DOLAR 16,3324
EURO 17,467
ALTIN 971,457
BIST 2418,1
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 27°C
Parçalı Bulutlu

2021 Yalanları ve Gerçekler

2021 Yalanları ve Gerçekler
01.01.2022
47
A+
A-

2021 yılında karşımıza çıkan yalanları ve bu yalanların gerçeklerini derledik.

1- YALAN: AŞAĞI BAK

CHP, PKK ve HDP’nin Demokratik Üniversite cephesi kurmaya yönelik “kayyum rektör” eylemleri; Cumhuriyet, T24, Sözcü, Evrensel gibi gazetelerde polisin öğrenciye orantısız güç uyguladığı ve “aşağı bak” talimatı ile gözaltına aldığına dair haberler yapılmıştı.

GERÇEK: Eylemlerde gerçekleştirilen gözaltılar sırasında çekilen videolar sosyal medyadan yayınlanmıştı. Yayınlanan videolarda polisin “aşağıdan geç” dediği açıkça duyuluyordu.

2- YALAN: TÜRKİYE AŞILAMADA ÇOK GERİDE

Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye’nin dünyadaki aşılamadaki yerinin 7.sıra olduğuna dair yaptığı açıklamaya Ayşenur Arslan tarafından “Delirdin mi sen? Türkiye ilk 25 ülke içinde bile yer alamaz.” şeklinde bir tepki gelmişti. Arslan, yayınlanan verilere güvenmediğini ve Türkiye’nin aşılamada çok geride olduğunu söylemişti.

GERÇEK: Sağlık Bakanlığı ciddi bir kurum ve elindeki veriler Türkiye’nin aşılamadaki yerini somut olarak ortaya koyan veriler açıklamıştı. Yaratılmaya çalışılan güvensizlik iklimi yalnızca vatandaşın sağlığını riske atmaya yönelik bir hamleydi ve temeli Batı ülkelerini, Türkiye’nin üstünde görmeye dayanıyordu.

3- YALAN: ULUSAL KANAL’A ÖRTÜLÜ ÖDENEK

Emin Çölaşan, bir yazısında Ulusal Kanal’ın Digiturk’de yayına başlayacak olmasına dair “Tele1, HalkTV gibi bu kanallar bu parayı zor buluyor ancak Ulusal Kanal bir şekilde bulmuş.” ifadelerini kullanmış ve örtülü ödenekten pay verildiği iddiasında bulunmuştu.

GERÇEK: Ulusal Kanal ve Görev Vakfı, Ulusal Kanal’ın Digiturk’de yayına başlaması için bir seferberlik kampanyası başlatmış ve bu kampanyayı tüm yayın kurumlarına da mail yolu ile ulaştırarak çağrıda bulunmalarını istemişti. Ulusal Kanal, Digiturk yayını için gerekli olan meblayı örtülü ödenekten pay alarak değil, halkın desteği sayesinde bir araya getirmişti.

4- YALAN: PKK İLE HDP ARASINDA BAĞ YOK

HDP’nin kapatılma davası sürecinde, CHP ve İyi Parti tarafından HDP’nin bağımsız bir siyasi parti olduğu ve herhangi bir terör örgütü ile doğrudan veya dolaylı bir bağı bulunmadığı, fezlekelerin halkın iradesinin özgürce kullanımına engel olduğu söylenmişti.

GERÇEK: Gerek HDP’nin üst düzey yöneticilerinin açıklamaları, gerek Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener’in fezleke açıklamaları ile HDP’nin şehirlerdeki terör yapılanması meşrulaştırmaya çalışılmıştı. HDP-PKK arasındaki organik bağ ise kapatılma davası iddianamesinde açıkça işlenmişti.

5- YALAN: DEMİRTAŞ NEDEN HAPİSTE?

HalkTV’ye konuk olan Ayşenur Arslan, Selahattin Demirtaş’ın hapiste olmasına dair “Terörden uzaklığı ile bilinen Selahattin Demirtaş içerde. Neden cezaevinde olduğunu kimse kimseye izah edemiyor.” ifadelerini kullanarak Demirtaş’ın suçsuz olduğuna dair bir iklim yaratmaya çalışmıştı. Deva Partisi ve CHP gibi partilerin genel başkanları da Gergerlioğlu ve Demirtaş’a desteklerini ilan etmişlerdi.

GERÇEK: Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016 tarihli iddianemisinde yer alan bilgilere göre, Demirtaş PKK militanlarını “şehitlerimiz” diye anarak PKK’nın amaç ve görevlerine meşruiyet ve kutsiyet atfetmişti. Demirtaş hakkında açıkça işlediği, terörü övme suçu nedeniyle hapis cezasına hükmedilmişti.

