Adana’da atık kağıtlar sanat eserine dönüştü!
DÖNÜŞTÜ
Ayça Topalbebek’in yüksek lisans tez çalışması kapsamında hazırladığı “El Yapımı Kâğıt Sanatı Sergisi”, Seyhan Belediyesi 100. Yıl Sanat Merkezi’nde sanatseverlerle buluştu.
Adana’da geri dönüşüm, sürdürülebilirlik ve ileri dönüşüm kavramlarını sanatla buluşturan farklı bir sergi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sanatçı Ayça Topalbebek’in yüksek lisans tez çalışması kapsamında hazırladığı “El Yapımı Kâğıt Sanatı Sergisi”, Seyhan Belediyesi 100. Yıl Sanat Merkezi Sergi Salonu’nda açıldı. Topalbebek’in “Atık Kâğıt ve Doğal Tekstil Liflerinden Geliştirilen Kâğıt-Lif Esaslı Malzemenin Hacimli Sanatsal Nesnelere Dönüşümü” başlıklı yüksek lisans tez çalışmasının ürünü olan eserler, atık malzemelerin farklı bir üretim süreciyle yeniden değerlendirilmesini konu alıyor.
ATIK MALZEMELER YENİDEN HAYAT BULUYOR
Sergide; atık beyaz kâğıt, kraft kâğıdı ve kullanım ömrünü tamamlamış doğal tekstil lifleri yeniden işlenerek el yapımı kâğıt malzemesine dönüştürülüyor. Farklı yoğunluk, lif dağılımı ve yüzey özelliklerine sahip malzemeler, üretim sürecinin kendine özgü koşullarıyla farklı sanatsal formlar kazanıyor. Topalbebek’in “LİFOR” adını verdiği çalışma, atık malzemelerin yalnızca yeniden kullanılmasını değil, aynı zamanda daha yüksek bir estetik ve sanatsal değere dönüştürülmesini amaçlıyor.
KÂĞIT, DÜZ YÜZEYİN ÖTESİNE TAŞINIYOR
Serginin dikkat çeken yönlerinden biri ise el yapımı kâğıdın alışılmış kullanım biçiminin dışına çıkarılması. Kâğıtların biçimlendirilerek hacim kazanmasıyla ortaya çıkan eserler; iki buçuk boyut ile üç boyut, yüzey ile form ve nesne ile mekân arasındaki ilişkileri sorguluyor. Çalışmalar, kâğıdı yalnızca üzerine yazı yazılan veya görsel aktarılan düz bir yüzey olmaktan çıkararak bağımsız bir sanat nesnesine dönüştürüyor.
“ATIKTAN DOĞAN DOKU, HAFIZAYI ÖRER”
LİFORÂ projesinin temel yaklaşımını geri dönüşüm, sürdürülebilirlik ve ileri dönüşüm kavramları oluşturuyor. Kullanım ömrünü tamamlamış kâğıt ve tekstil artıklarının yeniden üretime kazandırılması geri dönüşüm anlayışını ortaya koyarken, mevcut kaynakların daha bilinçli kullanılması ve yeni kaynak tüketiminin azaltılması sürdürülebilirlik yaklaşımını destekliyor. İleri dönüşüm ise söz konusu malzemelerin yalnızca yeniden kullanılmasının ötesine geçerek, sahip oldukları potansiyelin farklı bir amaç ve daha yüksek bir estetik değer doğrultusunda değerlendirilmesini sağlıyor.
GEÇMİŞİN İZLERİ ESERLERDE YAŞIYOR
LİFORÂ’nın bir diğer önemli boyutunu ise malzeme ve bellek arasındaki ilişki oluşturuyor. Daha önce kullanılmış kâğıt ve tekstil liflerinin yeni bir bütün içerisinde yeniden hayat bulması, bu malzemelerin geçmiş kullanım izlerini tamamen ortadan kaldırmıyor. Malzemelerin taşıdığı izler, yeni eserlerin bünyesinde varlığını sürdürerek geçmiş ile bugün arasında görünmeyen bir bağ oluşturuyor. Topalbebek’in çalışmaları, böylece atık olarak görülen malzemelerin yeniden değerlendirilmesinin yanı sıra, onların geçmişten taşıdığı izleri de sanatsal bir anlatının parçası haline getiriyor. Sanatçının LİFORÂ projesinin çıkış noktasını ise şu ifadeler özetliyor: “Lif iz bırakır. Doku hatırlar. Katman zamanı taşır. Yüzey belleği görünür kılar.”