Bir şamar da Yüreğir’den geldi!
Yüreğir Belediye Başkanlığı vekilliği, yapılan ikinci itirazın ardından mahkeme kararıyla AKP’nin adayına verildi.
Sosyal medyaya baktığımda içi boş “hak, hukuk” söylemlerinin başını alıp gittiğini görüyorum.
İkinci seçim sonrasında Cafer Başkan yeniden seçildikten sonra yapılan itiraz nedeniyle, başta CHP İl Başkanı, Yeni Parti İl Başkanı ve Cafer Başkan olmak üzere ilgili tüm tarafları uyarmıştım. Mahkeme sürecinin ciddi biçimde takip edilmesi ve kazanılan mevzinin korunması gerektiğini özellikle belirtmiştim.
Ancak bugün olduğu gibi, o dönemde de sosyal medyada Ali Demirçalı ve belediye meclis üyelerini belirleyen kişiler, devam eden yargı süreçlerine rağmen adeta kahraman ilan edildi. Hatta entelektüel kahraman ilan edilen bazı isimlerin Türkiye’ye örnek olması gerektiği dahi yazıldı.
Oysa bu kişiler, CHP dünyasında gerçekleştirdikleri siyasi manevralarla CHP açısından adeta yıkımın kapısını aralayan isimlerdir.
Bunun sonucu da ortadadır: 21 meclis üyesine sahip CHP’nin adayı, başkan vekilliği seçimlerinin ilk üç turunda 19 oyun altında kalıyor. Son turda ise 19 oya ulaşabiliyor.
Peki, ilk üç turda eksik kalan 3 ya da 4 oy nerede?
Şimdi bu atamaların arkasında duran “aslan sosyal demokratlar” ne diyecek?
“AKP yargısı, kazandığımız belediye başkanlığını elimizden aldı” diyerek, kendi siyasi ve ahlaki sorumluluklarının üzerini mi örtecekler?
CHP Adana İl Başkanı Orhan Bayram’a çağrımdır:
Kaybetme ihtimali olmayan bir seçimi kaybettirenler ve onları o makamlara taşıyanlar hakkında gerekli disiplin sürecini başlatmalısınız.
Genel Başkan, partide bir “arınma” süreci yaşanacağını ifade etti. Peki, kendi hedefleri doğrultusunda kendilerine adeta bir “cennet” yaratanların, feodal siyaset anlayışı içerisindeki ahlaki olmayan tutumları görmezden mi gelinecek?
Bu süreci özellikle takip edeceğim.
30 yıl sonra Yüreğir Belediye Başkanlığı seçimiyle kazanılan mevzi, bir kez daha AKP zihniyetine teslim edildi.
CHP, hiç kimsenin kendisine cennet yaratma aracı ya da siyasi kalkanı değildir.