6- YALAN: KADIN CİNAYETLERİ ARTACAK

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun şişirilmiş verilerine göre 2019’da 474, 2020’de 171’i şüpheli 471 kadın cinayeti vardı ve bu sayı İstanbul Sözleşmesinden çıkılması ile daha da artacaktı.

GERÇEK: İçişleri Bakanlığının resmi belgelere dayandırdığı verilerine göre ise 2019’da 336, 2020’de 266 kadın “kadın olduğu için” öldürüldü.

7- YALAN: EMEKLİ AMİRALLERİN BİLDİRİSİ

104 amiral tarafından yayınlanan bildiride, boğazlardaki egemenlik haklarının Montrö Anlaşması ile sağlandığı ve Montrö Anlaşması sona erdiği takdirde bağımsızlığın da sona ereceği vurgusu yapılmıştı.

GERÇEK: Bildiride bahsedilen felaket senaryosunun hukuki bir dayanağı bulunmuyordu. Osman Paksüt, yazdığı makale ile egemenliğin yalnızca sözleşmeler ile değil, bir toprak üzerindeki fiili yapılanma ile de sağlandığını ve boğazlardaki egemenliğin Montrö Sözleşmesi’ne yakıcı bir bağla bağlanmadığını açıklamıştı.

8- YALAN: 128 MİLYAR DOLAR NEREDE?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Merkez Bankası’nın kasasındaki 128 milyar doların iç edildiğine yönelik iddialarda bulunmuştu. CHP dolarların ucuz fiyattan satıldığını ve peşkeş çekildiğini öne sürmüştü.

GERÇEK: Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, ‘128 milyar dolar’ tartışmalarıyla ilgili olarak, “Hazine hesapları üzerinden döviz alım ve satım işlemi Merkez Bankası tarafından gerçekleştirilmiştir, burada MB’nin muhabir bir banka aracılığıyla bu alım ve satım işlemlerinin elektronik işlem platformlarında gerçekleştiğini görüyoruz. Burada kesinlikle yasal olmayan bir durum söz konusu değil, kesinlikle bir yolsuzluk söz konusu değil” açıklamasında bulunmuştu.

9- YALAN: DAVUTOĞLU: PERİNÇEK TOPRAK AĞASIDIR

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu katıldığı bir youtube programında Doğu Perinçek’in “şirketleri olduğu” yalanını söylemişti. Can Ataklı da Tele1 ekranlarında “Perinçek ve çevresi toprak ağasıdır, ciddi yatırımları vardır. Demek ki Tayyip Erdoğan ile birlikte yapıyorlar” demişti.

GERÇEK: Toprak ağası yalanlarına dair, Vatan Partisi Genel Sekreteri Özgür Bursalı, “Doğu Perinçek her seçim öncesi milletimize ilan eder.Türk siyasetinde tek örnektir. Hiçbir taşınmazı yoktur. 10.000 kitap, bir piyano, birkaç resim tablosu. Hz. Muhammed gibi Atatürk gibi, üryan gelip, üryan gidenlerdeniz. Aydınlıkçılık budur.” açıklamasında bulunmuştu.

10- YALAN: AŞI KISIRLIK YAPIYOR

GERÇEK: Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Derneği’nden uzmanlar, aşının kısırlık yaptığı iddialarına dair “Aşılar kısırlık yapmaz. Aşıdan sonraki aylarda, yıllarda gerçekleşecek gebeliklerden doğacak bebekler üzerinde hiçbir aşının olumsuz etkisinin olması beklenmez. Aşı hamilelere yapıldığında bile bebeğe zarar vermemektedir. Gebe veya gebe kalmak isteyenler de aşılanmalıdır. Hiçbir aşının gelecekte gerçekleşecek bir gebelik üzerinde olumsuz etkisi yoktur. Kovid-19 aşıları gebeliğin başından itibaren uygulanabilir. Ancak ilk üç ayda farklı nedenlere bağlı düşükler sıktır ve bu dönemde gerçekleşebilecek bir bebek kaybının aşıyla ilişkilendirilmemesi için aşıların gebelikten önce veya üçüncü aydan sonra yapılması tercih edilmektedir.” açıklamasında bulunmuştu.

11- YALAN: TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİNDE BAHAR

NATO zirvesi ve Erdoğan-Biden görüşmesi; Cumhuriyet, Sözcü, Hürriyet, Türkiye gibi gazeteler tarafından Türkiye-ABD ilişkilerinde bahar olarak nitelendirilmişti. Yapılan haberlerin içeriğinde, Türkiye ve ABD’nin sürekli sorunlarında ortaklaştığı ibareleri yer almıştı.

