdur” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’de yolsuzluk ve kamu kaynaklarının kötüye kullanılması iddialarının bütün yönleriyle soruşturulması gerektiğini savunan Koç, hangi siyasi görüşten olursa olsun kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin iddiaların şeffaf biçimde incelenmesi gerektiğini dile getirdi.
“Oda ve birlik başkanlıklarında süre sınırı getirilmeli”
Koç’un gündeme getirdiği başlıklardan biri de meslek kuruluşlarındaki uzun süreli başkanlıklar oldu. Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu’nda yaklaşık 19 yıldır görev yapan Bendevi Palandöken’in 2026’daki genel kurulda yeniden aday olmamasıyla yönetim değişikliğinin yaşandığını hatırlatan Koç, oda, borsa ve meslek kuruluşlarında başkanlıkların uzun yıllar aynı kişiler tarafından yürütülmesinin kurumsal yapı açısından tartışılması gerektiğini belirtti. Koç, oda ve meslek kuruluşlarının başkanları için en fazla iki dönem görev yapma sınırı getirilmesini önerdi. “Cumhurbaşkanlığı seçiminde bile iki dönem üst üste görev yapma yetkisi varken, bazı meslek kuruluşlarında başkanlıkların onlarca yıl sürmesi kabul edilemez” görüşünü dile getiren Koç, bu konuda yasal düzenleme yapılması gerektiğini savundu.
“Esnaf ve çiftçinin sorunları daha güçlü gündeme getirilmeli”
Türkiye’de ekonomik koşulların esnaf ve çiftçi üzerindeki etkilerine de değinen Koç, özellikle küçük esnafın giderek zorlandığını belirtti. Bakkal ve küçük işletmelerin yerini büyük zincir marketlerin aldığına dikkat çeken Koç, esnaf kuruluşlarının yalnızca açıklama yapan yapılar olmaktan çıkarılması ve üyelerinin ekonomik sorunlarına yönelik daha somut çalışmalar yürütmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye Ziraat Odaları Birliği ve diğer meslek kuruluşlarının da üreticilerin sorunlarının çözümünde daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini savunan Koç, çiftçinin, esnafın ve tüketicinin yaşadığı sorunların doğrudan gündemin merkezine taşınması gerektiğini kaydetti.
Fon soruşturması: “Kim ne kadar kazandı ortaya çıkarılmalı”
Koç’un değerlendirmesinde en geniş bölümü ise finans piyasalarında gündeme gelen fon soruşturması oluşturdu. Fonlarda yaşanan gelişmelerin bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini belirten Koç, hangi yatırımcıların, şirketlerin ve kişilerin hangi tarihlerde işlem yaptığının, ne kadar yatırım yapıldığının ve ne kadar kazanç elde edildiğinin ortaya çıkarılması gerektiğini savundu. Koç, siyasi parti ayrımı yapılmaksızın, kamu görevi bulunan kişiler veya özel yatırımcılar hakkında ortaya atılan iddiaların bağımsız biçimde araştırılması gerektiğini vurguladı. AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa eden eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkında gündeme gelen hisse işlemlerine ilişkin iddiaları da değerlendiren Koç, olayın yalnızca bir kişi üzerinden ele alınmaması gerektiğini ifade etti. Koç’a göre fon soruşturması, para hareketlerinin tamamının incelenmesini ve varsa hukuka aykırı işlemlerin sorumlularının ortaya çıkarılmasını gerektiriyor.
“Vatandaşın gündemi geçim, siyasetin gündemi koltuk kavgası”
Türkiye’de siyaset ile vatandaşın gündeminin birbirinden uzaklaştığını savunan Koç, vatandaşın temel gündeminin geçim sıkıntısı olduğunu belirtti. Koç, “Vatandaşın gündemi geçim ama siyasetin gündemi seçim kaygısı, koltuk kavgası, makam kavgası” değerlendirmesini yaptı. Ana muhalefetin yalnızca sorunları sıralamakla yetinmemesi gerektiğini belirten Koç, ekonomik sorunlara, tarıma, yoksulluğa, dış politikaya ve kamu yönetimine ilişkin somut çözüm önerileri geliştirilmesinin önemine işaret etti. Türkiye’nin ekonomik sorunlarının giderek büyüdüğünü savunan Koç, siyasi partilerin kendi iç tartışmalarıyla meşgul olurken toplumun gündemindeki ekonomik sorunların ikinci plana itilmemesi gerektiğini söyledi.
CHP’de kurultay tartışması
CHP’de 2023 yılında yapılan 38. Olağan Kurultay’a ilişkin yargı sürecini de değerlendiren Koç, mahkeme kararının ardından yaşanan gelişmelerin Türk siyasi hayatı açısından önemli olduğunu ifade etti. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs 2026’da CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Kurultayı hakkında “mutlak butlan” kararı vermiş, Özgür Özel ve parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ve önceki parti organlarının görevi devralmasına karar vermişti. Karar daha sonra temyiz sürecine taşındı. Koç, CHP içerisindeki tartışmaların Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal sorunlarının önüne geçmemesi gerektiğini belirterek, siyasi partilerin kendi iç meselelerinin yanı sıra ülkenin temel problemlerine ilişkin politikalar geliştirmesi gerektiğini dile getirdi.
