Dolar 31,1956
Euro 33,8308
Altın 2.038,69
BİST 9.062,36
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 22°C
Açık
Adana
22°C
Açık
Per 22°C
Cum 21°C
Cts 20°C
Paz 19°C

Zeytin üreticisi market fiyatına şaştı

Zeytin üreticisi market fiyatına şaştı
27 Ocak 2023 20:32 | Son Güncellenme: 27 Ocak 2023 20:33
A+
A-

Raflarda en ucuz zeytin 80 lira. Kalitesine göre 150’lirayı aşıyor. Edremitli üretici markete girdi, etiketteki fiyatı görünce şaşkına döndü. Zeytinciler en kaliteli zeytini 40 liraya sattıklarını söyledi

SİBEL KOÇ GÜVEN

Zeytin ve zeytinyağı üretiminin önemli merkezlerinden olan Edremit’te üreticiler, marketlerdeki etiket fiyatlarıyla karşılaşınca şaşkınlığa uğradılar. Edremitli bir üretici, kendilerinden 40 liraya alınan en kaliteli Gemlik zeytininin markette gördüğü 100-150 liralık etiketinin fotoğrafını çekerek Aydınlık’a gönderdi. 5 kilo zeytinden 1 kilo yağ çıkarıp 100 liraya sattıklarını belirten Edremitli üretici, bir kilo zeytinin 100 liraya satılmasını ‘korkunç’ olarak yorumladı.

Türkiye genelindeki zeytin ağaçlarının yaklaşık yüzde 8’i, Ayvalık, Burhaniye, Gömeç, Havran ve Edremit ilçelerinde bulunuyor. Madra ve Kazdağları’ndaki zeytinlikler, 150 kilometre sahil bandı çevresini de donatmış durumda. Körfezde 10 milyonu aşkın zeytin ağacı bulunuyor ve bölge halkının en büyük geçim kaynağı bu zeytin ağaçları. Bölgede yerli üretimin yanı sıra Gemlik zeytini de üretiliyor. 

ÜRETİCİ AZ PARAYLA YETİNİYOR

Edremit Ziraat Odası Başkanı Ali Yılmaz Diker, üretici ile market fiyatları arasındaki yüksek farkın serbest piyasa ekonomisinden kaynaklandığını belirtti. Diker, “Herkes kendini haklı görüyor. İşletmeler, üreticiden zeytini alıyor, ‘işliyoruz’ diyor, ‘bekleme süresi var’ diyor, ‘vergisi var’ diyor, ‘pazarlaması var’ diyor, fiyatları da kendileri belirliyor. Makas fazla evet. Mesela Marmara Birlik, üreticiden zeytini 40-50 liradan alıyor, 80-100 lira arasında satılıyor. Üretici, aracı kadar para kazanamıyor. Üretici her zaman az paralarla yetinebiliyor. Üreticinin kâr yapamadığı dönemler de oluyor. Karın tokluğuna üretiyor.” diye konuştu. 

SERBEST PİYASA BELİRLİYOR

Temel girdi fiyatlarının çok yüksek olduğunu belirten Diker, şöyle devam etti: “Gübre, ilaç, işçi masraflarında yüzde 100’leri aşan artışlar yaşanıyor. Ama üreticinin ürününe yüzde 100 zam gelmedi. Şu anda dip zeytin kaldı onu da 17 liraya veriyoruz. Üreticiden 17 liraya alınıyor, yağ olarak satılıyor. Siz düşünün. Parayı her zaman üreticiden alan kazanıyor. Şirketler kâr marjını yüksek tutuyor. Serbest piyasa belirliyor fiyatları. Piyasaya hükmediyorlar. 2 firma geliyor, ikisinden birine vereceksin. Bir de bu yıl İtalya ve İspanya’da üretim yarı yarıya düştü, fiyatların yüksek olmasının sebeplerinden biri de o.”

KOOPERATİFLEŞMELİ…  

Diker, çiftçinin örgütlenmesi ve kooperatifleşmesi gerektiğine vurgu yaptı. Birkaç kooperatif olduğunu ama yeterli olmadığını dile getiren Diker, “Bu şekilde makas daralmaz. Üretici örgütlenmeli, pazarlamasını da kendisi yapabilmeli.” dedi.

