5 Ekim 2026, 17:30:24
Dolar 42,2340
Euro 48,8802
Altın 5.629,56
BİST 10.824,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 24°C
Az Bulutlu
Adana
24°C
Az Bulutlu
Cts 24°C
Paz 16°C
Pts 19°C
Sal 20°C

Önce analiz, sonra tespit, sonra çözüm ve örgütlü mücadele

Önce analiz, sonra tespit, sonra çözüm ve örgütlü mücadele
5 Ekim 2026 15:20
A+
A-

MEKİN ŞAHİN

Çocukluğumuzda pamuk tarlalarında sulama yapardık.
Amcam bizi izler, bir işi gelişigüzel yaptığımızı gördüğünde kızardı: “Kara düzen iş yapmayın!”
Biz de sorardık; “peki amca, ne yapmamız gerekir?”
Cevabı çok açıktı. “Önce analiz edeceksiniz.”
Tava yapılacak alanın eğimini tespit edeceksiniz. Suyu yukarıdan verdiğinizde sağa, sola, hangi noktaya doğru patlayacağını göreceksiniz. Tavadaki arık sayısını belirleyecek, ana yığmaları buna göre hazırlayacaksınız.
Sonra bir kez daha boydan boya kontrol edeceksiniz. Her şey tamam olduğunda suyu bırakacaksınız.
Biz de söylediklerini harfiyen yapardık.
Sonuç?
Sulama başladığında suyun peşinden koşmak zorunda kalmaz, işimizi rahatlıkla yapardık.
Çünkü önce analiz edilmiş, sonra tespit yapılmış, ardından çözüm üretilmişti.
Bugün CHP’nin ihtiyacı olan şey de tam olarak budur. CHP önündeki fotoğrafı görmelidir.
Nedeni ne olursa olsun CHP, kendi tarihinde ilk kez bu denli belirgin biçimde tavan ile taban bütünlüğünde bir ayrışma yaşamaktadır.
Tepkisel siyaset, yönlendirmeler, kişisel hesaplaşmalar ve birbirini tüketen tartışmalar örgütün bütününde ciddi bir sarsıntı yaratmıştır.
Bu sarsıntının aşılması mümkün.
Ancak bunun yolu, günü kurtaran açıklamalardan, birbirini suçlayan tartışmalardan veya yalnızca hükümetin yanlışlarını teşhir etmekten geçmez.
CHP’nin önce kendi gerçeğini görmesi gerekir.
Bunun için Türkiye’nin her ilinde, her ilçesinde gerçekçi ve bilimsel bir araştırma yapılmalıdır.
Halk CHP’yi neden destekliyor?
Neden desteklemiyor?
Hangi sorununu CHP’nin çözebileceğine inanıyor?
Hangi konuda CHP’ye güvenmiyor?
Örgüt halkın içinde mi?
Örgüt ile halk arasında hangi mesafeler oluşmuş?
Gençler CHP’ye neden geliyor veya neden gelmiyor?
Emekçiler, emekliler, çiftçiler, esnaf, kadınlar, gençler ve üreticiler CHP’den ne bekliyor?
İl ve ilçe örgütleri hangi sorunları biliyor, hangilerini bilmiyor?
Hangi bölgede hangi örgütlenme modeli başarı sağlayabilir?
Bunların tamamı veriye dayalı olarak ortaya konulmalıdır.
Çünkü siyaset, yalnızca kürsüden konuşarak yapılmaz.
Halkı anlamadan halka öncülük edilemez.
Önce fotoğrafı göreceksiniz!
CHP Genel Merkezi, kendi örgütünü yalnızca raporlarla, toplantılarla ve yöneticilerin sübjektif değerlendirmeleriyle tanıyamaz.
Türkiye’nin gerçeği Ankara’daki toplantı salonlarından ibaret değildir.
Türkiye; tarladadır, fabrikadadır,
pazardadır, işyerindedir, okuldadır, üniversitededir, mahallelerdedir, köylerdedir, emeklinin sofrasındadır,
gencin gelecek kaygısındadır.
CHP’nin araştırması da bu Türkiye’nin içinde yapılmalıdır.
Her il, her ilçe kendi gerçeğini ortaya koymalıdır.
Önce analiz.
Sonra tespit.
Sonra çözüm.
Sonra örgütlü mücadele.
İşte siyaset böyle yapılır.
Kara düzenle örgüt yönetilmez!
Üzülerek ifade etmek gerekir ki bugüne kadar CHP içerisinde bu ölçekte, sistemli ve bütünlüklü bir çabanın yeterince ortaya konulduğunu göremiyoruz.
Her şey çoğu zaman günlük gelişmelerin arkasından sürüklenerek yürütülüyor.
Bir olay oluyor, tepki veriliyor.
Bir açıklama yapılıyor, karşı açıklama geliyor.
Bir gündem değişiyor, CHP de gündem değiştiriyor.
Böylece siyaset, strateji üretmek yerine gündem takip etmeye dönüşüyor.
Oysa örgüt, yalnızca seçim zamanı çalıştırılacak bir mekanizma değildir.
Örgüt; halkı tanıyan, halkın sorunlarını bilen, çözüm üreten, insanları bir araya getiren ve onları ortak bir hedef etrafında örgütleyen siyasi güçtür.
Örgüt yoksa söylem havada kalır.
Örgüt yoksa program kâğıt üzerinde kalır.
Örgüt yoksa halk desteği sandıkta kalıcı siyasi güce dönüşmez.