“Türkiye sadece siyasi değil, ahlaki bir arınmaya da ihtiyaç duyuyor”
Koç’un değerlendirmelerinin ana başlıklarından biri “arınma” oldu. Türkiye’nin yalnızca bir siyasi partinin değil, bütün siyasi ve kurumsal yapıların kendisini sorgulaması gereken bir dönemden geçtiğini savunan Koç, bu sürecin beş temel alanda yürütülmesi gerektiğini söyledi. Koç, bunları ahlaki arınma, yolsuzluklardan arınma, siyasette arınma, bürokraside liyakat ve kamuoyunu yanıltan bilgi akışından arınma başlıkları altında değerlendirdi. Türkiye’de kamu yönetiminde liyakatin temel ölçüt olması gerektiğini vurgulayan Koç, akrabalık, hemşehrilik veya siyasi yakınlık yerine bilgi, deneyim ve yetkinliğin esas alınması gerektiğini belirtti. “Türkiye’nin kaybedecek zamanı yok” diyen Koç, bürokraside liyakat sahibi insanların görev almasının kamu yönetiminin etkinliği açısından zorunlu olduğunu ifade etti.
“Siyasette para belirleyici olmamalı”
Siyasetin finansal gücü yüksek kesimlerin etkisine girmesinin demokratik temsil açısından sorun oluşturduğunu savunan Koç, geçmişte işçilerin, çiftçilerin, emekçilerin ve toplumun farklı kesimlerinden insanların Meclis’te daha fazla temsil edildiğini belirtti. Siyasetin yalnızca ekonomik gücü bulunan kişilerin alanına dönüşmemesi gerektiğini dile getiren Koç, siyasi partilerin aday belirleme ve temsil mekanizmalarında liyakat ve toplumsal temsil ölçütlerinin güçlendirilmesini istedi.
“Türkiye’nin iç cephesini güçlü tutması gerekiyor”
Türkiye’nin dış politika gündeminin de son derece kritik olduğunu belirten Koç; Ukrayna-Rusya savaşı, İran-ABD gerilimi, Suriye, Yunanistan’daki ABD askeri varlığı ve İsrail-Filistin çatışmasının Türkiye açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin jeopolitik konumu nedeniyle iç siyasi istikrarın önem taşıdığını savunan Koç, ülkenin çevresindeki krizlerin yoğunlaştığı bir dönemde siyasi aktörlerin ortak ulusal meselelerde daha dikkatli hareket etmesi gerektiğini ifade etti. Koç, Türkiye’nin bölgesel gelişmeler karşısında kendi çıkarlarını koruyacak bağımsız bir politika yürütmesinin önemine işaret etti.
Avrupa ve dünya siyasetine ilişkin değerlendirme
Almanya’daki siyasi gelişmeleri de değerlendiren Koç, Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yükselişini Avrupa siyasetindeki değişimin göstergelerinden biri olarak nitelendirdi. Fransa’da Marine Le Pen ve Ulusal Birlik çevresindeki siyasi gelişmelerin de Avrupa’daki siyasi dengelerin değiştiğine işaret ettiğini savunan Koç, Avrupa’nın kendi içinde yeni bir siyasi yapılanma sürecinden geçtiğini ileri sürdü. ABD-Çin ilişkilerine de değinen Koç, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki görüşmenin dünya siyaseti açısından önemli olduğunu belirterek, Çin’in küresel ekonomik ağırlığını koruduğunu ve dünya sisteminde yeni dengelerin oluştuğunu ifade etti. Koç ayrıca ABD’nin Irak’tan çekilmesini, Washington’ın Ortadoğu politikasının sonuçları açısından değerlendirdi.
“Türkiye büyük bir arınma sürecinden geçmeli”
Programın sonunda değerlendirmelerini yeniden Türkiye’nin iç meselelerine taşıyan Koç, ülkenin yolsuzluk, haksız kazanç, liyakatsizlik ve kurumsal yozlaşma iddialarıyla kapsamlı biçimde mücadele etmesi gerektiğini söyledi. Koç, Türkiye’nin yalnızca siyasi partiler açısından değil, devlet kurumları, bürokrasi, meslek kuruluşları ve toplumun tamamını kapsayacak bir değişim sürecine ihtiyacı olduğunu belirtti. “Türkiye arınmalı” çağrısını yineleyen Koç, bu sürecin siyasi görüş ayrımı yapılmaksızın bütün kesimleri kapsaması gerektiğini vurguladı. Koç, hukuk kurallarının herkes için eşit uygulanması, yolsuzluk iddialarının bütün yönleriyle araştırılması, kamu yönetiminde liyakatin esas alınması ve siyasette toplumsal temsilin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin içinde bulunduğu belirsizlik döneminden daha güçlü kurumlarla çıkması gerektiği değerlendirmesinde bulundu.