GERÇEK: Türkiye ve ABD’nin süregelen sorunları olan S-400, PYD destekleri gibi konularda ortaklaşmamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşme sonrasında yaptığı açıklamalarda “Daha önce ne diyorsak şimdi de onu diyoruz.” ifadeleri ile geri bir adım atılmadığını söylemişti.

12- YALAN: SAHTE UYGUR MAHKEMESİ

Londra’da CIA destekli Dolkun İsa’nın başvurusu ile Çin’i soykırım yapmakla suçlayan sözde Uygur Mahkemesi başlamıştı. Heyet üyeleri, Çin, Rusya, İran ve Türkiye karşıtı faaliyetleri ile dikkat çeken isimlerden oluşan mahkemenin, bağımsız ve sivil olduğu iddia edilmişti.

GERÇEK: Uzmanlar bu toplantının hukuki hiçbir dayanağının ve ciddiyetinin olmadığını kaydetmişlerdi. Mahkemede ciddiyetsiz tanıklar ve sahte beyanlar göze çarpmaktaydı. Bağımsız ve sivil olduğu iddia edilen sözde mahkemenin giderleri ise ABD bütçesinden fonlanan NED Vakfı tarafından karşılanmaktaydı.

13- YALAN: KATARLILARA SINAVSIZ ÜNİVERSİTE

Türkiye ile Katar arasında “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Katar Devleti Hükümeti Arasında Askeri Sağlık Alanında Eğitim ve İş Birliği Protokolü” imzalanmıştı. Cumhuriyet, T24, Sözcü, Yeniçağ gibi gazetelerde “Türkiye ile Katar arasında imzalanan protokole göre, Katarlı gençler Türkiye’de sınavsız tıp, diş hekimliği, eczacılık eğitimi alabilecek. Anlaşma kapsamında hastane kurulması ve işletilmesi de var.” ibareleri ile aktarılan haberlerle, iki devlet arasındaki anlaşmanın amacı saptırılarak, Katarlı öğrencilere iltimas geçildiği yargısı yaratılmaya çalışılmıştı.

GERÇEK: Protokole göre, askeri alanda görev alacak Katarlı misafir öğrenci ve misafir personeller Türkiye’de eğitim alabilecekti. Söz konusu protokolde, “misafir öğrencinin kabul eden tarafın mevzuatına ve imkânlarına uygun olarak seçileceği” hükmü de yer alıyordu.

14- YALAN: ODATV SİLAHLI YURT HABERİ

OdaTV’den Caner Taşpınar’ın imzasını taşıyan “Öğrenci yurdundan çıkan silahlar” başlığıyla yayımlanan haberde infial yaratmak için yoğun çaba sarfedilmişti. Haberde, “Fotoğraflarda, kız öğrencilerin yurda giriş-çıkış yaptığı sırada, iki kişinin, yurdun içinden silahları alıp yurt önündeki duvara yasladığı görüldü. Silah dışında, kalkan, çelik yelek ve kutu içinde mühimmatlar olduğu da anlaşıldı. Silahların taşınmasına tanık olan, çevre sakinleri ve öğrenciler uzun menzilli, ağır silahları görünce şoke oldu.” ifadeleri yer almıştı.

GERÇEK: KADEM Vakfı’na ait Ataşehir Kız Öğrenci Yurdu’nun içinden taşındığı iddia edilen silahların çekimleri İstanbul Ataşehir’de süren FETÖ’nün mahrem yapılanmasını anlatan “Mahrem” dizisinin setine ait olduğu ortaya çıkmıştı. Dizinin oyuncuları ve set çalışanları tarafından OdaTV haberine yalanlama gelmişti.

15- YALAN: TANK PALET SATILDI

GERÇEK: Cumhurbaşkanı Erdoğan, fabrikanın Katarlılara satılmasına yönelik iddialara, “Tapusu devlettedir. Fabrikayı işleten Türk firmasıdır. Firmanın Katarlı yabancı ortağı yüzde 49 ile sadece finansal ortağıdır. Fabrikamızın mülkiyeti Hazine’nin, tahsisi Milli Savunma Bakanlığınındır. Tapusu devlettedir, öyle de kalacaktır.” diyerek yanıt vermişti.

