3 Mart 2026, 17:19:58
Dolar 42,2340
Euro 48,8802
Altın 5.629,56
BİST 10.824,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 24°C
Az Bulutlu
Adana
24°C
Az Bulutlu
Cts 24°C
Paz 16°C
Pts 19°C
Sal 20°C

“Depreme karşı en güçlü savunma bilimsel ve nitelikli mimarlıktır”

“Depreme karşı en güçlü savunma bilimsel ve nitelikli mimarlıktır”
3 Mart 2026 15:57
A+
A-

 TMMOB Mimarlar Odası Adana Şube Başkanı Canan Aksu, afet riskinin azaltılmasında mimarlık disiplininin önemine dikkat çekti. 1–7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla açıklama yapan Aksu, 1999 yılında yaşanan 17 Ağustos Gölcük Depremi ve 2023 yılında büyük yıkıma neden olan 6 Şubat Depremleri sonrasında gerekli derslerin yeterince çıkarılamadığını vurguladı. Başkan Aksu, “Depremi engelleyemeyiz ancak doğru planlama, doğru tasarım ve etkin denetimle yıkımı önleyebiliriz” dedi.
MİMARİ TASARIMDA DEPREM GERÇEĞİ ÖNCELİK OLMALIDIR”
Depreme dayanıklı yapı üretiminin yalnızca mühendislik hesabına indirgenemeyeceğini, mimari tasarım kararlarının da yapının güvenliğinde belirleyici rol oynadığını dile getiren Başkan Canan Aksu açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Yapıların tasarımında taşıyıcı sistem kurgusu ile mimari planlama birlikte ele alınmalıdır. Estetik kaygılar ya da metrekare artırma hedefi, taşıyıcı sistemi zayıflatacak çözümlere dönüşmemelidir. Düzensiz plan şemaları, yumuşak kat oluşumuna neden olan ticari zemin kat uygulamaları ve taşıyıcı sistem sürekliliğini bozan müdahaleler deprem riskini artırmaktadır. Yapılar tasarlanırken bulunduğu bölgenin zemin özellikleri, çevresel koşulları ve deprem tehlikesi bütüncül biçimde değerlendirilmelidir. Mimari proje, yalnızca bir ruhsat evrakı değil, insan hayatını doğrudan etkileyen teknik ve kamusal bir belgedir. Bu nedenle projelendirme sürecinde meslek odalarının ve uzmanlık disiplinlerinin etkin katılımı hayati önem taşımaktadır.”
KENTSEL PLANLAMA, DENETİM VE KAMUSAL SORUMLULUK
Depreme karşı güvenli kentlerin yalnızca tekil bina ölçeğinde değil, planlama ölçeğinde ele alınması gereğine işaret eden Başkan Aksu, “Yerleşime uygun olmayan alanlar yapılaşmaya açılmamalı, afet toplanma alanları korunmalı, mevcut yapı stokunun envanteri çıkarılarak riskli yapılar hızla dönüştürülmelidir” dedi. Aksu, sık aralıklarla gündeme gelen imar aflarının mühendislik ve mimarlık hizmeti almamış yapıların yasallaşmasına neden olduğunu belirterek, bu tür uygulamaların afet riskini büyüttüğünü ifade etti. Ayrıca denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Aksu, teknik kadroların yetersiz olduğu kurumlarda sağlıklı bir kontrol sisteminin işletilemeyeceğini belirtti.
“MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”
Başkan Canan Aksu açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Depremler doğa olayıdır; ancak afet, yanlış planlama ve denetimsiz yapılaşmanın sonucudur. Güvenli kentler; bilimsel verilere dayalı planlama, nitelikli mimarlık hizmeti, disiplinler arası iş birliği ve güçlü kamusal denetimle mümkündür. Deprem Haftası’nı yalnızca anma değil, sorumluluk alma haftası olarak değerlendirmeliyiz. TMMOB Mimarlar Odası Adana Şubesi olarak, yaşam hakkını esas alan, güvenli ve sağlıklı kentler için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.