Sayın Genel Başkan ve MYK üyeleri, bu tarihi sorumluluk içi boş gerekçeyle geçiştirilmez.
Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullar, CHP’ye yalnızca iktidarın yanlışlarını anlatma görevi vermiyor.
Türkiye halkı CHP’den çözüm, umut, güven ve örgütlü bir gelecek bekliyor.
Bugün CHP’nin önündeki asıl sorunu halkın yaşadığı sorunları gerçekten biliyor mu?
Eğer biliyorsa nereden biliyor?
Bilimsel olarak araştırdı mı?
Örgütümüzün bulunduğu her il ve ilçenin gerçek fotoğrafını çıkardık mı?
Hangi ilçede hangi toplumsal kesimle nasıl buluşacağımızı belirledik mi?
Hangi sorun üzerinden hangi örgütlenmeyi kuracağımızı planladık mı?
Bunların cevabı açık ve somut değilse hâlâ kara düzen siyaset yapıyoruz demektir.
Sayın il başkanları ve ilçe başkanları, sizlerin görevi gökten gelecek yağmur damlalarını beklemek değildir.
“Yağmur yağarsa biz de nasipleniriz.” anlayışıyla siyaset yapma hakkınız yok!
Halkın ayağına gidilecek. Halk dinlenecek. Sorun yerinde görülecek. Veri toplanacak. Çözüm üretilecek. İnsanlar örgütlenecek.
Ve bütün bunlar ortak bir siyasi hedefe bağlanacaktır.
Çünkü halkı, yaşam koşullarını ve toplumsal değişimi yalnızca makam odalarından, toplantı salonlarından veya entelektüel tartışmalardan öğrenemezsiniz.
Halkın arasına girmeden halkı anlayamazsınız.
Halkın sorununu yaşamadan onun siyasal davranışını doğru okuyamazsınız.
CHP’nin bugün ihtiyacı olan şey birbirini tüketmek değil. Kişileri büyütmek veya küçültmek değildir.
Birbirine laf yetiştirmek değildir.
Günü kurtarmak hiç değildir.
İhtiyaç olan şey; ideolojik birlik,
siyasi birlik, örgütsel birlik ve bütün bunları taşıyacak ortak bir dildir.
Dikey örgütlenme ile yatay örgütlenme birbirinin alternatifi değildir.
İkisi birlikte kurulmalıdır.
Genel merkez örgütü yönlendirmeli ama örgütün tabanını dinlemelidir.
İl örgütleri ilçelerle birlikte çalışmalı, ilçeler mahallelerle ve halkla bütünleşmelidir.
Yukarıdan aşağıya emir veren değil, aşağıdan yukarıya bilgiyi taşıyan, yukarıdan aşağıya ortak hedefi ulaştıran bir örgüt yapısı kurulmalıdır.
Türkiye’nin devrimci gücü ve öncü örgütü olmak ana hedef olmalıdır.
CHP, yalnızca seçim kazanmaya çalışan bir siyasi parti olmanın ötesinde Türkiye’nin bağımsızlığı özgürleşmesi, adalet kurulması, üretimin güçlendirilmesi ve halkın kendi geleceği üzerinde söz sahibi olması için mücadele eden tarihsel bir siyasi güçtür.
CHP’nin görevi yalnızca iktidarı eleştirmek değil; alternatif iktidarı halkla birlikte inşa etmektir.
Bunun yolu da halkı seyretmek değil, halkla birlikte yürümekten geçer.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı, örgütsüz bir umut değil; örgütlü umuttur.
Dağınık bir tepki değil; bilinçli ve örgütlü mücadeledir.
Günü kurtaran söylemler değil; geleceği kuracak bir programdır.
Çocukken öğrendiğim o basit sulama kuralı bugün siyasetin en önemli derslerinden biri gibi geliyor bana.
Önce eğimi tespit edeceksin. Suyun nerede patlayacağını göreceksin.
Arıkları belirleyeceksin.
Ana yığmaları ona göre yapacaksın.
Son kez kontrol edeceksin.
Sonra suyu vereceksin.
Siyaset de böyledir.
Toplumu tanımadan, sorunu tespit etmeden, örgütü hazırlamadan, çözümü planlamadan, halkla bağ kurmadan suyu bırakırsanız; su tarlayı sulamaz.
Toprağı dağıtır.
Emeği boşa çıkarır.
Ürünü azaltır.
Bugün CHP’nin yapması gereken
Kara düzeni bırakmak. Türkiye’nin fotoğrafını yeniden çekmek.
Halkın gerçek sorunlarını bilimsel yöntemlerle tespit etmek.
Her il ve ilçenin kendi özgün çözümünü üretmek.
Örgütü yeniden halkın içine taşımak.
İdeolojik, siyasi ve örgütsel birliği ortak dille sağlamak.
Dikey ve yatay örgütlenmeyi birlikte kurmak.
Ve sonunda; Türkiye’nin demokratik ve devrimci dönüşümünün örgütlü gücü olmak.
Çünkü kara düzenle tarla sulanmaz.
Kara düzenle örgüt yönetilmez.
Kara düzenle iktidar kurulmaz.
Önce analiz.
Sonra tespit.
Sonra çözüm.
Sonra örgütlü mücadele.
CHP’nin yeniden halka umut olmasının yolu buradan geçiyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.