16- YALAN: KÜBA DEMOKRASİ İÇİN AYAKTA

Küba’da, ABD bayrağıyla az sayıda muhalif eylem yapmışlardı. ABD tarafından desteklenen protestoda Küba halkının sosyalizm değil özgürlük istediği, Sosyalizmin ve Marksizmin bir başarısızlık olduğu iddia edilerek bu küçük grubun muhalif eylemi tüm Küba halkıma maledilmeye çalışılmıştı.

GERÇEK: Küba Devlet Başkanı ve Küba Komünist Partisi Birinci Sekreteri Miguel Diaz-Canel Bermudez, “Devrimi teslim etmeyeceğiz.” diyerek tüm Küba halkını devrimi savunmak için sokaklara çağırdığını duyurmuştu. Devlet Başkanı Diaz’ın açıklamalarından sonra 10 binlerce Kübalı sokaklara çıkmış ve ABD kışkırtmasına karşı sokaklarda gösteriler düzenlemişlerdi.

17- YALAN: YABANCI FONLA BAĞIMSIZ GAZETECİLİK

ABD’nin, fonladığı basın ve medya kuruluşları için, “Türkiye’de bağımsız medyanın güçlendirilmesi” ve “ifade özgürlüğü” temellendirmesi yapılmış ve mevcut fonlar “destek” olarak lanse edilmeye çalışılmıştı.

GERÇEK: NED, European Endowment For Democracy (EED), Avrupa Birliği, Alman vakıfları, Norveç Büyükelçiliği, İsveç Ulusalararsı Kalkınma Ajansı (SIDA), İsveç İstanbul Başkonsolosluğu, Danimarka Büyükelçiliği gibi kuruluşların fonladığı medya kuruluşları ve aldıkları fon miktarı internet sitesi üzerinden bir rapor aracılığı ile duyurulmuştu.

18- YALAN: HAVADAN MÜDAHALE YOK

CHP’li Belediye Başkanları ve temsilcileri orman yangınları sırasında “uçak ve helikopter yok” propagandası yapmışlardı.

GERÇEK: Başta Muğla’da hem uçaklar, hem helikopterler çok yoğun bir şekilde yangınlara müdahale etmişlerdi. Orman Genel Müdürlüğü, yangınlara 51 helikopter, 16 uçak ve 9 İHA ile müdahale edildiğini açıklamıştı.

19- YALAN: TALİBAN KADINLARI ZORLA EVLENDİRECEK

GERÇEK: Taliban sözcüsü Muhammed Sühel Şahin, New Delhi TV’de yaptığı röportajda “Kesinlikle yalan. Bu tamamen bir sahte propagandanın ürünü. Sahte videolar ve sahte raporlar medyada özellikle yayınlanıyor. Taliban Sözcüsü olarak bütün örgütümüzün bu konudaki görüşünü açıklıyorum: Bu yalan, sahtekârlık! Bu İslam’a da aykırıdır. Bir kadını evliliğe zorlamak, böyle bir şey bizim kurallarımız arasında yok. Bu imkansız ve Taliban liderliği olarak bunu reddediyoruz.” ifadeleri ile zorla evlendirme söylentilerini yalanlamıştı.

20- YALAN: KDHC LISE ÖĞRENCİSİNİ İDAM ETTİ

ABD merkezli Radio Free Asia’nın “Kuzey Kore’ye USB ile Squid Game dizisini sokan ve diziyi izlettiren bir lise öğrencisi ölüm cezasına çarptırıldı.” haberi, Sözcü, Cumhuriyet, Ahaber, Sabah, Vatan, Habertürk, İHA, Yeni Şafak, Milliyet, Haber Global, Webtekno, Akit TV, Akşam, T24, TamgaTurk, BPT Haber, TRT Haber, TGRT Haber gibi medya kuruluşları tarafından da yayınlanmıştı.

GERÇEK: Squid Game dizisi 2021 yılında yayınlanmış, ancak Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti koronavirüs tedbirleri nedeniyle 2020 yılından itibaren sınırlarını kapatmıştı ve KDHC diplomatları bile yurtlarına dönemedi. Bu yüzden Squid Game dizisinin ülkeye girme şansı kalmamıştı.

21- YALAN: OHAL İLAN EDİLECEK

Doların hızla yükseldiği günlerde ortaya atılan “OHAL ilan edilecek” yalanın fitilini hukukçu Prof. Dr. İzzet Özgenç, “Ekonomik durum gerekçe gösterilerek OHAL ilan edilecek.” sözleriyle ateşlemişti.

GERÇEK: Ak Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş, “Bu tam bir saçmalıktır.” ve MHP lideri Bahçeli de sert bir açıklama yaparak, “Gafilliktir, şuursuzluktur.” açıklamaları yaparak haberi yalanlamıştı.