AĞAÇLAR SOĞUKLAMA YAŞAYAMADI

Edremit Ziraat Odası Başkanı, kuraklıkla ilgili çiftçilerin endişelerini de dile getirdi. Diker, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde olduğunu, bu durumun zeytin ağaçlarına büyük zarar verebileceğini ifade etti. Diker, ağaçların bu yıl soğuklamayı yaşayamadığını belirterek şöyle konuştu: 

“Geçen yıl zeytin için hava şartları çok uygundu. Edremit Körfezi sırtları ve tabanlarında 10 milyona yakın zeytin ağacımız var. Ağaçlar bu yıl hâlâ soğuklamayı yaşayamadı. Ağaçların çiçeklenmesi için artı 4’ün altında soğuk yaşamalı. Zeytin ağacının yıllık ihtiyacı olan 1050 saat civarındaki soğuklama gerçekleşmediğinden dolayı bu alanda da bölgemizde önemli sıkıntılar çekileceği görünmektedir.

ASMALAR FİLİZLENDİ

Dağlarda soğuk da yok kar da yok. Önümüzdeki yıl zeytin ağaçlarının gelişmesinde sıkıntı yaşanacak. Ağaçlar zamanında çiçek açmazsa ve mevsimini şaşırırsa üretimde sıkıntı yaşanır. Bu kuraklık değil felaket. 1 buçuk metre yerin altındaki topraktan toz çıkıyor. Arada çoraklaşmış bir toprak var. Meyveli ağaçlar için bu büyük bir sıkıntı. İnanın ocak ayında yaşanan sıcaklıklardan dolayı domates ve biber ürün vermeye devam ederken, asmalar ve bademler filiz çıkarmaya başladı. Barajlar sinyal veriyor. Ovalara evler yapmışız, doğanın dengesini bozmuşuz. Sonuçlarını yaşayarak göreceğiz.” 

ÇİFTÇİ UMUDUNU YİTİRMEZ

Kendisi de üretici olan Vatan Partisi Edremit İlçe Başkanı Ethem Dülgeroğlu da “Zeytin üreticiden çıktıktan sonra firmanın tuz, sirke ve işçilik maliyeti var. Bir de 2-3 ay bekleme süresi. Kimyasal da kullanıyorlar. En fazla 50 liraya mal olan zeytin, 150 liraya nasıl satılıyor?” diye sordu. 

Üreticinin yüzde 200’leri bulan girdi maliyetleriyle üretim yaptığını belirten Dülgeroğlu, şöyle konuştu: “İlaç, budama sürüm, su, işçi parası çok büyük maliyetlere neden oluyor. Üretici de tüketici de mağdur ediliyor. Makas çok açık. Süt ürünleri de aynı. Kendi peynirimizi kendimiz yapıyoruz. 4 kilo sütten 1 kilo peynir üretiyoruz, sütü de 9 liraya alıyoruz. Ama marketlerde peynir 150 lira. 

ÇİFTÇİNİN CANI YANIYOR

Gemlik zeytinini biz 40-45 liraya veriyoruz. Marketlerde 4 katına yakın yüksek fiyatla satılıyor. Yerli zeytini 12-13 liraya veriyoruz 80 liraya satılıyor. Eskiden Havran pazarında sebze meyve ve bütün sanayi ürünlerinde dahil alış fiyatı ve satış fiyatı yazardı. Devlet belli bir kâr oranı verir, onun üstüne çıkanları zabıta tespit eder, en ağır cezayı verirdi ve üreten de tüketen de memnundu.” “Çiftçi hiçbir zaman umudunu yitirmez, çünkü onun görevi insanoğlunu doyurmak.” diyen Dülgeroğlu, şöyle devam etti. “Çiftçi hep ‘seneye belki daha iyi kazanırım’ der. Ama 40 liraya verdiği ürünün 150 liraya satıldığını da görünce çok canı yanar. ‘Benim elimden çıkarken ürünüm enayi malı, 4 misli satılırken sanayi malı oluyor’ diye de mırıldanır.”

ÜRETİCİ BAŞ TACI OLACAK

Çözümün girdi fiyatlarının düşürülüp üretimi daha da çoğaltmak olduğunu belirten Dülgeroğlu, “Tarım sektöründeki işçi sıkıntısına çözüm bulmalıyız. Gençleri tarıma özendirmeliyiz. ‘Ben çiftçi olacağım’ diyen bir tane çocuk bulamazsınız. İnsanları topraktan uzaklaştırdılar. Traktör kullanacak, toprakta çalışacak insan çok azaldı. Köyler boşaldı, gençler toprak işini sevmez oldu.” dedi.

“80’den sonra ekonomimizi çökertmeye başladılar” diyen Dülgeroğlu, şöyle devam etti: “Karma ekonomi yerine serbest piyasa ekonomisi yani isteyen istediği fiyata satabilecek isteyen istediği ürünleri dışarıdan alabilecek… Çiftçiyi kambur ilan ettiler. Tekrar karma ekonomi sistemi diyoruz, dolar yasaklansın diyoruz. Üreticinin Milli Hükümetiyle, üreticiyi baş tacı edecek bir programla bu sorunları aşabiliriz.” (Kaynak: Aydınlık)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.