Dolar 32,5306
Euro 34,9930
Altın 2.434,71
BİST 10.471,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 35°C
Açık
Adana
35°C
Açık
Per 34°C
Cum 33°C
Cts 33°C
Paz 34°C

Aydın Süt Üreticileri Birliği Başkanı Başkaya sordu: Hayvancılık yol haritasına ne oldu

Aydın Süt Üreticileri Birliği Başkanı Başkaya sordu: Hayvancılık yol haritasına ne oldu
6 Haziran 2024 10:47
A+
A-

Sütün litre fiyatı 1 Mayıs’ta 14 lira 65 kuruş olarak belirlendi ancak bazı firmalar kendi istediği fiyattan alıyor. Üreticiler, ‘Tarım Bakanlığı buna izin vermemeli.’ dedi.

Aydın Süt Üreticileri Birliği Başkanı Servet Başkaya, bazı firmaların üreticiden aldığı süte 1 Mayıs’tan itibaren geçerli olacak olan fiyattan süt almayacaklarını bildirdiklerini ileri sürdü. Başkaya, “Ulusal Süt Konseyi’nin fiyatını da uygulamıyorlar. Piyasayı yönlendiriyorlar. Üretici mağdur oluyor. Tarım Bakanlığı buna izin vermemeli.” dedi.

Aydınlık’a açıklama yapan Servet Başkaya, Ulusal Süt Konseyi’nin son toplantısında sütün litre fiyatının 1 Mayıs’tan itibaren geçerli olmak üzere 14 lira 65 kuruş olarak belirlendiğini ancak buna uyulmadığını belirtti. Başkaya şunları söyledi:

“İki büyük firma, süt aldıkları yerlere 1 Mayıs’tan sonra da eski fiyattan süt almaya devam edeceklerini, yeni fiyata uymayacaklarını söylemişler. Üreticilerimiz bu durumu bize bildirerek yardım istediler. Son faturalar bu hafta kesilecek. Bu söylenenlerin doğru olup olmadığını göreceğiz. Böyle bir uygulama kabul edilemez. Buna Rekabet Kurulu’nun müdahale etmesini isteyeceğiz. Bu iki büyük firmanın dışında 4 firma daha aynı şeyi söylemiş. Bu, aralarında anlaştıklarını gösterir. Bu duruma Ulusal Süt Konseyi’nin de müdahale etmesini bekliyoruz. Konseyde zaten büyük firmalar temsil ediliyor ve onların istediği kararlar alınıyor. Üreticinin yararına karar alındığını görmedik. Bu karara da uymayacaklarsa o zaman sormamız gerekiyor, USK ne işe yarar?”

‘SÜT ALANLAR YEM DE PAZARLIYOR’

Başkaya, süt firmalarının yem fabrikası da kurduğunu, olmayanların ise yem fabrikalarıyla anlaşarak süt aldığı üreticiye yem pazarladıklarını belirterek, “Bu firmalar istedikleri fiyattan yem satıyor ve üreticiye ‘yemimizi almazsanız biz de sizden süt almayız’ telkininde bulunuyorlar. Yem fiyatlarının artmasına da bu tekelleşme neden oluyor. Şu an üreticinin en büyük sıkıntısı artan yem fiyatları. Bunu da süt alan firmalar yapıyor. Böyle bir kıskaç içindeyiz. Buna müdahale edilmesini istiyoruz. Bu iş ‘filler tepişir karıncalar ezilir’ misaline benziyor. Burada karınca da süt üreticisidir. Maalesef bütün kurumlar bunu seyrediyor. Başta Bakanlık ve tarım birlikleri… Ezilen ise bizleriz. Sadece süt üreticisi değil bütün tarımsal üretim yapanlar eziliyor. Maalesef Türkiye’de üç fil var: Süt sanayici, yem sanayici ve zincir marketler. Bu zincir kırılmadan üreticiye rahat yok.” değerlendirmesini yaptı.

‘İTHALAT FURYASI VAR’

Fiyat dengesizliğine de değinen Başkaya şunları söyledi: “Bugün herhangi bir yerde 200 gramlık bir ayran alın için, fiyatı 15 liradır. Sanayici bir litre sütü 15 liraya almak istemiyor. Bu nasıl bir dengedir, anlayamadık. Vatandaş nasıl hayvancılık yapsın? Bu memlekette süt fazla ise, neden süt tozu ithal ediliyor. Neden gebe düve ithal ediliyor. Geçen yıl fiyatlar yükseliyor diye bazı süt ürünlerinin ve zeytin yağının, hatta geçenlerde beyaz et ihracatını durdurdular. Bu nasıl iş? Böyle günübirlik politika mı olur. Hayvancılık ve tarım böyle mi gelişecek?

“Şu an büyük bir tehlike var. Et fiyatları yüksek diye çok sayıda firma ve şahıs elindeki süt ineklerini kesime gönderiyor, daha sonra yurt dışından gebe düve ithal ediyor. Devletten 50 bin lira destek alıyor. Böyle de bir soygun düzeni var. 3 bin avroya ithal ettiği hayvanın 50 bin lirasını da devletten geriye alıyor. Böyle bir çark kurmuşlar sürüyor. Olan da yerli üreticiye oluyor. Bu sistemde ne et fiyatları düşer ne de hayvancılık gelişir.

“Tarım Bakanı yıl başında Antalya’da hayvancılık yol haritası çizmişti. Gelinen yer bu! Soruyoruz, yol haritasına ne oldu, yol haritası ithalata mı çıktı? Şu anda ette ve hayvancılıkta ithalat furyası var. Firmalar harıl harıl yurt dışından et ve hayvan ithal ediyor. Birileri ithalatla zenginleşiyor. Bazı kurumlar da bunu seyrediyor. Bakanlığın süt işine müdahale etmesini bekliyoruz. Bu keyfi uygulamaya izin vermemeli. Ayrıca süt priminin en az 2 lira olmasını bekliyoruz. 30-40 kuruşluk primler devede kulak kaldı.

15 yıldır süt birliğinin başındayım… Hep şunu söylerim, yemle sütün bir paritesi olmalı. Bu parite korunmalı ve sürdürülmeli. Bu uygulanırsa sıkıntı olmaz. Eskiden 1,3 bize yeterli geliyordu. Şimdi artan maliyetler nedeniyle 1,5 olması lazım. Yemin kilosu 12 liraysa süt de 18 lira olmalı. Böyle olursa üretim sürdürülür. Üreticide süt 18 liraysa, işlendikten sonra raftaki fiyatı da iki katı yan bir dengede olmalı.” (Kaynak: Aydınlık)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.