22- YALAN: ÖRTÜLÜ FAİZ YALANI

Sözcü ve Cumhuriyet gazeteleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı “Kur korumalı TL mevduat” uygulaması için dövize endeksli mevduat uygulamasının başarısız olması durumunda Hazine’ye ciddi bir yük bineceği, muhtemelen para basılacağı öne sürerek “örtülü faiz artışı” manşetiyle çıkmıştı.

GERÇEK: Ne Marksist literatürde ne liberal ne de Keynesci iktisat anlayışında “örtülü faiz” diye bir kavramın olmadığını belirten yatırım uzmanı Serhat Latifoğlu, ise “Diyelim ki başarısız oldu, neden Hazine’ye yük binsin? Ya taşınan hedge pozisyonları kar ederse ne olacak? Hedgelerin zarar edeceğini nereden biliyoruz? Devlet gerektiğinde aldığı kur riskini hedge eder. Tıpkı özel bankaların yaptığı gibi. Yani bu işlemin dış borcu tetikleyeceğini söylemek hatalı bir yaklaşım. Dövizden TL’ye geçiş olduğunda mevduattaki dolarizasyon azalır. Denklem bu kadar basit. TL’nin dövize hedge edilmesi dolarizasyona sebep olmaz.” diye konuşmuştu.

23- YALAN: AKŞENER UYGURLARLA İLGİLİ 1 KONUŞMADA 15 YALAN SÖYLEDİ

Meral Akşener’in Uygurlarla ilgili, “Çin Yönetimi ‘Güvenlikleştirme’ adı altında ‘Çinlileştirme’ politikası uyguluyor, Uygur Türkü olarak doğduğu için, ailelerinden ayrılan çocuklar var, Sadece Uygur Türkçesi konuştuğu için, toplama kampına alınan kadınlar var. Kadınlar, toplama kamplarında şiddetle, tacizle, tecavüzle karşı karşıya, Aileler, yanlarına yerleştirilen Çinli erkeklerle yaşamak zorunda.” gibi 15 yalan söyledi. Aydınlık Gazetesi, bu yalanları ve gerçekleri haberleştirdi.

GERÇEK: ABD destekli Türkistan İslam Partisi, 1990’dan 2016’ya kadar Sinciang’da binlerce terör eylemi düzenledi. Yüzlerce sivil ve polisi öldürüldü. Çin Hükümeti teröre karşı etkin önlemler aldı. Terör herhangi bir bölgeye, etnik grup veya din ile ilişkilendirilmiyor, birliği baltalayan ve ülkeyi parçalamayı amaçlayan terör faaliyetlerine karşı yasalar çerçevesinde mücadele yürütüyor. Resmi raporlara göre, 2014’ten bu yana toplam bin 588 terör grubu saptandı, 13 bin civarında terörist tutuklandı. Kamu güvenliği sağlandı. Sinciang’da beş yıldır terör olayı yaşanmıyor.

Binlerce çocuğun ailesinden ayrı, diğer çocuklarla toplu yaşadığı gibi uçuk ve hayali bir manzara oluşturuyor. Sinciang’da Uygur çocuklar ailelerinin yanlarında yaşamlarını sürdürüyor. Her ülkede olduğu gibi uygunsuz koşullarda, çocuklar devlet korumasına alınıyor.

Uygurca, Sinciang Uygur Özerk Bölgesi’nin resmi dili. Uygurca konuştuğu için kimseye hukuki yaptırım uygulanamaz. Uygur kadınlar Çin’de başı dik yaşıyor. Çalışma hayatına aktif olarak katılan kadınlar, anayasal haklarını da özgürce kullanıyor.

Söz konusu yalanı yayan merkez Human Rights Watch adlı bir ABD kuruluşu. Sinciang hükümeti, 2016 yılından bu yana farklı etnik gruplardan kadrolar ve insanlar arasında “etnik birlik kampanyası” ve dayanışma faaliyetleri yürütüyor. Bu kampanyanın resmi adı “İnsanları ziyaret edin, insanlara fayda sağlayın ve halkın gönüllerini bir araya getirin.” Bu kapsamda 1 milyon 100 bin kadro, farklı etnik gruplardan 1 milyon 600 bin kişiyle eşleştirildi. “Akraba” sayıldılar ve birbirleriyle arkadaş oldu. Han kökenli kadrolar Uygurlar da dahil olmak üzere çeşitli etnik gruplarla eşleşti. (Kaynak: Aydınlık Gazetesi)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.