Dolar 31,0391
Euro 33,6226
Altın 2.032,18
BİST 9.374,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana 21°C
Açık
Adana
21°C
Açık
Paz 19°C
Pts 19°C
Sal 20°C
Çar 22°C

Şirketler kazanırken  vatandaş kaybediyor neden? /Editör’den

Şirketler kazanırken  vatandaş kaybediyor neden? /Editör’den
30 Temmuz 2023 18:56
A+
A-

Şirketler kazanırken vatandaş kaybediyor peki neden! Nasıl bir ekonomik model uygulanıyor da  şirketler kazanırken vatandaş kaybediyor.

Şirketler kazançlarına kazanç eklerken vatandaş her geçen gün yoksullaşıyor, satın alma gücü  her geçen gün azalıyor.

Böyle bir ekonomik sistem hangi ülkede var, vatandaşın bu kadar  yoksullaştığı  bir ekonomik model nasıl olur?

Geçtiğimiz günlerde şirketler sırayla kârlarını açıkladı. Şirketlerin elde ettiği kârlara bakacak olursak  Türkiye’de ciddi anlamda bir ekonomik krizden söz etmek mümkün değil. Bir çok şirket için kriz fırsatlara dönüşmüş durumda, geçen gün aynı döneme göre şirketlerin kârı yüzde  200, yüzde 300 artmış durumda.

Örneğin Koç Grubu; bu yılın ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine göre kârını yüzde binlere varan şekilde artırmış. Bu kârlılığın önemli bir kısmı da finans ve enerjiden (TÜPRAŞ ve OPET).

Bankaların 2022  yılı kârı ise 500 milyarı aşmış durumda. Dolar vurguncularına, büyük sermaye sahiplerine her türden destek verilirken, vergi muafiyetleri sağlanırken vatandaşa ise KDV, ÖTV ödemek düşerken, yüksek kiralar da can yakmaya devam ediyor. Kısacası, vatandaşın ekmeği vitrinde seyredeceği günler uzakta değil artık!

En büyük yaygın zincir mağazalardan BİM Marketler ise 2022 yılında geçen yılın aynı dönemine göre kârını yüzde 96 artırmış durumda. Migros’un durumu da bundan farklı değil.

Sadece marketler mi?

Gıda ve temizlik sektöründe faaliyet gösteren firmalar ürünlerine zam üstüne zam yapmaya  devam ediyorlar. İçecek firmaları ise gözlerini karartmış durumda, “fırsat bu fırsat” diye zamlara  devam ediyor.

Özel sektörün kontrolünde olan şekere  ve ardından şekerleme ürünlerine gelen zamlar ise cep yakmaya devam ediyor.

Çaykur’un yaptığı  zamların pususuna yatan özel sektör çay firmaları da  zam üstüne zam yapmayı sürdürüyor. 

Bakliyat  firmaları geri durur mu, geldiğimiz  günlerde fiyat artışlarının hızı kesilmiş gibi görünse       dolardaki en küçük hareketlenmede fiyatlar artıyor.

Burada  tedarik ve tüketiciye ulaşmada yaşanan durumlar da kârları artırırken, fiyatlar yükseliyor ve olan yine tüketiciye oluyor.

Bunun için, “böyle gelmiş böyle gitmez” diyor vatandaş.

Türkiye’nin en büyük elektrik  üretim ve satış tekeli olan  yüzde 50’si  Sabancı’nın yüzde  50’si de  Almanlar ait olan  EnerjiSa ise 2021’e göre kârlığını 2022’de yüzde 120 artırmış durumda.

Şirketler her yönden  saldırıyorlar. Arabanın kontağını çeviriyorsun, Tüpraş kazanıyor.

Ne güzel  özelleştirme değil mi? Türkiye’nin en büyük ve en kârlı kurumu neden özelleştirildi!..

Anlayan varsa  beri gelsin.

Aynı durum elektrik için de geçerli evde lambayı açıyorsan birilerine kâr üstüne kâr yazıyor. 

Bankalar kârlılıklarını 5 kat artırırken, başta çiftçi olma üzere vatandaşlar faiz kıskacında inliyor.

Vatandaş markete gitmeye korkar oldu.

Kasaya geldiğinde aldığı ürünler ile ödemeyi kıyasladığında hayretler içinde kalıyor.

Dev yaygın marketlere verilen cezalar bile mahkemelik oluyor ancak nedense etkili bir müdahale gelmiyor.

Geldiğimiz durumda;  bu tabloyu daha da genişletebiliriz.

Geniş  kapsamlı ve etkili tedbirler alınması kaçınılmaz hale gelmiştir.

Bu hastalıklı duruma müdahale olmazsa olmazdır. Acilen cerrahi bir müdahale şarttır. Sanayicinin, tüccarın, turizmcinin, esnafın ve ücretlinin küçük bir azınlığa çalıştığı, cefanın vatandaşa sefanın bir avuç azınlığa gittiği bu devir  böyle gidemez.

Enerji fiyatları düşmeli ki maliyetler düşsün, çarşı pazar  ucuzlasın. Üretim maliyetleri düşmeden fiyatların düşeceğini beklemek  sadece hayaldir.

Geliri değil vergiyi tabana yayanlar vatandaşa hayal satmaya devam ediyor. Büyük sermayeye, bankalara vergi koyamayan ve alamayanlar, “vur abalıya”  diyerek vatandaşın sırtına binmeye devam ediyor.

Vatandaş cebinden kısıyor, devlet alması gereken vergilerden vazgeçiyor buna rağmen birileri kârlarından vazgeçmiyor, bırakın vazgeçmeyi daha da gaza basarak devam ediyorlar…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.