DOLAR 12,4902
EURO 14,1332
ALTIN 712,881
BIST 1776,41
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 21°C
Sağanak Yağışlı

Ekonomide yeni tuzaklar mı? / Editör’den

Ekonomide yeni tuzaklar mı? / Editör’den
06.06.2021
187
A+
A-

Ülkemizde  bilindiği her şey moda kavramlar üzerinden tartışılır.

Kavramların içi boşaltılmış anlamı değiştirilmiştir.

Dolası ile bilinçler de  kavram  kargaşalığı söz konusudur.

Bunlardan biri de  orta gelir tuzağıdır.Başta  ekonomik konularda  ahkam kesen televole gazetecilerinden ,akademisyenlerden iş adamlarına kadar herkesin  rakamlar ile oynayarak oluşturduğu bu yalana herkes kendini kaptırdı.

Ülkemizde üretim ekonomisi  tıkanmış durumda bunu aşmak için önemli düzenlemeler yapılması gerek iken  halen tartışmaya devam ediyorlar.

Oysa ki kağıt  üzerinde rakamlar ile oynayarak 10 bin dolara çıkartılan milli gelir seviyesi ve değeri hızla  yiten bir Türk Lirası gerçeği  vardır.

Yıllardan beri  sıcak para politikası ile borç içinde  bırakılan ve sanal hale getirilen ekonomik yapı üretemeyen ,üretilini de ithalattan üretir  hale getirilen bir yapılanma.

Yani hem teknolojik ürünler üretemiyoruz,üretemediğimiz gibi  ithal ediyoruz  ve  ürettiğimizi  zannediyoruz.

Kağıt üzerinde oynayarak  bizi orta gelire çeken sözde  başarılı  palavracı ekonomistler herkesi bu yalana inandırmış ,yeni masallarında ise bundan kurtulmanın yollarını tartışmaktadırlar.

Ülkemiz ne yazık ki üretimden uzaklaştırılmış,borçlanarak  elde ne var ne yok satarak  fakirleştirilmiş daha da kötüsü   borçlandırılmıştır.

Nasıl ki cebimiz de  taşıdığımız  kredi  kartı ile zengin olamayacağımız gibi dışarıdan alınan borç paralarla kalkınmamız  da mümkün değildir.

Bu süreçte girdi maliyetleri,baskı altına alınan kur gibi faktörler ile iyice fakirleştirilen,çaresizleştirilen, araştırma yapılması bir yana,fabrikalarını bile ayakta tutması bile  mucize olan  reel sektörün nasıl  ayakta kalacağı büyük bir  sorun haline gelmiştir.

Bu durumda  Türkiye’nin önce fakirleştiğini ve  mirasyediliğini kabul edeceğiz.Borçlanarak kalkınamayacağımızı  kabul edeceğiz.

Bilim ve teknolojiye önem vereceğiz,bilimi özgür bırakacağız.

Üretime  dayalı planlı ve hedefli olan Pazar gerçeklerini kabul eden ve geleceği öngören esaslı  halkçı  üretim ekonomisine  geçerek  gelir seviyesini gerçekten yükseltebiliriz.

Bu işin sağlamasını da yapmak çok kolay önce TUİK’ in enflasyon rakamı ile kendimizin gerçek enflasyonunu yansıtmıyorsa  orta gelir tuzağının nasıl bir masal olduğunu anlayabiliriz.

Daha işin başında kendisini  kandırmaya kalkanlar  reformcu,kalıcı bir dönüşüm ve zenginleşme yaratamazlar.

Ancak ve ancak  yıllardan beri yaptıkları gibi hem kendilerini hem de milleti kandırmaya devam ederler.

Öncelik gerçekçi olacağız ve gerçekleri kabul edeceğiz.

Palavracı ekonomistlere değil  olgulara bakarak karar  vermeliyiz.

Çünkü gerçek her şeyin üstündedir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.