Skandallar Belediyesi Çukurova ve “İhbar” Mektubu!

Çukurova Belediyesinin önceki dönem ilgili olarak açılan soruşturma sonucu yapılan yargılamalar devam ediyor çok sayıda kişi hakkında yurt dışına çıkış yasağı devam ediyor.
Yargılamalar devam ediyor ve 2 Ekim de davanın duruşması devam edecek. Mahkeme öncesi kamuoyuna hatırlatma amacı ile konuyu yeniden gündeme gelmesi için daha önce yazılan yazıyı tekrardan yayımlıyoruz.
Adana’yı bir kenara bırakın Türkiye’de imar yolsuzluğu, rantçılık, adam kayırmacılık, meclis üyesinin kurşunlanması, Zabıta müdürünün görevi başında öldürülmesi, karşı görüş bildiren bir meclis üyesinin belediye binasında darp edilmesi, bir dönemin güçlü adamı Ali Arslanlıoğlu ve ekibinin ve çok sayıda müteahhit’in rüşvet zincirinin bir halkası olduğu belediye olarak akla gelen ve kamuoyunda konuşulan belediye ÇUKUROVA Belediyesidir.
Başta Ali Arslanlıoğlu olmak üzere 12 kişinin tutuklandığı ve çok sayıda iş insanı ve müteahhit’in de sanık olduğu ki toplam 38 sanıklı dava 16 Nisan 2024 tarihinde Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinde başlayacak. İddianamenin kamuoyunda duyulmasından sonra çok kullanışlı yanaşma sinyalciler feryadı bastı. Panik içerisinde bildikleri ne kadar yalan varsa tekrar etmeye başladılar.
Çukurova Belediyesi gündemde kötü şöhreti ile konuşulmasına rağmen ne bir Belediye yetkilisinden ne de Başkanından ses seda yok. Sessiz kalarak ve trollerini devreye koyarak bütün bunlardan sıyrılmaya çalışıyor.
06.10.2020 Tarihinde posta ile başta Adana Valiliğine, Emniyet Müdürlüğüne, Cumhuriyet Başsavcılığına, Belediye meclis üyelerine, Belediye Başkanlarına ve diğer ilgili kurumlara gönderilmesine rağmen yazılan iddialar hakkında en küçük soruşturmayı bırakın olayların üzeri kapatılmaya çalışılmıştır.
Hatta o günlerde cıncık gibi Çukurova’nın Belediye Başkanı Soner Çetin Çukurova Belediye meclisinde ‘’itin biri mektup yazmış’’ diyerek hakaretler savurmayı ihmal etmemiştir.
İhbar mektubunun içeriğine bakınca 10. Ağır Ceza Mahkemesinin kabul ettiği iddianameye göre adı geçen çok sayıda kişinin isimlerini görebiliriz. Başta Ali Arslanlıoğlu olmak üzere dönemin İmar Müdürü Suat Bayseçkin ve Pırıl Özel’in neler yaptığı açıkça anlatılmıştır. Soner Çetin hakkında olağanüstü iddialar söz konusu olmasına rağmen neden hep üzeri kapatılmıştır.
Öyle ki tadilat ruhsatı verilen (Kenan Evren Bulvarındaki Halkbank binasının yeri) 6037/5 sayılı tadilat ruhsatı verilerek bina tamamen yıkılmış ve yeniden yapılmıştır. Bina da MEVSİM İnşaat tarafından yapılmıştır. Nedense burası hiçbir şekilde soruşturmaya dahil edilmemiştir.
Yine bu ihbar mektubunda adı geçen Yıldırım Uluğ da sanıklar arasındadır. 6356/4 ve 6356/2 parsellerde usulsüzlük yapılmasına rağmen Belediye göz yummuştur.
6152/5 bu projeye göre buraya her türden tepkiye rağmen 34 katlı gökdelen yapılmıştır. Bu konuyu Çevre Şehircilikte, Bakanlıkta ve İl Müdürlüğünde bilmeyen yoktur. Ortaklardan biri CHP diğeri de AK Parti kanadında işleri götürmüşlerdir. Sadece burası ciddi bir araştırmaya tabi tutulsun ilişki ağları ortaya çıkar. (Adana Kule Göktekin İnşaat).
Aynı yerin az ilerisine de buna benzer devasa bir gökdelen yapılmıştır. (Aydın Baloğlu İnşaat). Soruşturmaya dahi edilmemiştir.
Yine 7625/2 parsele yapılan inşaatın müteahhidi İzzet Oklu’nun yaptığı binaların incelendiği zaman çok sayıda usulsüzlüğün ortaya çıkacağı ihbar mektubunda iddia edilmektedir.
Yine ihbar mektubunda 100. yıl bölgesinde yapılan inşaatların tamamına yakınında büyük usulsüzlükler olduğu iddia edilmektedir.
Çukurova Belediyesinin neresine el atılsa elde kalıyor.
Bu durum artık adli ve idari makamların yetkisindedir.
Çukurova’da İmar Tiyatrosu!
Deprem sonrası Çukurova Belediyesine bir haller oldu ki hiç sormayın. Birden bire yeni İmar
Planları yapmak, yeni yerler imara açmak yeni yeni sorunlara yol açacak ve hiçbir yasal dayanağı
olmayan çözümler üreterek kamuoyu önünde açıkça çadır tiyatrosunda oynuyorlar sanki.
Yıllardan beri çok katlı yapılaşmaya izin veren, yol açan teşvik eden kendileri değil de başkaları
sanki.
Devasa gökdelenlere göz yuman ve bunun içinde bir şey yapmayan kendileri değil mi?
İskanı bile olmayan yapılara göz yuman kendileri değil mi?
Adı çok sayıda İmar Yolsuzluğuna karışan ve hakkında soruşturmalar açılan ve mahkemelerde
yargılanan İmardan sorumlu Başkan yardımcısı Ali Arslanlıoğlu sanki başka belediyede mi görev
yapıyordu.
Ya aynı ekipten Suat Bayseçkin hangi belediyenin İmar Müdürü idi.
Yine aynı ekipten Mimar Pırıl Özer hangi belediyede çalışıyordu acaba?
Çok katlı yapılaşmalara nelerin karşılığında kimlerle birlikte yol verildi, izinler verildi acaba?
Her şey kamuoyunun gözü önünde olurken şimdilerde kalkmış yüzleri cıncıkla sıyrılanlar
şimdilerde güneşi balçıkla sıvamaya çalışıyorlar.
Ama Nafile; Güneş Balçıkla sıvanmaz vatandaş da Devlet’de bu tiyatroyu yutmaz.