Tarımda fiyat makası açılıyor: Üretici fiyatları yıllık yüzde 18,81 arttı
Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE), Temmuz 2026’da yıllık yüzde 18,81, aylık yüzde 2,31 arttı. Ancak veriler, tarım sektöründe ürünler arasındaki fiyat farkının giderek belirginleştiğini ortaya koydu. Sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrularda yıllık artış yüzde 84,34’e ulaşırken, çok yıllık bitkisel ürünlerde yıllık fiyatlar yüzde 21,86 geriledi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2026 Tarım-ÜFE verilerini açıkladı. Buna göre tarım ürünlerinin üretici fiyatlarında temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 2,31, Aralık 2025’e göre yüzde 10,22, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 18,81 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 35,12 artış gerçekleşti. Veriler, tarım sektöründe fiyatların genel olarak yükseldiğini gösterirken, ürün grupları arasındaki farklılaşmanın da oldukça belirgin olduğunu ortaya koydu.
En yüksek artış sebze grubunda
Yıllık fiyat değişiminde en yüksek artış yüzde 84,34 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular grubunda gerçekleşti. Bu grubu yüzde 36,98 ile canlı hayvanlar ve hayvansal ürünler, yüzde 32,85 ile ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetler izledi. Balık ve diğer balıkçılık ürünleri ile su ürünleri grubunda yıllık fiyat artışı yüzde 29,46 oldu. Tarım ve avcılık ürünleri ile ilgili hizmetlerde yıllık artış yüzde 17,98 olarak gerçekleşirken, tek yıllık bitkisel ürünlerde fiyatlar yıllık yüzde 48,57 arttı.
Bazı ürünlerde fiyatlar geriledi
Tarım-ÜFE’nin ortaya koyduğu bir diğer dikkat çekici gelişme ise bazı ürün gruplarında fiyatların düşmesi oldu. Çok yıllık bitkisel ürünlerde fiyatlar geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,86 geriledi. Bu grupta aylık bazda ise yüzde 8,33’lük artış kaydedildi. Temmuz ayında aylık bazda en yüksek fiyat düşüşü ise yüzde 13,61 ile tropikal ve subtropikal meyveler grubunda gerçekleşti. Tek yıllık bitkisel ürünlerde de aylık bazda yüzde 0,62’lik düşüş yaşandı.
Üretici fiyatındaki artış çiftçinin kazancı anlamına gelmiyor
Tarım-ÜFE’deki yüzde 18,81’lik yıllık artışın, çiftçinin gelirinin de aynı oranda arttığı şeklinde yorumlanmaması gerekiyor. Çünkü üreticinin eline geçen fiyatın yanı sıra mazot, gübre, tohum, ilaç, sulama, elektrik, işçilik ve finansman gibi maliyetler de çiftçinin gerçek kazancını belirliyor. Bu nedenle tarım sektöründeki ekonomik tabloyu değerlendirirken yalnızca ürün fiyatlarına değil, üretici fiyatları ile üretim maliyetleri arasındaki farka da bakmak gerekiyor. Bir başka ifadeyle, ürününü daha yüksek fiyata satan üreticinin maliyetleri daha hızlı yükseliyorsa, fiyat artışı çiftçinin refahına aynı ölçüde yansımayabiliyor.
Tarla ile market arasındaki fiyat aynı değil
Tarım-ÜFE’deki yüzde 18,81’lik artışın market raflarına da aynı oranda yansıyacağı anlamına gelmiyor. Ürün, üreticiden çıktıktan sonra nakliye, depolama, hal, işleme ve perakende gibi çeşitli aşamalardan geçiyor. Bu aşamalarda oluşan maliyetler ve fiyatlamalar, tüketicinin ödediği son fiyatı belirliyor. Dolayısıyla Tarım-ÜFE, doğrudan market enflasyonunu değil, üretici aşamasındaki fiyat hareketini gösteriyor.
Tarımda tek bir fiyat hikâyesi yok
Temmuz verisinin ortaya koyduğu en önemli sonuçlardan biri, tarım sektöründe tek bir fiyat hareketinin bulunmaması. Genel Tarım-ÜFE yüzde 18,81 artarken, bazı ürün gruplarında yüzde 80’in üzerinde fiyat artışı yaşanması, bazı ürünlerde ise fiyatların gerilemesi, tarım piyasasında ürün bazlı arz, talep ve mevsimsel koşulların etkisini ortaya koyuyor. Bu nedenle tarımdaki gelişmeleri yalnızca genel endeks üzerinden değil, ürün bazında fiyatlar ve üretim maliyetleriyle birlikte değerlendirmek gerekiyor.