13 Mayıs 2026, 15:22:13
Dolar 42,2340
Euro 48,8802
Altın 5.629,56
BİST 10.824,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 24°C
Az Bulutlu
Adana
24°C
Az Bulutlu
Cts 24°C
Paz 16°C
Pts 19°C
Sal 20°C

Türkiye’nin ihtiyacı olan CHP: Ulusal bağımsızlıkçı, halkçı ve üretimci bir program-3

Türkiye’nin ihtiyacı olan CHP: Ulusal bağımsızlıkçı, halkçı ve üretimci bir program-3
13 Mayıs 2026 14:03 | Son Güncellenme: 13 Mayıs 2026 14:12
A+
A-

NİYAZİ KOÇ

CHP’nin yeniden güçlü bir iktidar alternatifi olabilmesi için yalnızca parti içi tartışmaları aşması yetmez; aynı zamanda Türkiye’nin gerçek sorunlarına cevap veren ciddi, tutarlı ve uygulanabilir bir program ortaya koyması gerekir.

Bugün Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu CHP; dış politikada milli çıkarları önceleyen, ekonomide üretimi ve refahı büyüten, sosyal politikalarda halkın gerçek sorunlarına inen, savunma sanayisinde tam bağımsızlığı sahiplenen ve ülkenin kaynaklarını geliştiren bir CHP’dir.
Dış politika, günlük siyasi tartışmaların ötesinde ele alınmalıdır. Türkiye; bölgesinde güçlü, dünyada saygın, kendi çıkarlarını bilen, ne Batı’nın ne de Doğu’nun arka bahçesi olan, bağımsız ve dengeli bir dış politika çizgisine ihtiyaç duymaktadır.
CHP de bu konuda net olmalıdır.
Türkiye’nin milli çıkarlarını savunan; komşularıyla akılcı ilişkiler kuran; Mavi Vatan’dan Kıbrıs’a, Türk dünyasından Orta Doğu’ya kadar devlet ciddiyetiyle politika üreten bir CHP çizgisi yeniden inşa edilmelidir.
Bu çizgi maceracı değil akılcı, teslimiyetçi değil bağımsız olmalıdır. Günlük polemiklere değil, Türkiye’nin uzun vadeli çıkarlarına dayanmalıdır.
Ekonomide ise yalnızca vergi artırarak, halkın sırtına yeni yükler bindirerek, borçlanarak ya da günü kurtararak bir refah düzeni kurulamayacağı artık açıkça görülmektedir.
Türkiye’nin gerçek ihtiyacı; üretimi, sanayiyi, tarımı, teknolojiyi, enerjiyi, ihracatı ve katma değeri artıran yeni bir ekonomik kalkınma modelidir.
CHP, halkçı ekonomi anlayışını yeniden üretim temelli bir kalkınma programıyla buluşturmalıdır.
Vergi toplamak kolaydır; asıl mesele ülkenin kaynaklarını geliştirmektir.
Türkiye’nin yerli kaynaklarını, enerji potansiyelini, tarım kapasitesini, genç nüfusunu, sanayi altyapısını, madenlerini, lojistik gücünü ve teknoloji üretme kabiliyetini harekete geçirecek bir ekonomik akla ihtiyaç vardır.

CHP, bu konuda yalnızca eleştiren değil, somut çözümler öneren bir iktidar alternatifi olmalıdır.
Halkın gerçek sorunlarına inmek de lafla olmaz. Bugün vatandaşın derdi işsizliktir, geçim sıkıntısıdır, yüksek kiralardır, gıda fiyatlarıdır, eğitimde fırsat eşitsizliğidir, sağlık hizmetlerine erişimdir, gençlerin umutsuzluğudur, emeklinin yoksulluğudur, çiftçinin üretimden kopmasıdır, küçük esnafın ayakta kalma mücadelesidir.
CHP, bu sorunları sloganlarla değil; gerçekçi, uygulanabilir ve milli kaynaklara dayalı politikalarla çözmeye talip olmalıdır.
İşsizlik de Türkiye’nin en temel sorunlarından biridir. Genç işsizliği, nitelikli işgücünün yurt dışına gitmesi, sanayi ile eğitim sistemi arasındaki kopukluk, üretim alanlarının daralması ve bölgeler arası kalkınma farkları artık ertelenemez sorunlardır.
CHP, işsizliğe yalnızca sosyal yardım penceresinden değil; üretim, yatırım, mesleki eğitim, sanayi politikası, teknoloji ve bölgesel kalkınma penceresinden bakmalıdır.
Sosyal politikalar ise halkçılığın gerçek sınavıdır. Sosyal devlet, yalnızca yardım dağıtan devlet değildir.

Sosyal devlet; yurttaşını onurlu bir yaşam standardına kavuşturan, çalışanı koruyan, emekliyi yoksulluğa terk etmeyen, kadını ve genci üretime katan, dezavantajlı kesimleri güçlendiren, aileyi destekleyen ve fırsat eşitliği sağlayan devlettir.
CHP’nin halkçı çizgisi yeniden bu anlayış üzerine kurulmalıdır.
Savunma sanayisi konusunda da CHP’nin tavrı net olmalıdır. Türkiye’nin savunma sanayisinde attığı her yerli ve milli adım, parti siyaseti üstü bir devlet meselesidir.
İHA, SİHA, hava savunma sistemleri, deniz gücü, elektronik harp, siber güvenlik, milli yazılım, uzay teknolojileri ve kritik savunma altyapıları Türkiye’nin tam bağımsızlık hedefinin ayrılmaz parçalarıdır.
CHP, savunma sanayisindeki başarıları parti rekabeti üzerinden tartışmak yerine bunları daha ileriye taşıyacak, denetleyecek, geliştirecek ve milli güvenlik perspektifiyle sahiplenecek bir devlet partisi kimliğine dönmelidir.
Tam bağımsız Türkiye hedefi ise CHP’nin tarihsel köklerinde zaten vardır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’nin özü: mandacılığa, teslimiyetçiliğe, dış vesayete ve ekonomik bağımlılığa karşı tam bağımsızlık fikridir.

Bugün CHP, yeniden bu çizgiyi güçlü biçimde sahiplenmelidir.
Tam bağımsız Türkiye, yalnızca askeri bağımsızlık demek değildir. Aynı zamanda enerji bağımsızlığı, gıda bağımsızlığı, teknoloji bağımsızlığı, finansal bağımsızlık ve kültürel bağımsızlık demektir.
Bu nedenle CHP’nin yeni dönemdeki görevi; halkın gerçek sorunlarına inen, işsizliğe çözüm arayan, üretimi büyüten, ülkenin kaynaklarını geliştiren, savunma sanayisine sahip çıkan, dış politikada milli çıkarları savunan, sosyal devleti güçlendiren ve Türkiye’yi tam bağımsızlık hedefine taşıyan bir program ortaya koymak olmalıdır.
Gerçek CHP budur.
Gerçek halkçılık budur.
Gerçek Atatürkçülük de budur.
CHP yeniden bu çizgiye dönerse yalnızca kendi seçmenini toparlamakla kalmaz; Türkiye’nin geniş toplum kesimleri için de yeniden güven veren, iktidara layık, devlet yönetmeye hazır bir parti hâline gelebilir.
Ancak bunun yolu, mevcut tartışmaları görmezden gelmekten değil; parti içi demokrasiyi, hesap verebilirliği, liyakati, sosyal adaleti ve Cumhuriyet’in kurucu değerlerini yeniden merkeze almaktan geçmektedir.
Bugün yapılması gereken budur.
CHP’nin gerçek sahipleri, artık bu sorumluluktan kaçamaz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.