Belediyelerde “Halkçı Sistem” kurulmalı!
EDİTÖR’DEN
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, “Yerel yönetimler merkezli skandallar mazur görülemez” diyerek yerel yönetimlerdeki duruma dikkat çekmiştir.
Evet, Türkiye aylardır yerel yönetimlere yapılan emniyet baskınlarını, rüşvet ve yolsuzluk gibi operasyonları ve yürütülen yargılamaları konuşmaya devam etmektedir.
Birçok belediyedeki çürüme, belgeleriyle ortaya çıkmış durumdadır. Bu çürüme yalnızca CHP’li belediyelerde değil, hemen hemen tüm belediyelerin içinde bulunduğu bir sorundur.
Çünkü ekonomi, siyaset anlayışı ve kültürel yapı içinde sistem bu şekilde işlemektedir. Dolayısıyla kamu gücünün, parti ayrımı gözetmeksizin bu çürümenin üzerine kararlılıkla gitmesi zorunludur.
Gerçek olan şudur ki; bu operasyonlar, çürümenin üzerine bir korku salmakta ve sistemin sürdürülebilirliğini zorlaştırmaktadır. Ancak bu durum yeterli değildir.
Ne yazık ki yapılan operasyonların arkasında sistemi sorgulama ve yapısal bir değişiklik iradesi bulunmamaktadır. Çünkü bu sistem yalnızca belediyeleri değil, belediyelerin bağlı olduğu partileri ve bunların temelinde yer alan mafya, gladyo ve tarikat yapılanmalarını da kapsamaktadır.
Yapılan açıklamalarda ise hiçbir şekilde sistem eleştirisi ve kurumsal çözüm önerisi yer almamaktadır.
Belediyecilik; yasalara uygun, planlı, kurumsal ve örgütlü olmalıdır. Sayıştay denetimine daha etkin şekilde tabi olmalı ve belediye meclis üyelerinin daha liyakatli olmasına özen gösterilmelidir.
Yeni bir yerel yönetim dönüşüm projesi devreye sokulmalı, müteahhitlik sistemi sorgulanmalı ve ihale sistemi yeniden gözden geçirilmelidir.
Bütünşehir yasası, yani Büyükşehir Yasası yeniden değerlendirilmeli; mahalleye dönüşen köyler eski statülerine kavuşturulmalıdır.
Belediyelerdeki ihale sistemi ve kentsel dönüşüm, “yerinde dönüşüm” gibi önemli konular, halkçı belediyecilik anlayışı içinde yeniden ele alınmalıdır.
Bu kadar yolsuzluk, rüşvet, irtikap ve imar yolsuzluğu ile ilgili operasyonlar ve yargılamalar karşısında, esas olarak sistemin sorgulanması ve yeniden yapılandırılması zorunludur.
Bugüne kadar yaşananlar kapsamında yolsuzluk mahkemeleri kurulmalı ve yasalar etkin şekilde işletilmelidir.
Halkçı belediyecilik esas alınmalı; belediyeler, siyasetin finansmanını sağlayan ya da yandaşları fonlama aracı olmaktan çıkarılmalıdır.